11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, adli para cezası infaz sorununu bozma nedeni saymayarak oybirliğiyle onadı.
Özet: Yargıtay, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, toplanan tüm delillerle birlikte iddia ve savunmaların değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin olarak saptandığı ve vicdani kanının dosyadaki bilgilerle uyumlu olduğu tespitleriyle onamıştır; ayrıca, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında dikkate alınacak bir durum olması nedeniyle bozma nedeni yapılmadığını belirtmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmemiştir.
11. Ceza Dairesi         2024/1838 E.  ,  2026/6375 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/572 E. 2023/416 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
11.06.2026 tarihinde karar verildi.