Hakaret suçunda birden fazla mağdura karşı tek fiille işlenen eylemde zincirleme suç yerine fikri içtima uygulanması ve tekerrür hataları nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yargıtay, sanığın aynı olayın devamı niteliğindeki ve tek suç işleme iradesine dayalı sözlerle birden fazla mağdura hakaret etme eylemlerinin, hukuken tek fiil kabul edilerek Türk Ceza Kanununun 43/2 maddesi gereğince cezanın artırılması gerekirken ayrı ayrı cezalandırılması, ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın açıkça belirtilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık tespit ederek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2924 E., 2024/1315 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen iki ayrı mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; atılı suçun işlendiğini gösteren somut inandırıcı kesin delil bulunmadığına, atılı suçun işlenmediğine, bozma sonrası savunması alınmayan sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. GEREKÇESanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, fiil tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1.maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür.Ancak burada kastedilen, fiilin doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.Somut olayda, sanığın mağdur ve katılana yönelik hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla şekilde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırılması gerekirken ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda bulunan birden fazla mahkumiyetten hangisinin esas alındığının açıkça belirtilmemesi,3.Kabule göre de; Sanığın, katılan ...'a yönelik hakaret eylemini aynı olay bütünlüğü içerisinde ve tek suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirmesi karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Pertek Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.