Kendini polis olarak tanıtarak dolandırıcılık suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat hükmünün, suç tarihi itibarıyla mevzuat değişikliği ve olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi.
Özet: Telefonla kendisini polis olarak tanıtıp, babasının banka hesabının ele geçirildiği yalanıyla bir kişiyi evdeki para ve takıları balkondan atmaya ikna etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen sanık hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde, suçun işlendiği 12.02.2014 tarihinden itibaren Türk Ceza Kanununda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararı bozularak, yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/73 E. 2022/91 K.SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Katılanı telefonla arayıp kendisini polis olarak tanıtan sanığın "evde ne kadar para ve takı varsa topla, babanın banka hesabındaki paralar çalındı, babanı yanımıza çağırdık, sen toparladığın bu takı ve paraları balkondan aşağıya at" demesi üzerine katılanın takıları hazırlayıp, balkonun altına gelen şahsa bu poşeti attığı, şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinde düzenlenen "kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi, kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı ancak suç tarihi itibariyle 158/1-L maddesinin yürürlükte olmadığı bu nedenle eylemin aynı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 12.02.2014 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,08.06.2026 tarihinde karar verildi.