Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, mirasçının şirketteki pay oranını ciddi şekilde düşüren sermaye artırımı kararının iptali istemli genel kurul kararı davasında verdiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, miras paylaşımı ve diğer hukuki ihtilaflar devam ederken alınan sermaye artırımı kararının, murisin pay oranını ciddi şekilde azaltarak mirasçıları mağdur ettiğini, usule aykırı ve kötü niyetli olduğunu öne sürerek bu kararın iptalini ve tescilinin engellenmesini talep etmiştir; davalı ise, davacının "peşin muhalefet" koşulunu yerine getirmediği için davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/962 Esas - 2025/1031

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/962 Esas
KARAR NO : 2025/1031
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 19/11/2025
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Turizm İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'de muris ... pay sahibi olduğunu, Muris ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat etmesi ile murisin mirasçıları ..., Bağdagül Atılgan Yavuz ve Nurgül Tekgöz, ile Bülent Atılgan'dan olma murisin torunları ..., Aleyna Atılgan ve Dilara Skott olduğunu, davalı şirketin pay defterine göre 14.920 adet payından müvekkili ... 1.143 adet paya sahip olduğunu, pay sahiplerinden Aleyna Atılgan ve Dilara Skott'un paylara ilişkin itirazı bulunduğunu, müvekkili ...'ın da paylara ilişkin itirazları bulunduğunu, 01.10.2025 tarihli Türkiye Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilanına göre ... Turizm İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 24.10.2025 tarihinde olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, toplantının TTK m. 420'ye göre ertelenmesine karar verildiği, ertelenen 2025 yılına ait olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirilemediğini, 21.10.2025 Tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilanına göre ... Turizm İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 08.11.2025 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini ve kararlar alındığını, genel kurulun usule ve yasaya aykırı şekilde toplandığını, alınan kararların da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilgili şirketin mirasçıları arasında çok sayıda hukuki ihtilaf ve davaların bulunduğunu, miras paylaşımının yapılmadığını, şirket hisselerinin terekede olduğunu, iptale konu miras taksim sözleşmesine göre ardından veraset ilamına göre hazirun cetveli düzenlendiğini ve genel kurul toplantıları gerçekleştirildiğini, 08.11.2025 tarihli genel kurulda sermaye artımına yönelik karar alındığını, sermaye artırım kararı alınırken hukukun gereği olarak dürüstlük kurallarına çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini, sermaye artırımının şirketin amaç ve gereksinimlerinin paralelliği, çoğunluk pay sahiplerinin sermaye artırımlarına gitmelerindeki amacın salt kişisel yarar sağlamak olup olmadığı, azınlık pay sahiplerinin sermaye artırımı sebebiyle zararının bulunup bulunmadığı, zarara uğramaları kaçınılmazsa da en az zarar verecek yolun seçilip seçilmediği gibi kıstaslarla değerlendirilmesi gerektiğini, her pay sahibinin yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermaye oranına göre alma hakkına sahip olduğunu, sermaye artırımı yapılması sonucunda bu hakkın gerçek pay sahibi olmayan kişilerce kullanılmasının söz konusu olabileceğini, bu durumun müvekkiline mağduriyet yaşatacağını, sermaye artırım kararından önce muris ...'ın hisse oranı yaklaşık %100 iken sermaye artırım kararı ile murisin hisse oranı yaklaşık %8'e düşürüldüğünü, bu durumun murisin terekesini etkileyeceğini, müvekkilinin pay oranını ciddi derecede azaltacağını, bu denli önemli bir kararın devam eden uyuşmazlıkların neticesinin beklenmeden alınmasının alenen kötü niyetli olduğunu, öncelikle müvekkilinin daha fazla mağduriyetine yol açılmadan ivedi şekilde sermaye artırımı kararının tescilinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini belirterek davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında almış olduğu (2) numaralı genel kurul kararının iptaline, davalı şirketin 08.11.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında almış olduğu (2) numaralı gündem maddeleri kapsamında alınan genel kurul kararının yürütülmesinin ve icrasının geri bırakılmasına, (2) numaralı kararın tescilinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taleplerinin kabul edilmemesi halinde sermaye artırım kararı ile elde edilen hisselerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise sicile "davalıdır" şerhi işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, özel dava şartı yokluğundan başkaca bir inceleme yapılmaksızın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının iptalini talep ettiği karara "peşin muhalefeti" söz konusu olduğundan, iptal davasında özel dava şartı olan muhalefet koşulunun gerçekleşmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kökleşmiş kararları dikkate alınarak, başkaca bir inceleme ve celse taliki yapılmaksızın, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın şirketteki pay durumunun belirsiz olduğuna ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, müteveffa pay sahibi ...'ın veraset ilamına göre davacının yasal mirasçı olduğunu, tüm mirasçıların katılımıyla akdedilen miras taksim sözleşmesinde iş bu davalı şirketin hisselerinin de açıkça dahil edildiğini, böylelikle şirket hisseleri üzerindeki iştirak halinin sona erdirildiğini, davalı şirketin de şirket pay defterine kayıtları yaparken bu miras taksim sözleşmesini esas aldığını, davacının miras taksim sözleşmesinde belirlenen pay oranında şirkette pay sahibi olduğunu, buna karşın davacının bir kısım diğer mirasçılar ile birlikte kötü niyetle hareket ederek şirket işleyişini durdurmaya, şirketi ticari yönden zarara uğratmaya, iflasa sürüklemeye çalıştığını, genel kurulda alınan kararların iptaline ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu, sermaye artırım kararı gündemli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına keyfi olarak değil, TTK md. 376 hükmü gereği yasal zorunluluk sebebiyle karar verildiğini belirterek öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, kararın icrasının geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava; 08/11/2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin 2 nolu kararın iptali istemine ilişkindir.
