Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, menfi tespit davasında davalının çek aslını ibraz etmemesi nedeniyle şirket yetkilisinin imza inkarını kabul etti.
Özet: Davacı şirketin, davalıya ciro edilen bir çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davasında; davalı, ticari ilişki olduğunu ve imza inkarının kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme, çek aslının defalarca istenmesine rağmen ibraz edilmemesi ve bu nedenle imza incelemesi yapılamaması üzerine, keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğunu kanıtlama yükümlülüğünü yerine getiremeyen davalının aleyhine karar vererek, davacının söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığına hükmetmiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/408 Esas - 2026/483 Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2024/408 EsasKARAR NO : 2026/483DAVA : MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : 12/06/2024KARAR TARİHİ : 16/06/2026YAZIM TARİHİ : 22/06/2026 Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili ; Müvekkili şirketin yetkilisinin dava dışı ... olduğu, dava konusu çek bedeline ilişkin davalı tarafça şikayetçi olunduğunu ve davanın ..... E. Sayılı dosyasında devam ettiğini, dava konusu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını belirtip, davacının davalılara borçlu olmadığının kabulüne karar verilmesini istemiştir.YANIT :Davalı ... Şirketi vekili ; Yetki itirazları bulunduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında ticaret yapıldığını, davacının ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle cirolayıp verdiği çek üstünde imza inkarında bulunulduğunu, davacı şirket yetkililerinin kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış, davalı tarafından davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı ancak ilerleyen aşamalarda davalı ... adına vekaletname sunularak beyanlarda bulunulduğu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. anlaşılmıştır.DELİLLER :-..... Esas Sayılı dosyası,-Çek suretleri,-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davadaki talep, ..... Esas sayılı dosyasına konu olup, ..... ait ... seri nolu, 31/01/2024 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekte keşideci davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davaya konu çek davacı şirket tarafından davalı ... şirketi lehtar olarak gösterilip düzenlenmiş, lehtar olan davalı şirketin cirosu ile çek diğer davalı ...'e devir edilmiştir. Davalı ... çeki tahsil için muhatap bankaya ibraz etmiş, çek üzerine banka tarafından ÇEK ASLININ ...' a teslim edildiğine ilişkin ...'in imzası alınıp tutanak düzenlenmiş, davalı ... vekili çekin müvekkiline teslim ve iade edilmediği şeklinde itirazda bulunmadığı için çek aslının davalı ...'te olduğu kabul edilmiştir. .....esas sayılı dosyası UYAP üzerinden gönderilerek dosya arasına alınmıştır.Davacı şirketin 31/01/2024 tarihi itibari ile yetkili ve temsilcilerini gösterir kaydın istenilmesi için yazılan yazıya şirket yetkilisinin dava dışı ... olduğu şeklinde bilgi verilmiştir. Duruşmalar sırasında çek örneği kendisine gösterilip beyanı alınan davacı şirket yetkilisi ....., çek üzerinde yetkilisi olduğunu kabul ettiği davacı şirket adına atılan imzanın kendi eli ürünü olmadığını söylemiştir. Davacı Şirket yetkilisinin ayakta ve oturarak kullandığı sağ eli ile yeterince imza örneği alınarak dosya arasına alınmıştır. Ayrıca daha önce başka amaçla attığı imzalarını taşıyan belge asıllarına temin edilmiştir. Davacı Şirketin daha önceki yetkililerinden ...'in 14/11/2024 tarihinde öldüğüne ilişkin nüfus kaydı dosyaya alınmıştır.Davaya konu çeki ibraz etmek sureti ile sorgulama yapan ve daha sonrada çek aslını teslim alan davalı ... bu çeke dayanarak alacak talebinde bulunduğu için çekte keşideci davacı adına atılan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu kanıtlamak zorunda olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor davaya konu çek ile ilgili olmayıp, davacı şirket yetkilisi ...'ın imzaladığı diğer çekler ile ilgili olduğu için, uyuşmazlığı çözen bir delil olarak değerlendirilmemiştir. Davacı keşideci şirket adına yetkilisi tarafından atılan ve inkar edilen imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olup olmadığının belirlenebilmesi için çek aslının temin edilip, çek üzerindeki imza ile emsal imzaları taşıyan belge asılları üzerinde yer alan imzaların karşılaştırılması sureti ile bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olup, gerek duruşmada uyarı yapılmak gerekse her iki davalı vekili ve davalı asillere uyarılı muhtıra tebliğ edilmiş olmasına rağmen ÇEK ASLI MAHKEMEMİZ DOSYASINA İBRAZ EDİLMEMİŞ, bu nedenle imza incelemesi yapılamamıştır. Bu hali ile çek aslını elinde bulunduran davalı ... tüm uyarılara rağmen çek aslını imza incelemesi yapılabilmesi amacı ile mahkememize sunmadığı ve fotokopi belge üzerinde de inceleme yapılamadığı için yukarıda belirtilen gerekçe ile ispat yükü üzerinde olan davalı ...'in keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğunu kanıtlayamadığı için davacı şirketin davaya konu çek dolayısı ile davalı ...'e borçlu olmadığının kanıtlandığı kabul edilmiştir.Diğer davalı ... şirketi vekili, çek aslı kendilerinde olmadığı için ibraz etmelerinin mümkün olmadığını, diğer davalının ibrazdan kaçınmasının kendileri aleyhine kullanılamayacağını, davacıdan aralarındaki ticari ilişki nedeni ile alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, keşideci davacının çek nedeni ile lehtar ve ciro silsilesinde yer alan kişilere karşı sorumlu olabilmesi için keşideci adına atılı imzanın keşideci şirket yetkilisine ait olması gerekir. Somut olayda davacı keşideci adına atılan imzanın şirket yetkilisine ait olduğu kanıtlanamadığı için davacının borçsuzluk savunmasının herkese karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının lehtar olan davalı ... şirketine karşı da çek nedeni ile borçlu olmadığının kabulü gerektiği, bu kararın davalı ... şirketinin davacıdan alacaklı olmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, ... şirketinin çeke dayanmaksızın da davacıdan alacaklı olduğunu diğer deliller ile kanıtlamasının mümkün olduğu kabul edilmiş, Menfi Tespit talebinin kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı ... tarafından tahsil için 31/01/2024 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız işlemi yapılarak aslı davalı ...'a iade edilen;... Şubesinde bulunan hesap üzerinde davacı ... A.Ş, lehtarı davalı ... Şirketi ve son hamilin ise davalı ... olduğu 31/01/2024 keşide tarihli 150.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çek nedeni ile davacının her iki davalıya BORÇLU OLMADIĞININ KABULÜNE2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 2.135,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.562,60 TL harcın düşülmesi ile fazla alınan 1.830,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,3-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4-) Davacı tarafından yapılan 732,00 TL harç ile 427,60 TL başvurma harcı, 1.310,00 TL tebligat ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 87,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 10.056,60 TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,5-) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,6-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE,Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/06/2026Katip ..... Hakim .....e - imzalıdır e - imzalıdırBu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.