Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin Tekstil Ürünleri Satışından Kaynaklanan Teminat Senedi, Kalite ve Ödeme Anlaşmazlıklarına İlişkin Menfi Tespit ve Alacak Davası Gerekçeli Kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, tekstil ürünleri imalatçısı olan bir şirketin, davalıdan alacaklı olmasına rağmen davalının elinde bulunan ve bedelsiz kaldığını iddia ettiği 12.383.000 TL tutarındaki teminat senedinin iptali ve iadesi ile borçlu olmadığının tespiti talebini; birleşen davada ise, davalının ihracat amaçlı satın aldığı yeleklerin kalitesizliği, teslimat gecikmeleri ve sözleşme şartlarına aykırılıklar nedeniyle ciddi maddi ve itibari zararlar yaşadığı, ayrıca hatalı kur uygulamasıyla fazla ödeme yaptığı gerekçeleriyle tazminat talebini içeren, satış sözleşmesinden kaynaklanan karmaşık bir alacak ve menfi tespit davasının iddialarını sunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2022/731 KARAR NO : 2026/350BAŞKAN : Dr. ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... .......DAVA : Menfi Tespit - Alacak / Satış Sözleşmesinden KaynaklananDAVA TARİHİ : 21/07/2023KARAR TARİHİ : 07/05/2026KARAR Y.TARİHİ : 01/06/2026Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit/Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.I-İDDİALAR 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tekstil ürünleri imalatı ve pazarlaması yaptığını, taraflar arasında bazı tekstil ürünlerinin üretimi için yapılan anlaşma neticesinde 2022 yılı Nisan ayından itibaren ticari ilişkinin başladığını, davalının müvekkiline 07.04.2022 tarihinde 300.000,00 TL, 08.04.2022 tarihinde 900.000,00.-TL ve 13.04.2022 tarihinde 1.320.200,00.-TL ön avans ödemesi yaptığını, buna karşılık müvekkili tarafından davalıya 07.04.2022 tarihinde tanzim edilen 27.05.2022 ödeme tarihli 1.500.000,00.-TL bedelli teminat bonosu verildiğini, bilahare ise siparişlerin kendisine teslim edilmesi üzerine bu teminat senedinin müvekkiline iade edildiğini, daha sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin giderek büyüdüğünü, davalının yapılacak avans ödemeleri nedeniyle müvekkilinden tekrar teminat senedi istediğini, müvekkili şirketin de oluşan güven ve iyi niyet nedeniyle davalı firma yetkililerinin talebi üzerine 15.04.2022 tanzim tarihli 24.06.2022 ödeme tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli davaya konu edilen teminat senedini davalıya teslim etiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya mal teslimi ve nakit vb toplam 40.460.941,05.-TL ödeme yaptığını, davalı tarafından ise müvekkiline toplam 36.464.731,94.-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalıdan 3.996.731,94 TL alacağı kaldığını, davalı firmanın müvekkiline borçlu olmasına rağmen yapılan işin teminatı olarak aldığı ve bedelsiz olan 24.06.2022 ödeme tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli davaya konu senedi müvekkiline iade etmediğini belirterek her tülü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; bedelsiz kalan 15.04.2022 tanzim ve 24.06.2022 vade tarihli 12.383.000,00-TL bedelli teminat senedi niteliğindeki bonodan dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitini, bu bononun iptali ile müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...Ş., ....de faaliyet gösteren ve yurt dışına ihracat yapma yönündeki ticari girişimde bulunan dava dışı ...’ye satmak üzere davalı .... Ve Tic. Ltd. Şti ile 2022 Nisan ayından başlanarak bir takım emtiaların ... Tekstil tarafından üretilerek satın alınması ve süresinde parçalara (partilere) bölünmüş teslimatları gerçekleştirmeyi içeren ticari anlaşmalar yapıldığını, bu anlaşmalar kapsamında ... Tekstil firmasıyla 07.04.2022 tarihinde ekte bir örneği sunulu bulunan Ürün Satış Sözleşmesi ile 30.000 adet uluslararası standartlara uygun, level 4 platleri taşıyacak ölçülerde Cordura 500 kumaştan yapılma hücum/ taşıyıcı yelek (platesiz) için ve yine ekte bir örneği sunulu bulunan 15.04.2022 tarihinde, uluslararası standartlara uygun -20 derece soğuğa dayanıklı, fermuar dahil su geçirmez 50.000 adet uyku tulumu üretimi ve teslimi amacıyla Ürün Satış Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşmelerdeki edimin teminatı olarak ekli teminat mektupları alınmış, 1.500.000,00 TL tutarlı teminat senedi iade edildiğini, 07.04.2022 tarihli sözleşmeye mahsuben davalı ... Tekstil' e ...tarafından ödemeler yapıldığını, ... Tekstil davacı ... şirketine ilk teslimatta 18.04.2022 tarihinde sadece 539 adet taşıyıcı yelek teslim ettiğini, faturasını kestiğini, ... Grup ise bu ürünleri ....'a faturasını kestiğini, lojistiği ve gümrük ücretleri kendisi tarafından ödenerek .... yolladığını, ancak ...’nın kabul komisyonundan bu ürünlerin istenilen dikiş ve özelliklerde olmadığı için kabul edilmediğini, Neticesinde ... firması ticaretin bozulmaması için bu ürünleri hibe olarak Ukrayna’ya bağışlamak zorunda kaldığını, ... Tekstil ile yapılan 07.04.2022 tarihli 30.000 adet yelek sözleşmesi gereğince teslim edilen ürünlerin istenilen özellik ve kalitede olmaması, sözleşmedeki teslimat sürelerine ve sayılarına uyulmaması nedeniyle... çok ciddi maddi zararlara maruz kaldığını, ağır ulusal ve uluslararası ticari itibar kaybına uğradığını, Öte yandan davalı ile ihracata dayalı olarak gerçekleştirilen bu ticarette ürünlerin birim fiyatı USD cinsinden belirlendiğini ve kararlaştırıldığını, buna göre ... Tekstil tarafından teslim edilen ürünlere dair faturaların Türk Ticaret Kanununa göre ...bir önceki gün USD alış kuruna göre düzenlenmesi gerekirken o günkü serbest piyasa kuruna göre kesilmesi nedeniyle müvekkil tarafından davalıya fazla ödeme yapılmış olduğunun anlaşıldığını, bu durum davalı firmaya izah edilerek ticaretin sonunda ...tarafından ... Tekstil firmasından kur farkı sebebiyle alacaklı olduğu, carinin bu alacakla kapatılacağının defaten belirtildiğini, davacı firma, bu sorunlu ticarete rağmen bir yandan savaşta olan Ukrayna' ya ihracat yapan .... firması ile iş yapması, bir yandan davalı firmanın sürekli sözleşmeye uygun davranacağına dair taahhütleri ve sözlerine iyiniyetle güvenmesi, öte yandan davalıya önden ödemeler yapması, hatta borç para dahi vermesi, davalıda alacağı bulunması sebepleriyle zarar görmemek amacıyla davalı ... Tekstil ile bu kez 15.04.2022 tarihinde 50.000 adet uyku tulumu için ikinci sipariş sözleşmesini yapmak durumunda kaldığını, bu sözleşme gereğince müvekkil firma tarafından 13.04.2022 tarihinde 1.320.200,00 TL avans ödemesinin süresinde yapıldığını, ... Tekstil firmasının ilk teslimatta 12.05.2022 tarihinde sadece 450 adet uyku tulumunu teslim edip faturasının düzenlediğini, sözleşme gereği edimlerini süresinde ve tam olarak yerine getirmeyen davalı her nasılsa bu durumlara rağmen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinden gerçek dışı olarak bahsederek sözleşme gereği verdiği teminat senedinin iptali ve borçlu bulunmadığının tespiti talebiyle .... E sayılı dosyasında dava ikame ettiklerini, anılan davanın halen derdest olduğunu iş bu dava ile aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeniyle davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Birleşen davada davacı ...Savunma A.Ş. vekili 05.10.2023 tarihli ara karar gereği beyan dilekçesinde özetle; 07.04.2022 tarihli ve 15.04.2022 tarihli Ürün Satış Sözleşmeleri gereğince eksik ve ayıplı teslim edilen ürünler nedeni ile depo ve lojistik masraflarının kendisi tarafından ödendiğini, eksik ve ayıplı ürünler nedeni ile kâr mahrumiyeti zararı da dahil olmak üzere fazlaya ve sair her türlü hakları saklı kalması kaydıyla müspet zarar karşılığı olarak şimdilik 400,00 TL'nin; davalı ... şirketi ile ihracata dayalı olarak gerçekleştirilen bu ticarette ürünlerin birim fiyatı USD cinsinden belirlenip, kararlaştırıldığını fakat davalının teslim