Danıştay 3. Daire, kullanım süresi dolan veya kullanılamaz hale gelen ürünlerin maliyetlerinin kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek gider olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmederek vergi idaresinin temyiz başvurusunu reddetmiştir.
Özet: Bir şirketin, son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılamaz hale gelmiş ürünlerinin maliyet bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilip indirilemeyeceği ve buna bağlı olarak 7440 sayılı Kanun gereği hesaplanan ek verginin hukuka uygunluğu hususunda ortaya çıkan uyuşmazlıkta, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, söz konusu maliyetlerin kanunen kabul edilmeyen gider sayılamayacağını ve ek verginin fazlaya ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu belirterek davacı lehine karar vermiş, temyiz incelemesinde ise bu kararlar usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/5524 E.  ,  2025/2398 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/5524
Karar No : 2025/2398
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Servis ve Dağıtım Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin kullanım süresi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinin kurum kazancının belirlenmesinde indirim olarak dikkate alınması gerektiği ve buna bağlı olarak 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrası uyarınca fazladan ek vergi hesaplandığı ihtirazi kaydıyla verdiği 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin fazlaya ilişkin kısmının kaldırılması ile ödeme
tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2022 yılında satışa sunduğu son kullanılma tarihleri geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin toplam üretim içerisindeki payının da İstanbul Ticaret Odası tarafından belirlenen %3'lük raf ömrü firesinin altında kaldığı ve bu tutara davalı idarenin herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek son kullanma tarihi geçen veya başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlere ilişkin maliyetlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı, kanunen kabul edilmeyen gideri oranında nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indiriminden fazladan yararlandığı anlaşıldığından, dava konusu ek vergi tahakkukunun, kullanım süresi geçen ve başka bir biçimde kullanılamayacak hale gelen ürünlerin maliyet bedellerinden kaynaklı kısmında da hukuka uygunluk görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası gereğince davacıdan haksız tahsil edilen verginin tecil faiziyle iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin ihtirazi kayda konu edilen kısmı kaldırılmış ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Son kullanma tarihi geçtiği için imha edilen ürünlerin zayi mal niteliğinde olduğu dolayısıyla vergi matrahının tespitinde zarar olarak indirilemeyeceği, idarelerince yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.