...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 25/11/2025 tarihli müzekkere cevabı incelendiğinde; davalı şirketin adresinin ... .... .... olduğu, yönetim kurulu üyesi ve yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davaya konu 08/11/2025 tarihli 2025 yılı Olağan Üstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve eki hazirun cetveli incelendiğinde; 14.920 adet payın tamamının toplantıya katılımının sağlandığı, hazirun cetvelinde payların ... için 11.491 adet, Dilara Skott için 1143 adet, Aleyna Atılgan için 1143 adet, ... için 1143 adet olarak yer aldığı, ..., Dilara Skott, Aleyna Atılgan'ın vekaleten katılan temsilcileri tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Genel Kurul toplantısının 1. gündem maddesi ile toplantı başkanlığının oluşturulduğu, oy birliğiyle bu gündemin karara bağlandığı, gündemin 2. maddesi ile sermaye artırımının yapılmasının görüşüldüğü, gündem görüşmesinde davacının da aralarında yer aldığı Dilara Skott, Alara Atılgan, ... temsilcilerinin muhalefet şerhi sunacaklarını belirttikleri ve yazılı beyanlar alınarak, divan başkanı, yazman ve bakanlık temsilcisi tarafından imzalanarak tutanak eki yapıldığının belirtildiği bunu takiben oylamaya geçildiği, oy çokluğu ile sermayenin gündem maddesi doğrultusunda artırılmasına karar verildiği, bu karardan sonra toplantı tutanağına işlenen bir muhalefet şerhi bulunmadığı anlaşılmıştır.
08/11/2025 tarihli 2025 yılı Olağan Üstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı 2. gündem maddesi "2. Gündemin 2. Maddesinin görüşülmesine geçildi. Burada söz alan.... .... .... .... .... .... .... söz aldı; “biz yazılı muhalefet şerhimizi sunacağız. Yazılı beyanımızı aynen tekrar ederiz” dedi. Yazılı beyanlar alındı ve Divan Başkanı, yazman ve bakanlık temsilcisi tarafından imzalanarak tutanak eki yapıldı. Yönetim kurulu başkanı ... söz aldı; “sermaye artırımının yapılması yasal ve ekonomik bir zorunluluktur. Bu nedenle sermaye artırımı yapılması gerekir” dedi. Başkaca söz alan olmadı. Müzakere edildi. Oylamaya geçildi. Gündem maddesi, şirket Paylarının 287.275,00-TL Sermayesine Tekabül Eden 11.491 adet Payın olumlu; 85.725,00-TL sermayesine tekabül eden 3.429 adet payın ise olumsuz oyu ile OYÇOKLU ile kabul edilerek ekli tadil metninde gösterilen şekilde sermayenin gündem maddesi doğrultusunda artırılmasına karar verildi." şeklinde tutanağa geçirilmiştir.
