Çalıntı çekle işlenen bilişim sistemleri dolandırıcılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarında, müştekinin temyiz hakkı reddedilerek, dolandırıcılık beraati onanmış, sahtecilik ise zamanaşımından düşmüştür.
Özet: Yüksek mahkeme, bilişim sistemleri ve banka araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlamalarından beraat eden sanık hakkındaki temyiz başvurularını inceleyerek, şikayetçinin olaydan doğrudan zarar görmediği ve dolayısıyla temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle vekilinin temyiz talebini reddetmiştir. Nitelikli dolandırıcılık suçu açısından ise ilk derece mahkemesinin sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı yönündeki kararını onamıştır. Ancak resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek, beraat kararını bozmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33818 E.  ,  2026/6279 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/159 E., 2016/156 K.
ŞİKAYETÇİ : ...
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/159 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararının, müşteki ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1-Şikayetçi Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Sanığın şikayetçi ...'na ait suça konu çalıntı çeki, ........... verdiği ve piyasada dolaşan çekin en son ..... ......... tarafından bankaya ibrazında çalıntı olduğunun anlaşıldığı iddia olunan olayda, şikâyetçi ...'nun bu suçlardan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz verilen katılma kararının da bu hakları kazandırmayacağı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin,
5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
2-Cumhuriyet Savcısı'nın Nitelik Dolandırıcılık Suçuna Yönelik Temyizinin İncelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3-Cumhuriyet Savcısı'nın Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Yönelik Temyizinin İncelenmesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 13.01.2015 olan sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.