Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminat davasında orijinal parça farkı, araç mahrumiyeti talepleri ile kusur, sigorta limiti ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek karara bağlandığı gerekçeli karar.
Özet: Bu gerekçeli karar, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu bir trafik kazası sonucu davacı aracında oluşan maddi hasar ve araç mahrumiyeti zararlarının tazmini talebiyle açılan, sigorta şirketince yapılan kısmi ödemeye rağmen davacının fahiş iskonto ve eşdeğer parça kullanımı nedeniyle kalan orijinal parça farkı ve araç mahrumiyeti bedellerinin yasal faiziyle tahsilini istediği; davalıların ise davanın zamanaşımına uğradığı, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ve yapılan ödemenin yeterli olduğu yönündeki savunmalarına karşı, bilirkişi raporuyla davalı sürücünün kazada %100 asli kusurlu bulunduğunun tespit edildiği bir tazminat davası hakkındadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/410 Esas - 2026/545
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/410 EsasKARAR NO : 2026/545DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/06/2025KARAR TARİHİ : 26/06/2026KARAR YAZMA TARİHİ :01.07.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki araçta tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kazaya karışan davalı aracın ... Sigorta A.Ş. Nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporuna dayanarak bir kısım ödeme yapılmış ise de fahiş iskonto uygulanması ve orijinal yerine yedek parça takılması sebebi ile gerçek hasar bedelinin çok daha yüksek olduğunu, bakiye hasar bedeli ile değer kaybının tahsili amacı ile çekilen ihtarnameye rağmen taraflarına bir ödeme yapılmadığını, uyuşmazlığın çözümü amacı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlıkta neticelendiğini ,aracın tamir süreci boyunca kullanılmamasından ötürü müvekkilinin ayrıca araç mahrumiyeti zararına uğradığını, tüm bu nedenlerle şimdilik 100,00-TL orijinal parça farkı bedeli ile 100,00-TL araç mahrumiyeti bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ikame ettiği tazminat davasına karşı usule ilişkin olarak davanın iki yıllık hak düşürücü ve zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ayrıca talep edilen alacak miktarı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise kazanın oluşumunda müvekkile şirketin kusur oranının tespitiyle sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması, gerektiğini, kaza sonrasında davacıya yapılan 70.000,00-TL hasar ödemesiyle gerçek zararın zaten giderildiğini, parça tedarikinin mevzuata ve eksper raporuna uygun olarak anlaşmalı iskonto oranlarıyla ve eşdeğer parça kullanımıyla yapıldığını, davacının bakiye zarar iddialarının soyut olup faturayla ispatlanamadığını, KDV dahil edilerek yapılan zarar hesabının usule aykırı olduğunu ve muaccel bir borç söz konusu olmadığından kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava, meydana gelen çift taraflı trafik kazasından dolayı davacı tarafından karşı taraf aracın sigortalısına ve aracın malik ve sürücüsüne karşı açtığı ... trafik sigortasından kaynaklı orijinal parça farkı ile ikame araç bedeli maddi tazminatına ilişkin olduğu, Uyuşmazlığın: öncelikle kazaya karışan araç sürücüsü tarafların trafik kusurunun tespiti ile birlikte kusur durumuna göre davacının, kazaya karışan diğer aracın malik ve sürücüsü ve sigortacısı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği orijinal parça farkı ve araç mahrumiyeti zarar tazminatının, yapılan ödemenin mahsubu ile yine davalı sigorta şirketi yönünden ise daha önceden yapılan ödemeler var ise sigorta limiti kapsamında değerlendirilerek, davalı sigorta şirketininde poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu orijinal parça farkı ile ayrıca araç mahrumiyeti zararının diğer davalılar araç maliki ve sürücüsü davalıdan talep edip edemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağın, faizin türü ve başlangıcı, gerçek hasar bedelinin bilirkişi raporu ile tespiti, zarara KDV eklenip eklenemeyeceği, temerrüt tarihi, zaman aşımı def'i ve dava başvuru şartının yerine getirmediğine dair itiraz ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına dair itirazların öninceleme duruşmasında değerlendirilmesine ilişkindir. DELİLLER: