Yargıtay 4. Ceza Dairesi, çevrenin taksirle kirletilmesi suçunda önödeme ihmali ve adli para cezası hesap hatası nedeniyle mahkumiyet kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine, Yargıtay, taksirle çevrenin kirletilmesi suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığa usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan doğrudan hüküm kurulması ve hükmedilen adli para cezasının (9.000 TL yerine 7.500 TL olması gerekirken) hatalı hesaplanarak fazla tayin edilmesi gerekçeleriyle hukuka aykırı bularak bozmuştur; ayrıca yerel mahkemenin dosyadan el çektikten sonra yaptığı düzeltme kararını hukuki değerden yoksun saymıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/430 E., 2025/200 K.SUÇ : Çevrenin taksirle kirletilmesiİNCELEME KONUSU KARAR: MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıÇevrenin taksirle kirletilmesi suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 182/1-1 cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 9.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/430 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 gün ve 2025/151032 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Her ne kadar anılan Mahkemece hükmolunan adli para cezasının hatalı hesaplandığından bahisle hükmolunan adli para cezasının düzeltilmesine dair 16.05.2025 tarihli ek karar verilmiş ise de, dosyadan el çektikten sonra verilen kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre; 1. Çevrenin taksirle kirletilmesi suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca önödeme kapsamına alındığı cihetle, Mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,2. Sanığın mahkumiyetine esas çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan hüküm kurulurken 75 gün adli para cezası belirlendikten sonra günlüğü 100,00 Türk lirası adli para cezası hesaplanırken hesap hatası yapılarak 7.500,00 Türk lirası yerine 9.000,00 Türk lirası adli para cezası belirlenmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yerel Mahkemenin 08.05.2025 tarihli kararıyla dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle 16.05.2025 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan değerlendirmede; 1). 1 numaralı istem yönündenSanığın üzerine atılı çevrenin taksirle kirletilmesi suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca önödeme kapsamına alındığından mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur2) Kabule göre; 2 numaralı istem yönündenSanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda belirlenen 75 gün adli para cezasının anılan Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 100,00 Türk lirası üzerinden çevrilirken, sonuç olarak 7.500 Türk lirası yerine, hesap hatası yapılarak 9.000 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.III. KARAR1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/430 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddasi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.