Danıştay, Adana ceza infaz kurumunda çıkan yangın sonucu vefat eden mahkumun yakınlarının idare aleyhine açtığı tazminat davasında temyiz istemini reddetti.
Özet: Yakınlarının Adana Ceza İnfaz Kurumunda çıkan yangın sonucu yaralanarak vefat etmesi üzerine idarenin kusurlu olduğunu ileri süren davacılar, maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri idarenin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde ise Danıştay, yangın olayıyla ilgili olarak idarenin kusurlu olduğuna dair ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkeme kararını onamış, karşı oy yazısında ise yangının mahkumlar tarafından çıkarıldığı ve personel hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ifade edilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/7714 E.  ,  2025/2448 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7714
Karar No : 2025/2448
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları ...'ın, Adana ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta iken, 18/01/2017 tarihinde çıkan yangın nedeniyle yaralanması sonucu Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesinde tedavi görmekte iken 14/03/2017 tarihinde vefat ettiği olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık baba Yusuf Altunhan ve kardeş ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğu, müteveffanın kaldığı yerde bulunan yastık, çarşaf, battaniye gibi eşyaların yangına dayanıklı olması gerektiği, acil butonunun ve gaz maskesinin bulunmadığı, yangına geç müdahale edildiği, mahkumların yaşam hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; 18/01/2017 tarihinde saat 23.20 sıralarında Adana ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda güvenlik ve tedbir amaçlı olarak çocuk tutuklu ve hükümlülerin yerleştirildiği rehabilitasyon 4 nolu odada meydana gelen yangın olayında, aynı odada kalan davacılar yakını M.A.'ın 14/03/2017 tarihinde, F.K.'nın 25/01/2017 tarihinde, M.E.'nin 20/01/2017 tarihinde vefat ettiği, diğer 3 kişinin yaralandığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen iddianamede; "30/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda yangının hükümlü-tutuklu çocukların kapıya yakın mesafede bulunan koğuş aydınlatma florasan lambalarını yerinden çıkartarak soket aksamını açıp içerisindeki nötr ve farz uçlarına önceden sarıp rezistans gibi sarmal haline getirdikleri ince bobin tellerini bağlayarak elektrik enerjisi verdikleri, bu sarmal telin ısınıp korlaşmasını sağladıkları bu kor halindeki ateşli cisim ile de kolay yanıcı kağıt vb. yanıcı maddeleri tutuşturmaları sonucu elde ettikleri ateş ile koğuş kapısına yığılı vaziyette bulunan hükümlü tutuklu çocuklarca kılıfları yırtılmış olan sünger yatakların yakılması sonucu çıktığı, oda içerisinde bulunan molozlar ince elekle elendiğinde herhangi bir çakmak veya kibrit benzeri emarelere rastlanmadığı, odada bulunan dolap içinde ve arkasındaki molozlarda bulunan ince bobin tellerinin ve küçük el radyosu kalıntılarının bulunarak muhafaza altına alındığı sonuç olarak yangının koğuşta bulunan hükümlü- tutuklu çocuklar tarafından çıkartıldığının, kurum personelinin herhangi bir ihmalinin olmadığının belirtildiği görülmekle kurum personeli hakkında kamu davası açmayı gerektirir delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği, kurum personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde ... tarih ve ... sayılı karar ile disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dava konusu yangın olayında vefat eden ... hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında verilen ...sayılı kararda, yangının davacıların yakını ve diğer 3 hükümlü ile birlikte çıkarıldığı, M.A.'nın olay nedeni ile vefat etmiş olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu yangın olayı ile ilgili ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçe kısmında özetle suç tarihi olan 18/01/2017 günü s.s çocuk ...'nın vefat edenler ..., ...ve ...'ın başka bir cezaevine sevk olabilmek için bulundukları koğuşta yangın çıkarma kararı aldıkları ve bu kararın icrası kapsamında yangın çıkardıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Bakılan dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, yangının florasan lambalarının soket aksamının açılıp içerisindeki nötr ve farz uçlarına ince bobin tellerinin bağlanarak elektrik enerjisi verilmesi sonucu oluştuğu anlaşılmakla birlikte, yangına sebebiyet veren hükümlü-tutuklu çocukların elektrik-elektronik alanında herhangi bir eğitimleri bulunmaksızın ve küçük yaşta olmalarına rağmen florasan lambalarının kolay açılabilir olması ve elektrik sistemlerinde yangına engel olacak nitelikte tedbirlerinin alınmamış olması nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yangın çağrı butonunun bulunmadığı, elektrik sistemlerinde yangına engel olacak düzeneğin kurulmamış olduğu, konuya ilişkin tutulan tutanaklarda mahkum acil çağrı butonlarının bulunmasına rağmen mahkumlar tarafından zarar verilip söküldüğü belirtilse de mahkumların ulaşamayacağı yerlere yerleştirilmediği dikkate alındığında, ceza infaz kurumunda yangına karşı alınması gereken önleyici tedbirler alınmadığından dolayısıyla olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan olay nedeniyle oluşan zararlarının karşılanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.