Danıştay 3. Daire, mükellefin yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesi ile sahte fatura kullanımına dayalı KDV indirimlerinin reddi ve kesilen vergi cezaları konulu davada yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Davacı hakkında, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi ile bazı faturaların sahte kabul edilmesi gerekçeleriyle resen salınan katma değer vergisi ile vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi ibraz edilen belgeler ışığında cezalı vergiyi kısmen azaltıp özel usulsüzlük cezasını kaldırırken, eksik belgeler ve sahte faturalar nedeniyle tarhiyatın bir kısmını yerinde bulmuştur; her iki tarafın da temyiz başvurularını değerlendiren yüksek mahkeme, kararı usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemlerini reddetmiş ve yerel mahkemenin kararını onamıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/5493 E.  ,  2025/2437 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/5493
Karar No : 2025/2437
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimleri reddedilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablolarına göre 2010 yılının Ocak ila Aralık, 2011 yılının Ocak ila Nisan, Haziran dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İncelemeye ibraz edilmeyen ancak dava dilekçesinde dosyaya sunulabileceği belirtilen defter ve belgelerin Mahkemelerince verilen ara kararıyla dosyaya sunulması sonrasında davalı idareye ibrazının sağlanması suretiyle hazırlanan görüş ve öneri raporunda, davacı tarafından 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin işletme defteri, yevmiye defteri, defter-i kebir ile 2010 yılına ilişkin olarak alış belgelerinin ibraz edildiği, 2011 yılına ait alış ve satış belgelerinin ise ibraz edilen belgeler arasında yer almadığı ve 2010 yılının Aralık döneminden 2011 yılının Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin değişmediği tespitine yer verildikten sonra; davacının 2010 yılında emtia alımında bulunduğu, ..., ..., ... ve... adlı mükelleflerin düzenledikleri faturaların komisyon karşılığında düzenlenen sahte belgeler olduğu bu mükelleflerden alınan faturalar nedeniyle indirim konusu yapılan katma değer vergisi ile 2011 yılına ilişkin alış ve satış faturaları ibraz edilmediğinden bu döneme ait indirimlerinin tamamının reddinin önerildiği, söz konusu mükellefler hakkındaki saptamalar, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2011 yılına ilişkin alış ve satış belgeleri ibraz edilmediğinden yapılan tarhiyatta hukuki isabetsizlik görülmediği, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi azaltılmış, kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, dosyaya ibraz edilen yasal defter ve belgelerin davalı idareye gönderilmek suretiyle tanzim edilen görüş ve öneri raporu uyarınca karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği, incelemenin bağımsız bilirkişi vasıtasıyla gerçekleştirilmesi gerektiği, yerel mahkemeye sunulan defter ve belgeler üzerinden inceleme yapılmadığı, sadece vergi dairesinin uhdesinde bulunan defterlerin incelenmesiyle yetinildiği, alım yaptığı firmalara ilişkin düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerden hareketle karar verilemeyeceği, başkaca bir araştırma yapılmaksızın salınan vergi ve kesilen cezanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.