Dördüncü Ceza Dairesi, kasten yaralama suçunda hükmün kesinliği nedeniyle temyiz istemini reddederken, hakaret suçunda mağdurun kamu görevlisi sıfatının yeterince araştırılmaması sebebiyle hükmü bozmuştur.
Özet: Yargıtay, sanık hakkındaki kasten yaralama suçundan verilen istinaf ret kararının kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddetmiş; ancak hakaret suçundan özel güvenlik görevlisi mağdurun suç tarihinde kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığının eksik incelenmesi ve bu durumun ilgili suç maddesinin uygulanışını doğrudan etkilemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinafın esastan reddi yönündeki kararını hukuka aykırı bularak bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/10736 E.  ,  2026/9495 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1606 E. 2024/1497 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32/2. ve 129/1. maddelerinin uygulanmasına, mağdurun kamu görevlisi olmadığına, düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımı, bilirkişi raporu, doktor raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın atılı suçu işlediğine, yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına yönelik sanığın temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, aynı Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurun kendisine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği anlaşıldığından, katılanın suç tarihinde bu koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.