Sosyal güvenlik prim teşviklerinden doğan faiz alacağının tespiti talebiyle açılan davanın zımni ret işlemi ve hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karşı temyiz.
Özet: Davacı şirket, geriye dönük prim teşvik alacaklarından kaynaklanan faizin hesaplanarak mahsup veya iadesi talebiyle yaptığı başvuruya kurum tarafından zımni ret verilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece mahkemesinin zımni ret işleminin iptaline karar vermesine karşın, bölge adliye mahkemesi 5510 sayılı Kanunun kuruma faiz ödeme yükümlülüğü getirmesi sebebiyle davacının faiz talep hakkının tespitine ilişkin davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş; davacı ise bu kararı, davanın işlem iptali niteliğinde olduğu, eda davası açmanın fiilen imkansız olduğu ve mahkemece dava türü konusunda tereddüt halinde süre verilmesi gerektiği iddialarıyla temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2718 E., 2024/2405 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş MahkemesiSAYISI : 2023/285 E., 2024/26 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, .. Sosyal Güvenlik Merkezine bağlı olarak .. Motor Sanayi ve ... Anonim Şirketi unvan ve .. sigorta sicil numarası ile işlem gördüğü, şirket tarafından 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında geriye yönelik teşvik değişiklik başvurusu üzerine İptal-Ek-Asıl Bildirge yükleme işlemlerinin ... . sitemine yapıldığı ve davalı Kurum tarafından onaylanarak, davacı şirketin prim borçlarına istinaden mahsup işlemi yapılmış bulunduğu, 5510 sayılı Kanunun Geçici 17. maddesi ve 29.05.2018 tarihli 2018/17 sayılı genelge hükmü gereğince, davacı şirketin, .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü .. Sosyal Güvenlik Merkezine vermiş olduğu 06.09.2023 tarihli başvuru dilekçesiyle, geriye dönük teşvik alacaklarından kaynaklanan faiz alacağının hesaplanarak cari ay borçlarına mahsup edilmesini, borç olmaması halinde iade edilmesi talep ettikleri, şirketin başvuru dilekçesinin .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi'ne 11.09.2023 tarihinde tebliğ olduğu ancak bu dilekçeye Kurum tarafından 30 gün geçmesine rağmen olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediği için zımni ret olması, yani talebin ret edilmiş sayılması hasebiyle bu davayı açma gereği hasıl olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı şirketin ...’ya 06.09.2023 tarihli başvuru dilekçesiyle yapmış olduğu faiz talebi başvurusuna olumsuz cevap verilen ret işleminin iptaline, 06.09.2023 tarihli başvurusunun işleme alınmasına ve geriye dönük teşvik alacaklarından kaynaklanan faiz alacağının varlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının, davasının kabulü ile, davacı şirketin 22...97 ... sicil numaralı işyeri için davalı Kuruma yaptığı, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesi uyarınca faiz alacaklarının ödenmesi konulu 11.09.2023 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğunun tespitine, Kurumun başvuruya istinaden vermiş olduğu zımni ret cevabının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile zımni ret şeklindeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı talebinin, davalı Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim tutarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin talebin reddedilmesi nedeniyle, faiz taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespiti ile başvurunun reddi yönündeki Kurum işleminin iptaline ilişkin olduğu, 5510 sayılı Kanunun Ek 17/3. maddesinde Kuruma faiz ödeme yükümlülüğünün yüklendiği dikkate alındığında, faiz talep hakkının bulunduğuna ilişkin tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 37. İş Mahkemesi'nin 30.01.2024 tarihli, 2023/285 Esas - 2024/26 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın usulden reddine dair kararının hatalı olduğu, davanın özü itibarıyla bir "işlemin iptali" davası olduğu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamları uyarınca dava türünü belirleme görevinin hâkime ait olduğu, faiz alacağının hesaplanması için gerekli verilerin (net tutar, hak ediş ve mahsup tarihleri) münhasıran Kurum kayıtlarında bulunması nedeniyle davacının doğrudan eda davası açmasının fiilen imkânsız olduğu, mülkiyet hakkı kapsamında kalan alacağa kavuşmak için dava açmaktan başka bir yol bulunmadığı, ayrıca, mahkemenin davanın niteliğinde tereddüt etmesi halinde HMK m. 115/2 uyarınca eda davasına dönüştürülmesi için kesin süre vermesi gerekirken, hak arama özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde doğrudan hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, prim teşvik hükümleri nedeniyle bir faiz alacağı bulunduğunun tespitine ilişkindir.1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.