Danıştay 10. Daire, yabancı hekim çalışma izni başvurusunun reddinin ticari faaliyeti engellemediğine karar vererek temyiz talebinin reddine hükmetti.
Özet: Bir şirket, sahibi olduğu poliklinikte iki yabancı hekimin geçici çalışmasına izin verilmesi talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, bölge idare mahkemesi de bu kararı onamış, ancak temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, uyuşmazlığın şirketin ticari faaliyetini sürekli veya uzun süreli engellemediği ve kuruluşun sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği gerekçesiyle, bölge idare mahkemesi kararının temyize tabi olmadığını ve kesin nitelikte olduğunu belirterek davalı idarenin temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6263 E.  ,  2025/2276 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/6263
Karar No : 2025/2276
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Medikal Estetik Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ : Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, sahipliğinde bulunan güzellik merkezinden dönüşen poliklinik bünyesinde Türkiye'de mesleğini icra etme yetkisi olan Azerbaycan uyruklu iki hekimin kadro dışı geçici çalışmasına izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği; davalı idare tarafından Danıştaya hitaben verilen dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun'la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, anılan Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, bölge idare mahkemelerinin belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunda Azerbaycan uyruklu iki hekimin kadro dışı geçici çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemden kaynaklanmakta olup, söz konusu talebin olumsuz olarak sonuçlanması nedeniyle davacı şirketin ticari faaliyetinin süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engellenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, dava konusu işlem tarihi itibarıyla anılan kuruluşunun sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sağlık hizmeti sunmaya devam etmekte olan sağlık kuruluşunun, bünyesinde kadro dışı geçici statüde yabancı hekim çalıştırmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin, davacı şirketin ticari faaliyetinin engellenmesi sonucunu doğuran bir yönünün bulunmadığı ve belirtilen konu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı sonucuna varıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmişse de, kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, temyiz aşamasında yatırılan posta ücretinden artan kısmın isteği halinde davalı idareye iadesine, 28/04/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştayda temyiz isteminde bulunulabileceği, aynı maddenin 46. maddesinin (e) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarında bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların temyizen incelenebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki sağlık kuruluşunda Azerbaycan uyruklu iki hekimin kadro dışı geçici çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un ''Temyiz'' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında davacı şirketin, anılan yabancı uyruklu hekimlerin çalıştırılamaması nedeniyle belli ticari faaliyetin icrasının süresiz engellenmesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim, Dairemizce, benzer uyuşmazlıklara (yan dal uzmanlığı bulunan hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında ana dalında çalıştırılması başvuruları vb. gibi) ilişkin açılan davalarda yapılan temyiz başvurularının temyize tabi olduğuna karar verilerek temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle karar verildiği görülmektedir. İşbu dava konusu uyuşmazlığın, Dairemizce temyize tabi olduğuna karar verilen anılan dosyalardan farklı bir değerlendirmeye tabi tutulmasını gerektiren bir husus bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.