Doğum borçlanmasının geçerliliği ve emekliliğe hak kazanma tespiti talebiyle açılan dava sonucunda, davalı kurum temyizinin reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacının doğum borçlanmasının geçerliliği ve emeklilik aylığı talebini reddeden kurum işleminin iptali konulu uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi davacının doğum borçlanmasını geçerli kabul ederek emekliliğe hak kazandığına karar vermiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmış, davalı kurumun temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak, kurumun ileri sürdüğü bozma nedenlerini yetersiz görmüş ve temyiz talebini reddederek kararı onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2026/4024 E.  ,  2026/3914 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2984 E., 2026/18 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/346 E., 2025/568 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 04.01.2024 tarihli .. sayılı ve 03.06.2024 tarihli .. sayılı Kurum işlemlerinin ayrı ayrı iptali ile doğum borçlanması sebebiyle ödemesini gerçekleştirdiği 608 günlük prim gününün emekliliğe esas prim gün sayısında dikkate alınarak toplam prim gün sayısının 5695 gün olarak kabul edilmesi ile emekliliğe hak kazandığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, .. T.C. kimlik numaralı davacı ...'ın, 11.11.2021 tarihli borçlanma talebi sonrasında; 17.03.1994-23.08.1995 tarihleri arasında 270 gün karşılığı 10.306,92.TL, 10.11.1997-09.11.1999 tarihleri arasında 338 gün karşılığı olarak 12.898,08.TL ödeyerek gerçekleştirdiği doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacının 09.03.2023 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 01.04.2023 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 81/B-k maddesi gereğince yaşlılık aylığına bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 11.11.2021 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile Kuruma müracaat ettiğini ancak Kurum tarafından sehven 17.03.1994 tarihinde doğan çocuğunun da borçlanma işlemine dahil edildiğinin anlaşılması üzerine borçlanma işleminin tekrar düzenlendiğini, davacının 05.12.2023 tarihli dilekçesi ile 17.03.1994 tarihinde doğan çocuğu için de borçlanma talep ettiğini ve Kurum tarafından talep doğrultusunda işlem gerçekleştirildiğini, davacının 25.12.2023 tarihli dilekçe ile 05.12.2023 tarihli borçlanma dilekçesinin iptalini talep ettiğini, dilekçe doğrultusunda borçlanmasının iptal edildiğini, davacının tahsis talep tarihi itibari ile 5675 prim ödeme gün sayısına haiz olmaması nedeni ile talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Kuruma yapmış olduğu doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti, aylık tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.