Danıştay Üçüncü Dairenin, dijital hizmet vergisinin mali güce göre vergilendirme, eşitlik ve ölçülülük ilkelerine aykırılığı iddialarını incelediği temyiz başvurusuna ilişkin içtihat metni.
Özet: Davacı şirket, 7194 sayılı kanun uyarınca hasılat üzerinden %7,5 oranında uygulanan dijital hizmet vergisinin, gider indirimi imkanı sunmaması nedeniyle Anayasanın mali güce göre vergilendirme, eşitlik ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğunu, kanunun gerekçesinde belirtilen çok uluslu şirketleri vergilendirme amacından saptığını ve tam mükellef bir firma olarak rekabet gücünü olumsuz etkilediğini iddia ederek ihtirazi kayıtla ödediği verginin kaldırılması ve iadesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece ve bölge idare mahkemeleri ise dijital hizmet vergisinin Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş olup, davacı şirket bu kararın bozulması için temyiz başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2603Karar No : 2025/2464TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca dijital hizmet vergisine tabi tutulan faaliyetleri nedeniyle ihtirazi kayıtla verilen 2020 yılının Haziran dönemi dijital hizmet vergisi beyannamesi üzerinden bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen ve ödenen dijital hizmet vergisinin kaldırılması ve faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dijital platformların kullanılması suretiyle reklam hizmeti verilmesi, sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı, bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesi, izlenmesi, oynanması veya telefon, bilgisayar gibi eletronik ortamda kaydedilmesi veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda hizmet sunulması, kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılması veya satılmasının kolaylaştırılması, kullanıcıların birbiriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi ile dijital ortamlarda aracılık hizmeti verilmesi suretiyle elde edilen kazançların kanun koyucu tarafından vergilendirilmesinin Anayasanın 73. maddesi ile öngörülen amaca ve bu konuda getirilen ilkelere aykırı bir durum teşkil etmediği, kaldı ki 7194 sayılı Kanunun 6. maddesinin 7. fıkrasında dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisinin bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmü getirilerek aynı kazancın mükerrer vergilendirilmesinin de önüne geçildiği dolayısıyla kanun koyucu tarafından Anayasanın 73. maddesinde belirtilen ilkelere bağlı kalınarak çıkarılan 7194 sayılı Kanun kapsamında davacının icra ettiği faaliyetten elde ettiği kazanç nedeniyle verdiği beyanname üzerinden yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirketlerinin zarar ettiği halde hasılatı üzerinden %7,5 oranında vergi alınmasının ve Kanun koyucunun dijital hizmet vergisi matrahını hasılat olarak öngörmesi sonucu söz konusu matrahtan gider ve maliyet niteliğinde herhangi bir indirim yapılmasına imkan verilmemesinin Anayasanın 73. maddesinde düzenlenen mali güce göre vergilendirme ilkesine aykırı olduğu, 7194 sayılı Kanun ile mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurları yönünden ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, aynı hukuki statüye tabi olmamasına rağmen Türkiye'de herhangi bir ticari varlığı olmaksızın ifa ettiği dijital hizmetler nedeniyle kazanç elde eden dar mükellef şirketler ile tam mükellef olan firmalarının aynı uygulamaya tabi tutularak hasılat üzerinden vergilendirilmesinin Anayasanın vergilendirmede eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Türkiye'de elde ettiği gelirine istinaden tüm vergisel yükümlülüklerini yerine getiren tam mükellef olan firmalarının dijital hizmet vergisi mükellefi olmasının ve bu kapsamdaki faaliyetinden elde ettiği hasılatın dijital hizmet vergisine tabi olmasının 7194 sayılı Kanun'un amacına aykırı olduğu, kaldı ki değinilen Kanun'un gerekçesinde, çok uluslu şirketlerin mukim olmadıkları ülkelerde ticari faaliyette bulunması nedeniyle Türkiye'de fiziksel varlığı haiz olmayan bu şirketlerin Türkiye'de gerçekleştirdiği faaliyetleri nedeniyle kamu gelirlerine adil bir katkı sağlamalarını temin etmek ve söz konusu şirketlerden vergi alınabilmesinin sağlanmak olduğunun açıkça belirtildiği, aynı şartlarda konsolide bir grubun üyesi olmaması durumunda muafiyet ve istisna hükümleri gereğince dijital hizmet vergisinden muaf olacakları ancak sadece konsolide bir grubun üyesi olması nedeniyle elde ettiği hasılat üzerinden vergilendirilmesinin piyasada rekabet gücünü yitirmesine neden olacağı, verginin oranının %7,5 gibi emsallerinden oldukça yüksek bir şekilde belirlenmesinin ölçülü olmaktan uzak kaldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 01/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 ila 7. maddelerinde dijital hizmet vergisinin düzenlendiği, Kanunun 1. maddesinde Türkiye'de dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmeti ile sesli görsel ve dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı, içeriklerin dijital ortamda dinlenmesi, izlenmesi, kullanıcıların birbiriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamın sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinin dijital hizmet vergine tabi tutulduğu, ödenen bu verginin gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği düzenlemesinin getirildiği, davacı şirketin kanunda tanımlanan vergiye tabi faaliyetleri icra ettiği ve bu faaliyetten elde ettiği kazancın muafiyet sınırının üzerinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve davacı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY:Danıştay Üçüncü Dairenin, UYAP'ta yer alan 27/05/2025 tarih ve E:2022/2391, K:2025/2497 sayılı kararının "(X)-KARŞI OY"unda gerekçeli karar hakkı yönünden belirtilen hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca, karara katılmıyorum.