Eser sözleşmesine dayalı, gölet yalıtımındaki su kaçağı ve ayıplar nedeniyle oluşan zararların tazmini talepli maddi tazminat davası.
Özet: Davacı, çiftliğindeki su göletinin yalıtım işlerini eksik ve hatalı yaptığı gerekçesiyle davalı aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat davası açmış; davalı tarafından tamamlandığı beyan edilen yalıtıma rağmen gölette sürekli su kaçağı yaşanması sonucu su kaybı ve meyve ağaçlarına verilen zarar dahil olmak üzere önemli zararlar oluştuğunu, bu zararların ve kendisinin yaptığı onarım masraflarının tazminini talep ederken; davalı ise davacı ile bağlayıcı yazılı bir sözleşmeleri olmadığını, göletin inşasında davacı tarafından uygun olmayan malzemeler kullanılmasının soruna yol açtığını ve iddia edilen kusurlardan kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunmaktadır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/750 Esas - 2025/736
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2023/750 EsasKARAR NO : 2025/736HAKİM : ...KATİP : ....DAVACI : ... ...VEKİLLERİ : Av...../ ... Av. ...DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av... Av. .... Av. ....DAVA : Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 02/05/2014KARAR TARİHİ : 22/10/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİADavacı vekili iddiasında özetle; Davacıya ait arazi üzerinde bulunan çiftlikte 5-6 bin civarında büyük ve küçükbaş hayvan barındığını 20 bin kadar meyve ağacı bulunduğunu, su ihtiyacının karşılamak için su göleti imal ve yalıtım işlerini grup şirketlerinden olan .... Ltd. Şti ne verdiğini, bu şirketin göletin imalatını yaptığını, yalıtım işlerinin ise davalı şirkete 06/11/2011 tarihli sözleşmede yazılı şartlarla verildiğini, davalının yalıtım işlerini tamamladığından bahisle malzemeleri toplayarak gittiğini, karşılığında alacaklarını aldığını, davalının iş sahasını terk etmesinden 3-5 gün sonra gölette aşırı şekilde su kaçağı olduğunun tespitini davalıdan arızanın giderilmesinin istendiğini, davalının ise gölete doldurulan tüm suyun boşaltılmasını, ancak bundan sonra arızayı görebileceklerini ve giderebileceklerini beyan etmeleri üzerine davacı tarafından göletteki suyun tamamen boşaltıldığını, davalının gelip yapmış olduğu inceleme sonucunda ve birkaç yere müdahale etmesi neticesinde su toplama yapısının içi C-20 beton ile davacı tarafından doldurulmasının istendiğini bu işlemin de davacı tarafından yapıldığını, daha sonra davalının bu betonun üzerini yalıtım malzemeleri ile tekrar kapladığını, göletin tekrardan davacı tarafından su ile doldurulduğunu, buna rağmen su kaçağının devam ettiğinin görüldüğünü, durumun davalıya bildirilmesine rağmen davalı tarafından ayıp ve noksanların giderilmediğini, bu nedenle Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/216 D.iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduklarını, alınan tespit raporundan sonra ayıp ve noksanların giderilmesi ve oluşan zararın karşılanması için davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından ayıp ve noksanların giderilmediğini ve oluşan zararın karşılanmadığını, bunun üzerine davacının ayıp ve noksanların kendisinin düzelttiği, masraf yaptığını, yeniden su boşaltıldığını yamalı ve ek mebranların tamamen değiştirildiğini, günlerce iş makinası ve işçi çalıştırıldığını, elektrik harcandığını, tonlarca suyun tahliye edilerek su kaçağının önlenmeye çalışıldığını, hataların giderilmesi için göletin iki defa boşaltılıp bir kere doldurulduğundan dolayı 280.500,00-TL su bedelleri zararlarının olduğunu, kaçak suyun 100.800,00-TL kadar zarar verdiğini, sulanmaması nedeniyle çeşitli mevyve ağaçlarının 389.700,00-TL kadar zarar gördüğünü, çiftliğin sahibinin davacı olduğunu, bitkilerin davacıya ait olduğunu, daha önce çiftliğin kiracısı olan ..... A.Ş nin ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın şirketin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedildiğini, şirketlerin haklarını davacıya temlik ettiklerini, bu nedenle hem zararların tanzimi hem de ayıp ve hataların giderilme bedellerinin tazminini talep ettiklerini ileri sürerek ağaçlara ve bitkilere verilen zararlar karşılığında 10.000,00-TL oluşan su kayıpları nedeniyle 10.000,00-TL ayrıca ayıp ve noksanların giderilme bedeli olarak da 10.000,00-TL şimdilik 30.000,00-TL'nin ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı vekili savunmasında özetle; Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu gölet ve yalıtım işleri ile ilgili müvekkili ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, iş sahibi olan davacı ... ... ile sözlü anlaşma yapıldığını, 06/11/2011 tarihli sözleşmenin müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığının olmadığını , söz konusu sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, sözleşmenin arka sayfasında