Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunun onur ve şerefi rencide edici boyutta somut bir fiil veya sövme gerektirdiğini belirterek kaba sözlerin hakaret sayılmayacağına hükmetmiştir.
Özet: Sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun reddi kararının incelenmesi sonucunda, yargılamaya konu olan sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmayıp yalnızca kaba söz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu durumun hakaret suçunun yasal unsurlarını karşılamadığı tespit edildiğinden, yerel mahkemenin hukuka aykırı gerekçeyle verdiği hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3117 E., 2024/696 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, şikayet süresinin geçirildiğine, sözlerin ağır eleştiri kapsamında olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede;Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik ifade ettiği ve Mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.lV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Lapseki Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2026 tarihinde karar verildi.