Nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetinin onanması, sanık ölümü ve resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle eksik ceza tayini tespit edilmesine rağmen onanırken; diğer bir sanık hakkında aynı suçtan açılan kamu davası hüküm sonrası ölümü sebebiyle düşmüş; sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı kamu davası ise suç tarihinden temyiz inceleme anına kadar olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı ile sonuçlanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/35147 E.  ,  2026/6388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/345 E. 2019/427 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belge de sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 01.09.2009 .16.09.2009
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın sabit olan eylemini Emniyet Genel Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan sürücü belgesini de kullanmak suretiyle işlediği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(f)-son hükmünün yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) maddesinde yer verilen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının da oluştuğu gözetilerek anılan hükmün de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapımamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2) Sanık ... (...) hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
A.)Sanık ... (...) 'un UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 31.01.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca,
B.)Sanık ...'ün eylemine uyan "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 16.09.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
11.06.2026 tarihinde karar verildi.