edilen ürünlere dair faturaların TTK'ya göre TCMB'nın bir önceki gün USD alış kuruna göre düzenlenmesi gerekirken o günkü serbest piyasa kuruna göre kesildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalıya fazla ödeme yapıldığından oluşan müspet zararlarına karşılık şimdilik 200,00 TL'nin; müvekkilin Ukrayna' ya gönderdiği emtiaların istenilen özellik, kalite ve nitelikte olmaması, sözleşmede kararlaştırılan teslimat sürelerine ve sayılarına uyulmaması nedeniyle uğradığı itibar kaybına karşılık şimdilik 200,00 TL'nin; sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca ifaya eklenen cezai şart niteliğindeki müspet zararına karşılık şimdilik 200,00 TL' nin, davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II-SAVUNMALAR 4. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davadan önce arabuluculuk sürecine başvurmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı ile davalı firmaların aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla ticari işlemlerinin teminatı olarak alınan teminat senedinin taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının edimlerini tam ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden halen müvekkili nezdinde tutulduğunu, henüz sözleşme fesih ve tasfiye edilmediğinden teminat senedinin iadesi koşullarının da oluşmadığını, dolayısıyla davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı ve bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının eksik ve ayıplı işler sebebiyle edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini, müvekkilinin davacı ile 2022 Nisan ayından başlanarak bir takım ürünlerin ... Tekstil tarafından üretilerek satın alınması ve süresinde parçalara bölünmüş teslimatları gerçekleştirmeyi içeren ticari anlaşmalar yaptığını, 07.04.2022 tarihinde akdedilen Ürün Satış Sözleşmesi ile 30.000 adet uluslararası standartlara uygun, level 4 platleri taşıyacak ölçülerde Cordura 500 kumaştan yapılma hücum/ taşıyıcı yelek (platesiz) için davacı ... Tekstil ile sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye mahsuben müvekkilinin 07.04.2022 tarihinde 300.000,00 TL ve 08.04.2022 tarihinde 900.000,00 TL avans ödemesinin davacıya yapıldığını; davacının, müvekkiline ilk teslimatta 18.04.2022 tarihinde sadece 539 adet taşıyıcı yelek teslim ederek, faturasını kestiğini, müvekkili şirketin ise bu ürünlere ilişkin faturasını EDI Group'a kesip lojistiği ve gümrük ücretleri kendisi tarafından ödenerek Ukrayna'ya yolladığını, ancak Ukrayna Savunma Bakanlığı kabul komisyonunun bu ürünleri istenilin dikiş ve özelliklerde olmadığı için kabul etmediğini, ... firmasının ticaretin bozulmaması için bu ürünleri hibe olarak Ukrayna'ya bağışladığını, müvekkili firma yetkililerinin hem sözlü hem de whatsapp yazışmaları aracılığı ile davacı firmasının yetkilisi .... yazılı olarak ürünlerin belirtilen özellik ve kalitede üretilmesi, zamanında teslim edilmesi konularında uyarılarda bulunduğunu, buna rağmen 07.04.2022 tarihli sözleşme uyarınca toplam 30.000 adet yelek sözleşmesindeki ürünlerin Ukrayna'ya sözleşmedeki teslim zamanlarında gönderilmediği gibi, ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, ayıplı olarak teslim edildiğini, davacının ürettiği ürünlerin Ukrayna' da ürünler açıldığında hata ve bozuk olduğunun tespit edildiğini, halihazırda savaş hali içerisinde bulunan ülkeden ürünlerin tekrar çıkartılarak iade edilmesinin mümkün olamadığından bu ayıplı ürünlerdeki ayıpların giderilmesi için müvekkili şirketin Ukrayna'da atölye ile anlaşılarak, hataların giderilmesi için yüklü miktarda tadilat masrafları ödenmek zorunda kaldığını, bu arada gidip geri dönen ürünlerin lojistik paralarının, gümrük ücreti zararlarının da müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin maddi zarara maruz kaldığından, ulusal ve uluslararası ticari itibar kaybına uğradığından davacı ile olan ticari ilişkisini sona erdirdiğini, müvekkili