Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmemesi ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanığın istinaf başvurusunun reddini hukuka uygun bularak hükmü onadı.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında, akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına ilişkin ilk derece mahkemesi hükmü, istinaf başvurusu esastan reddedilerek kesinleşmiş, sanık müdafiinin beraat talebi, eksik araştırma iddiaları ve katılan lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları ise, eylemin sanık tarafından işlendiği, akıl hastalığına özgü güvenlik tedbirlerinin kanuni bağlamda uygulandığı ve vekalet ücretinin hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle yüksek mahkemece reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1156 E., 2024/700 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇCumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanması hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmolunduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, davaya konu ifadelerin yer aldığı dilekçe içerikleri, ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14.03.2022 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, 5271 sayılı Kanun'un 324. ve 325/1. maddeleri gereğince, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu belirlendiğinden, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Akıl hastalığına özgü güvenlik tedbirinin kanuni bağlamda uygulandığı, Yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi uyarınca sanığa yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin "30.06.2021" olarak mahallinde düzeltilebileceği, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2026 tarihinde karar verildi.