Tensip ara kararlarının yerine getirilmiş olduğu; hasar dosyasının geldiği, davacı aracına ilişkin kaza tarihi itibari ile kasko poliçesi olmadığı ..... gelen yazı cevabından anlaşılmış ve davalı aracın trafik sigortası tarafından da davacı tarafa ikame araç yardımında bulunulmadığı kaldı ki trafik sigortası teminat klozunda ikame araç teminatının bulunmadığı yönünde cevap verildiği görüldü. Mahkememizin 10/10/2025 tarihli duruşma zaptının 4 nolu bendi gereği alınan bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı ..... şase numaralı, ..... Motor numaralı ... Model olan ..... marka aracın, 15.02.2023 tarihinde yapmış olduğu kaza sonrasında; ... plakalı araç sahibi ...'nun; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47/c, Madde 57/a ve Madde 84/h bentlerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden, kazanın meydana gelişinde %100 asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatine vardıklarını, ... plakalı araç sürücü: ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikte açıklanan trafik kural ihlali bulunmadığından kazanın meydana gelişinde kusurunun olmadığını, aracın toplam hasar miktarının KDV dahil 128.188,05 TL olduğu, toplam hasar ve aracın kaza tarihindeki 2. El değeri dikkate alındığından ... değerlendirilmesinin uygun olduğu görülmüş, yapılan hesaplamalarda aracın kaza tarihindeki Piyasa - Sovtaj farkının =81.000,00 TL olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 07.04.2023 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye alacak tutarın 11.000,00 TL olduğunu, aracın meydana gelen kaza sonucunda ...olarak işlem görmesi nedeni ile aracın tespitini, eksper raporunun değerlendirilmesini, ... kararının verilmesi süreci olarak 25 günlük makul süre dikkate alındığında, 25 gün içerisinde oluşan hak mahrumiyetinin KDV dahil 6.250,00 TL olduğunu belirttiği raporunu sunmuştur. Mahkememizin 19.12.2025 tarihli duruşması ile Davacı vekiline Davalı ...'nun yasal mirasçılarına karşı davaya devam etmek istiyor mu, istiyorsa veraset ilamı çıkarmalı ve yasal mirasçıları davaya dahil ederek davasına devam etmesi , istemiyotrsa bu davalı yönünden davasından vazgeçmiş sayılacağını ihtarına , bu yönde 1 hafta kesin süre verilmesine, karar verildiği Davacı tarafça dahili davalı dilekçesi sunulduğu, taraf teşkilinin sağlandığı dahili davalı ... vekilince cevap dilekçesi sunulduğu görüldü.ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili tarafından sunulan 04/05/2026 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; toplam 17.250,00-TL tazminattan; 11.000,00-TL orijinal parça farkı bedelinin; davalılardan kaza tarihi olan 15/02/2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 6.250,00-TL araç mahrumiyet bedelinin yalnızca davalı ...'dan kaza tarihi olan 15/02/2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını, bilirkişi raporları ile talep artırım dilekçelerinin usul ekonomisi gereği bir sonraki duruşma günü beklenmeksizin davalılara tebliğini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen çift taraflı trafik kazasından dolayı davacı tarafından karşı taraf aracın sigortalısına ve aracın malik ve sürücüsüne karşı açtığı ... trafik sigortasından kaynaklı orijinal parça farkı ile ikame araç bedeli maddi tazminatına ilişkindir. Uyuşmazlık; öncelikle kazaya karışan araç sürücüsü tarafların trafik kusurunun tespiti ile birlikte kusur durumuna göre davacının, kazaya karışan diğer aracın malik ve sürücüsü ve sigortacısı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği orijinal parça farkı ve araç mahrumiyeti zarar tazminatının, yapılan ödemenin mahsubu ile yine davalı sigorta şirketi yönünden ise daha önceden yapılan ödemeler var ise sigorta limiti kapsamında değerlendirilerek, davalı sigorta şirketininde poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu orijinal parça farkı ile ayrıca araç mahrumiyeti zararının diğer davalılar araç maliki ve sürücüsü davalıdan talep edip edemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağın, faizin türü ve başlangıcı, gerçek hasar bedelinin bilirkişi raporu ile tespiti, zarara KDV eklenip eklenemeyeceği, temerrüt tarihi, zaman aşımı def'i ve dava başvuru şartının yerine getirmediğine dair itiraz ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına dair