Toplantı tutanağında oylamadan önce alınarak Divan Başkanı, yazman ve bakanlık temsilcisi tarafından imzalandığı belirtilen ve dava dilekçesi ile cevap dilekçesi ekinde taraf vekilleri tarafından sunulan muhalefet şerhi "... Turizm İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi "nin 08/11/2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 2. maddesi ile görüşülen “TTK modde 376 hükmü uyarınca sermayenin 4.127.000,00 TL artırılarak toplam sermayenin 4.500.000,00 TL'ye tamamlanması konusunun müzakeresi ve oylonması”na ilişkin gündem maddesi kapsamında alınan karara; muris ...'ın mirasçıları arasında devam eden davalar nazara alındığında olası bir sermaye artırım kararının ... terekesindeki hisseleri olumsuz etkileyecek olması, Şirket'in payları üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin olarak devam eden davaların bulunması nedeniyle rüçhan hakkının kullanımının yeni uyuşmazlıklara sebebiyet verebileceği, dış kaynaklardan sermaye artırımı yapılmasının zaruri olmaması nedenleriyle muhalefet ediyor ve muhalefet şerhimizin toplantı tutanağına geçirilerek işbu belgenin toplantı tutanağına eklenmesini talep ediyoruz. 08.11.2025" şeklinde sunulmuş ve ilgili muhalefet şerhinin Emrah Cengiz, Emre Kalender, bakanlık temsilcisi ... tarafından imza altına alındığı görülmüştür.
Somut olayda; davacı tarafça davalı anonim şirketin 08/11/2025 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda gündemin görüşülmesine geçilmeden önce davacı temsilcisinin şirketteki pay durumlarına ilişkin bir itirazını tutanağa geçirtmediği, ortakların paylarının pay defterine uygun olduğunun hazirun cetvelinde belirtildiği, nitekim 1. gündem maddesinin görüşülmesinde 14.920 payın temsil edildiği belirtilerek oy birliğiyle karar alındığı tutanağa geçirilmesine rağmen pay oranları yönünden bir itirazın tutanağa geçirilmediği, davacı tarafın salt payların niza konusu olduğu iddiasının, davalı şirketin genel kurul toplantısı yapmasına ve karar almasına engel teşkil etmeyeceği, nitekim payların pay defterine işlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, pay durumunun hazirun listesine de aktarıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 415, 417 ve 499/4 maddesi düzenlemelerinin de bu yönde olduğu değerlendirilmekle; 08/11/2025 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan sermaye artırımına yönelik 2 nolu kararın iptali istemiyle açılan davada ilgili kararın oylaması yapılmadan önce gündem içeriği olan sermaye artırımına davacı temsilcisi tarafından karşı çıkıldığı ve yazılı muhalefet sunulduğu, bu muhalefetin Bakanlık Temsilcisinin de dahil olduğu Divan Başkanı ve Yazman tarafından imzalandığının toplantı tutanağına geçirildiği ve bu durumun davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan muhalefet şerhi belgesinde de görüldüğü, gündem maddesinin görüşülmesinde davacının olumsuz oy kullandığı, gündem maddesinin oy çokluğu ile kabul edildiği, buna karşın gündem maddesinin oylaması sonrasında davacı tarafça sunulmuş bir muhalefet bulunmadığı, bu haliyle karar alındıktan sonra yapılan bir muhalefet bulunmadığından Türk Ticaret Kanunu'nun aradığı anlamda "alınan kararlara muhalif kalma" koşulunun yerine getirilmediği, bu haliyle eldeki davanın dinlenmesi için dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Bakiye gider avansının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025
KARŞI OY
Davacı yanın mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesindeki deliller bölümündeki ilgili mahkeme dosyaları dosyaya kazandırılarak ,davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak dayandığı ve halen derdest olduğu anlaşılan ...12.Aile Mahkemesinin 2024/139 esas davacının babasının Muris ...'ın oğlu olmadığına dair soybağının reddine ilişkin davası ile Muris ...'nın bir kısım mirasçılarının mirasçılıktan çıkarılma işleminin iptali için açılan ...31.ASHM'nin 2024/172esas ve ...13.ASHM'nin 2024/118 Esas sayılı dosyaları gereğince ... mirasçılarının ve davalı şirkette pay sahibi olan paydaşların hem pay sahipliğinin hem de pay oranlarının değişme ihtimalinin bulunması , henüz pay sahipliği ve pay oranı belirli değil iken alınan genel kurul kararlarının sicile tescil edilmemiş ise ,mutlak butlan/yokluk hükümlerinin uygulama alanı bulunduğundan genel kurulda alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine , eğer genel kurul kararı sicile tescil edilmiş ise TTK456 .maddesinin dördüncü fıkrası gereğince genel kurul kararının yokluk /butlan hükümleri gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği, yokluk/butlan hükümlerine tabi genel kurul karalarında muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmemiş olmasının sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle 'karar alındıktan sonra yapılan bir muhalefet bulunmadığından Türk Ticaret Kanunu'nun aradığı anlamda "alınan kararlara muhalif kalma" koşulunun yerine getirilmediği, bu haliyle eldeki davanın dinlenmesi için dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ' dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.