İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı banka, davalı şirket ve müteselsil kefil tarafından imzalanan genel kredi sözleşmelerinden doğan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazların iptali, alacağın tahsili ile icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir; davalıların dava dilekçesine cevap vermemesi karşısında, ilk derece mahkemesi davalıların icra takibine itirazlarının belirli miktarlar üzerinden iptaline ilişkin davayı incelemiştir.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/2138 KARAR NO : 2026/1130T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 20/05/2022 (Dava) - 22/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/413 Esas - 2023/592 KararDAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ : 16/06/2026KARARIN YAZIM TARİHİ:16/06/2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2022/413 Esas - 2023/592 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın .../İzmir Şubesi ile davalılardan ... Şti. arasında 19.09.2019 tarihli, 1.000.000 TL bedelli ve 20.04.2020 tarihli, 2.000.000 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kredi açıldığını, işbu kredi sözleşmelerini, davalılardan ...'ın müteselsil kefil - müşterek borçlu sıfatı ile imzaladığını, bu nedenle davalıların her iki kredi sözleşmesinden doğan borç ve ferîlerinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Kredi Çerçeve Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle, davalılara Ankara 62. Noterliği'nin 55682 yevmiye numaralı ve 02.11.2021 tarihli, İzmir 6. Noterliği' nin 194 yevmiye nolu ve 10.01.2022 tarihli hesap kat ihtarnamelerinin keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen söz konusu borcun ödenmediğini ve davalıların temerrüde düştüklerini, bu nedenle müvekkili bankanın alacağının tahsilini teminen davalılar hakkında 17.02.2022 tarihinde İzmir 24. İcra Müdürlüğü’nün 2022/2628 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve alacağın diğer ferilerine haksız ve kötüniyetli itirazları sebebiyle icra takibinin durması üzerine arabuluculuk sürecine geçildiği, arabuluculuk sürecinin olumsuz şekilde sonlandığını, takipte uygulanan ve talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranının davalılarca imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesinde belirlendiğini, ayrıca, 6102 sayılı TTK 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faizi oranının serbestçe belirlenebileceğini, davalılara tebliğ edilen ihtarnamede de temerrüt faizi oranının "TL" üzerinden açılacak takipler açısından açıkça % 42 olarak belirtildiğini, davalıların faiz oranına itirazının bu yönüyle dayanaksız olduğunu, davalı borçluların İzmir 24. İcra Müdürlüğü 2022/2628 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın takip tarihi itibariyle asıl borçlu ... ..Şti. Açısından 1.901.892,87 TL asıl alacak, 224.106,37 TL işlemiş faiz, 11.205,32 TL BSMV, 4.280,10 TL masraftan 2.000.000 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra 141.484,66 TL toplam alacağın 1.901.892,87-TL tutarındaki asıl alacakları takip tarihinden itibaren %42 faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi, temerrüt faizinin % 5'i üzerinden hesaplanacak BSMV, icra masrafları ve takip çıkışı üzerinden tahakkuk edecek icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline, müşterek borçlu - müteselsil kefil .... açısından 1.901.892,87 TL asıl alacak, 224.106,37 TL işlemiş faiz, 11.205,32 TL BSMV, 4.280,10 TL masraf, 1.140 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz masrafından 1.500.000 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra 642.849,86 TL toplam alacaklarının, 1.901.892,87 TL tutarındaki asıl alacaklarına takip tarihinden itibaren % 42 faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi, temerrüt faizinin % 5'i üzerinden hesaplanacak BSMV, icra masrafları ve takip çıkışı üzerinden tahakkuk edecek icra vekalet ücreti ile tahsiline, itirazın kötüniyetli ve alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı olması ile alacak kaleminin likit ve muayyen olması sebebiyle davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara, dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde davalılar tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:Mahkemece; "...somut olayda davacı banka tarafından İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2628 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine davalı şirketin itirazının 141.848,66 TL, davalı ...'ın itirazının 642.849,86 TL üzerinden iptaline yönelik olarak iş bu davanın açıldığı, davacı banka ile davalı şirket arasında diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 19/09/2019 tarihli 1.000.000 TL, 20/04/2020 tarihli 2.000.000 TL genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalı ... tarafından davalı şirket lehine 1.500.000 TL ve dava dışı .... tarafından 500.000 TL bedelli ipotekler verildiği; bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı şirketten olan alacağının toplam 1.980.027,57 TL olarak hesaplandığı, davalı şirket lehine verilen toplam 2.000.000 TL'lik ipotek bulunduğu, ipotek bedelinin mahsubu sonucu davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkında açılan davanın sübut bulmadığı, davacı tarafın davalı ....'dan takip tarihi itibariyle 1.901.892,87 TL, 70.337,72 TL işlemiş faiz, 3.516,88 TL %5 BSMV, 4.280,10 TL masrafı, 1.140 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz masrafı toplamı 1.981.392,77 TL olarak hesaplanan alacak miktarından 1.500.000 TL'lık ipotek bedelinin mahsubundan sonra takip tarihi itibariyle bakiye 481.392,77 TL alacağının bulunduğu..." gerekçesiyle Davalı ... .. Şirketi hakkındaki davanın reddine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2628 sayılı dosyasındaki itirazının (1.901.892,87 TL asıl alacak, 70.337,72 TL işlemiş faiz, 3.516,88 TL %5 bsmv, 4.280,10 TL masraf, 1.140 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz masraf toplamı 1.981.392,77 TL'dan 1.500.000,00 TL ipotek bedelinin mahsubu ile) 481.392,77 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %42 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 Bsmv'sinin tahakkuku ile takibin İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1665 sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek koşuluyla devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatı 96.278,55 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olan 26/01/2023 tarihli hatalı bilirkişi raporuna ve 09/05/2023 tarihli ek rapora göre hüküm kurulduğunu, bu raporlara itirazlarını sunduklarını, yeni rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin borçlulara yapılan ihtarname temerrüt tarihlerini yanlış hesapladığını, müvekkili banka aleyhine yaptığı tespitleri kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunulmuştur.Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı müvekkili .... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili aleyhinde verilen icra inkar tazminatına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı .... Şirketi hakkındaki davanın reddine, davalı .... hakkındaki davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınmaz rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir. Yasa koyucunun buradaki amacı asıl borçluya veya rehne başvurulmadan kefile başvurulamamasıdır.Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (bknz Yargıtay 11. HD'nin 2014/422 esas-2014/1788 kara sayılı, 2013/18084 esas- 2014/272 kara sayılı emsal ilamları)Dava konusu, 19.09.2019 ve 20.04.2020 tarihli genel kredi sözleşmelerinin 5.3. hükmünde; "Müşteri ve kefil, aşağıraki isim ve imzalarının yanında yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticaret sicili dosyalarındaki son adreslerinin ve/veya adrese davalı kayıt sisteminde (MERNİS) yer alan adreslerinin kanuni ikametgah kabul edilerek, Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını ve şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ve beyan ederler." aynı tarihli kefalet sözleşmelerinin 12. hükmünde; "Kefil/kefiller sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiğini, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi, aksi takdirde işbu sözleşmede yazılı adrese yapılan veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını ve şahıslarına yapılmış sayılacağını kabul ve taahhüt ederler." hususu düzenlenmiştir. Buna göre, ikametgahını değiştiren ve değişen adresi sözleşmede belirtilen şekilde bildirilmeyen asıl borçlu ve kefilin, sözleşmede belirtilen adresine yapılacak tebliğlerin geçerli sayılması gerekmektedir.Her iki kredi sözleşmesinde de asıl borçlu olan davalı davalı ... . Şirketi'nin adresinin "... Mahallesi,...Sokak, No:.. Daire:.. Bayraklı-İzmir" şeklinde, 19.09.2019 tarihli kredi sözleşmesinde davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...'ın adresinin kefalet beyanında ".. Mahallesi, .. Sokak, No:.. Daire.. Bayraklı-İzmir", imza beyan formunda "... mahallesi, ... Sokak, No:...Karabağlar/İzmir" şeklinde, 20.04.2020 tarihli sözleşmede ise "... mahallesi, .. Sokak No:.. Karabağlar/İzmir" şeklinde beyan edildiği görülmektedir. Aynı borca ilişkin olarak davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile birden fazla hesap kat ihtarnamesi gönderildiği, Ankara 62. Noterliği'nin 55682 yevmiye numaralı 02.11.2021 tarihli kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirketin sözleşme adresi ile aynı olmayan "... Mah. ... Sokak ... .. No... Bayraklı" adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edildiği, davalı kefil adına çıkartılan davetiyenin ise 05.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı banka tarafından gönderilen İzmir 6. Noterliği' nin 194 yevmiye numaralı ve 10.01.2022 tarihli hesap kat ihtarnamesinin ise davalı asıl borçlu şirketin yeni bir adresine 12.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı kefilin sözleşmede geçen "... mahallesi, ... Sokak, No:... Karabağlar/İzmir" adresine çıkartılan tebligatın adresten taşındığından iade döndüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda, 02.11.2011 tarihli ilk kat ihtarnamesinin, davalı asıl borçlu şirketin sözleşme adresinden farklı bir adrese tebliğe çıkarıldığı ve iade döndüğü dikkate alındığında, anılan ihtarname ile davalı asıl borçlu şirketin temerrüde düştüğünün kabulü mümkün değildir. İlk ihtarname davalı kefile tebliğ edilmiş ise de, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmediğinden, gönderilen ilk ihtarnamenin davalı kefil yönünden de sonuç doğurmayacağı açıktır. Dolayısıyla davacı vekilinin, davalı borçluların ilk kat ihtarnamesi ile temerrüde düştükleri yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.Ancak, 10.01.2022 tarihli ikinci hesap kat ihtarnamesinde ödeme için davalı borçlulara 1 günlük süre verildiği, davalı asıl borçluya tebligatın 12.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı kefilin sözleşme adresine çıkartılan davetiye adresten taşındığından bahisle 12.01.2022 tarihinde iade edilmiş ise de; gerek genel kredi sözleşmelerinin 5.3. maddesindeki gerekse kefalet sözleşmelerinin 12. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında sözleşme adresine yapılan tebligat geçerli olacağından, her iki davalının da 12.01.2022 tebliğ tarihinden itibaren 1 günlük ödeme süresi geçtikten sonra 14.01.2022 tarihinde temerrüde düştükleri gözetilerek hesaplama yapılması gerekirken, ilk derece mahkemesince, ikinci kat ihtarnamesinde borçlulara verilen ödeme süresi 1 gün olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu sürenin 3 gün olduğu kabul edilerek davalıların temerrüt tarihlerinin 18.01.2022 olarak yanlış belirlenmesi ve hatalı temerrüt tarihine göre hesaplama yapılması doğru olmamış, hükmün davacı lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir.Davalı .... vekilinin istinaf itirazları ise, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarihli, 2022/413 Esas ve 2023/592 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,4-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,5-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf kanun yoluna başvuran taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilgili tarafa iadesine,6-İstinaf aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,8-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 16/06/2026