itirazların öninceleme duruşmasında değerlendirilmesine ilişkindir.Trafik kazası sonucu zarar gören araçta meydana gelen gerçek zarardan zarara sebep olan (Hasar bedeli, değer kaybı) sürücünün kusuru oranına göre sigortacı, araç malik ve işleteni ile sürücü sorumludur. Kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybıda gerçek zarar kapsamındadır. Bu nedenle trafik sigortacısı değer kaybı zararından sigorta sözleşme hukuk gereği sigorta limiti kapsamında, işleten malik kusursuz sorumluluk sonucu , sürücü ise kazaya neden olan haksız fiil neticesi müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekir.2918 saylı KTK nun 88. maddesi gereği de, Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Anılan yasal düzenlemeler ile talebinde müşterek ve müteselsilen oluşu dikkate alınarak davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna hükmetmek gerekir. (.....Kararı ) Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (...... ) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( ...... ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( ......) 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih ve ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, KTK’nın 111. maddesinde ibra ile ilgili bir özel düzenlemeye yer verilerek, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde anlaşma hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir. Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir. Somut olayda, dava açılmadan önce, davalı sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servis ile davacı arasında tamir bedeli yönünden mutabakat sağlandığı ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya, 07.04.2023 tarihinde 70.000 TL hasar bedeli (tamir bedeli) ödemesi yapıldığı anlaşılmakla birlikte eldeki davanın ödeme tarihinden arabuluculuk başvuru 04.04.2025 tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde açıldığı gözetildiğinde davacı tarafça, yapılan anlaşmaya bağlı kalınmak istenmediği iradesinin ortaya konulduğu, bu durumda yapılan ödemenin zararın karşılanmasına yönelik kısmi bir ödeme niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin yaptığı 70.000,00 TL ödemenin hesaplanan hasar bedeli olan piyasa değeri-sovtaj farkı 81.000,00den mahsubu ile 11.000TL bakiye hasar bedeli alacağı olduğu ve kısmi ödemenin yapıldığı 07.04.2023 tarihi itibari ile temerrüt oluştuğundan bu tarihten itibaren talep gibi yasal faiz işletilerek alınmasına, aracın meydana gelen kaza sonucunda ..... olarak işlem görmesi nedeni aracın , eksper raporunun değerlendirilmesi, ... kararının verilmesi süreci olarak 25 GÜNLÜK MAKUL SÜRE dikkate alındığında, 25 gün içerisinde oluşan HAK VAHRUMİYETİNİN KDV DAHİL 6.250,00 TL olduğu hesap edilmiş olup bu tutarın ise davalılardan ... mirasçılarından 15.02.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, bilirkişi raporunun gerekçeleri ile denetime elverişli bulunmuş olup davacının talep artırım dilekçesi dikkate alındığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;1)Davanın KABULÜ İLE,-Bakiye hasar bedeli olarak 11.000,00TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden sigorta limiti kapsamında temerrüt tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılardan ise kaza- haksız fiil tarihi olan 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,- Araç mahrumiyet bedeli olarak 6.250,00TL maddi tazminatın davalı mirasçılardan kaza- haksız fiil tarihi olan 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.178,35 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 562,95 TL harcın DAVALILARDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALI ... SİGORTA AŞ'den ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4) Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 390,00 TL tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 7.620,80 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.250,00 TL vekalet ücretinin 11.000TLsinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 6.250,00TLsinin ise sigorta hariç diğer davalılardan ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,Dair, davacı vekili YÜZÜNE KARŞI ve davalı vekilinin YOKLUĞUNDA taraflara tebliğinden itibaren miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026Katip .....¸ Hakim ..... ¸