bulunan imzanın daha önce çalışanı olan 13/06/2011 tarihli şirketten istifa eden .. ... isimli personele ait olduğunu, sözleşmenin sahte olarak düzenlendiğini fakat dilekçelerine ekli olan teslim tutanağının gerçek olduğunu, davacı tarafından yapılan gölet dolgusunda iri ve sivri kaya malzemelerinin kullanıldığı görülerek bunların geommebran kaplamasının uygun olmadığını, ıslah edilmesi gerektiğini, davacıya ve yetkililere iletilmesine ve bütün uyarılara rağmen gerekli düzeltmenin yapılmadığı, karşı tarafın yoğun ısrarı karşısında işin yapıldığını, ancak doğabilecek bir zarardan sorumlu olmamak için karşı tarafla sözleşme imzalamaktan imtina edildiğini, iş sahibi tarafından Bala Göleti kriti üzerine sahanın kenarlarına yol ve dolgu yapıldığını, bu yol yapımında iri ve sivri kenarlı taşlı malzeme kullanıldığını, yol dolgusunun içindeki iri ve sivri kaya parçalarının Bala Göleti içine yuvarlanarak gerek şevlerde gerekse tabandaki geommebranları delerek, yırtarak zarar verdiğini, bu hususun farkedilerek teslim tutanağında imzası bulunan . . ile paylaşılarak iş verenin önlem almayarak izolasyona zarar verdiğini, müvekkilinin işi en iyi şekilde yaparak teslim ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı tarafından imalatlarda kusur olduğuna dair müvekkili şirkete süresinde hiçbir yazılı bildirimde bulunmadığını, temliknamenin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDava; eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ve eksik iş nedenine dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkememizden verilen 31.05.2023 tarih ve 2022/176 Esas, 2023/401 sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2023 tarih ve 2023/897 Esas, 2023/1077 Karar sayılı ilamıyla keşif yapılaraka değerlendirilme yapılması gerekçesiyle kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı yapılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu " Madde 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Madde 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükümlerini haizdir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu "İspat yüküMADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükümlerini haizdir. BAM kaldırma kararı doğrultusunda yerinde keşif icra edilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Raporda, 1) Davanın eser sözleşmesine dayalı olarak ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazminitalebine ilişkin olduğu,2) ... BAM 31. HD. 2023/897 E. 2023/1077 K. sayılı kaldırma kararı doğrultusundayapılan inceleme neticesinde;Su kaçağı/sızıntısının yüklenici tarafından imal ve inşa edilmeyen su almayı yapısındaki kusurlar ile davacı işsahibinin teslimden sonra yalıtıma zarar verecek hatalı yol uygulamasından ve gölet/yalıtım uygulamasına koruyucu tedbirleri almamasından kaynaklı olabileceği,Davalının imalatı tamamlamasından sonra yapılan yol çalışması nedeniyle gölet/ yalıtımın zarar görmesi hususunda, davalının genel ihbar yükümlülüğünden söz edilmesinin mümkün olamayacağı, şeklinde değerlendirme yapıldığı, Yapılan yargılama, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları, tespit raporu ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar davacı vekili uyuşmazlık konusu göletin yalıtım işinin eksik ve kusurlu yapıldığından bahisle göletteki suyun doldurulması ve boşaltılmasından kaynaklı ayrıca meyve ağaçlarının sulunamamasından kaynaklı zararlarının giderilmesini talep etmiş ise de birbiri ile aynı doğrultuda olan Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesince 2011/216 değişik iş sayılı dosyasındayer alan 05/11/2012 tarihli rapor ile mahkememizce oluşturulan ve hükme esas alınan 29/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda gölet inşaatından sonra yapıldığı anlaşılan dolgu yolda bulunan çeşitli boyutlardaki taş ve kaya parçalarının yol yapımı aşamasında membrana zarar verdiği, membran üzerinde halen küçük taş ve kaya parçalarının bulunduğu, projede olmayan yol yapıldığı ve göletin hava test cihazlarıyla testi yapıldıktan sonra eksiksiz olarak teslim edildiği, membrana davacı tarafından yapılan dolgu yol çalışması sırasında zarar verildiği ve gölet çevresinde su kaçağı tespit edilemediği, mevcut gölet çevresindeki ıslanmanın gölet tabanına davacı tarafından yapılan tahliye borusundan kaynaklandığı, damla sistemi ile yapılan sulamadan dolayı kılcal beslenmeden kaynaklandığı anlaşıldığından davacının iddia etmiş olduğu zararların davalıdan kaynaklanmadığı, davacının kendi kusurundan kaynaklandığının sabit olduğundan, açık ve ayrıntılı bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 512,35 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 103,05 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 30.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2025Katip ... e-imzalı Hakim ....e-imzalı