tarafından sipariş edilen ürünlerle ilgili olarak davacıya ödenmesi gereken tüm tutarların ödendiğini, ayrıca davacının faturalarını Türk Ticaret Kanunu uyarınca T.C. Merkez Bankası'nın bir önceki gün USD alış kuruna göre düzenlenmesi gerekirken o günkü serbest piyasa kuruna göre kesmesi nedeniyle müvekkili tarafından davacıya fazla ödeme yapıldığını, bu durumun davacı firmaya anlatılarak kur farkı faturası kesilerek düzeltileceği ve carinin kapatılacağının defaten belirtildiğini, ancak müvekkili firmanın, bu sorunlu ticarete rağmen bir yandan savaş durumunda bulunan Ukrayna' ya ihracat yapan firma ile iş yapması, bir yandan davacı firmanın sürekli sözleşmeye uygun davranacağına dair taahhütleri ve sözlerine iyi niyetle güvenmesi ve davacıya önden ödemeler yapması nedeniyle davacı ile 15.04.2022 tarihinde uluslararası standartlara uygun -20 derece soğuğa dayanıklı ve fermuar dahil su geçirmez 50.000 adet uyku tulumu için yeni bir Ürün Satış Sözleşmesi akdettiğini ve bu sözleşme gereğince müvekkili firma tarafından davacıya 13.04.2022 tarihinde 1.320.200,00 TL avans ödemesi yapıldığını; davacının 12.05.2022 tarihindeki ilk teslimatta sadece 450 adet uyku tulumunu teslim edip faturasını düzenlediğini, ancak yine Ukrayna Savunma Bakanlığı kabul komisyonunun bu ürünlerde dikiş ve en - boy ölçülerinde hatalar olduğunu belirlediğini, bu parça teslimata acil ihtiyaçları olduğu için kabul ettiklerini ama bir sonraki teslimatta ürünlerin istenilen özellik ve sayıda olması gerektiğini belirttiklerini; bunun üzerine müvekkil firma tarafından davacıya hem sözlü hem de yazılı uyarı ve ikazda bulunulduğu, buna rağmen davacının 24.06.2022 tarihinde son sevkiyatla birlikte teslim etmesi gereken 50.000 adet uyku tulumunu teslim edemediğini ve 02.09.2022 tarihindeki son faturasıyla teslim ettiği ürün sayısının toplamı 41.487 adette kaldığını, davacının teslim ettiği ürünlerin istenilen özellik ve kalitede olmaması, sözleşmede kararlaştırılan teslimat sürelerine ve sayılarına uyulmaması nedeniyle müvekkilinin maddi zarar ve ticari itibar kaybına uğradığını, sözleşmede hüküm altına alınan en - boy ölçülerinde olmadığı için Ukrayna Devleti yetkili makamlarınca teslim alınmayan ve savaş nedeniyle iadesi de yapılamayan 3315 adet uyku tulumunun şu an Ukrayna'daki bir depoda bulunduğunu ve gerekli resmi yazışmaların tamamlanması ile ülkemize iadesinin yapılmasının beklendiğini, ürünlerin Türkiye ilgili gümrüğünden geçer geçmez davacı firmaya iade faturası kesilerek teslim edileceğini, bu nedenle dava konusu teminat senedinin zararının iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.5. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi görev ve yetkili olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebinin TBK'nın 231 maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, davacının 3315 adet uyku tutulumu iade etmediği gibi, buna ilişkin uyarı ve bildirimde de bulunmadığını, bu nedenle davacının doğmamış bir zarar talebinde bulunduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının ayıba karşı tekeffüle dayanarak müvekkili şirketten zarar ve cezai şart talebinde bulunsa da ayıba karşı bu taleplerin ileri sürülebilmesi için ayıp ihbarının yasanın belirlediği sürelerde yapılması gerektiğini; TTK 23/C malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmek, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağını, davacı ile müvekkili şirket arasında son fatura ve mal teslimi üzerinden | yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen TTK madde 8 kapsamında müvekkili şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu nedenle davacının ayıba dayalı zarar ve cezai şart talep edemeyeceğini, ürünlerin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, müvekkilinin cari hesap kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğunu, davacının gönderilen fatura içeriklerine ve faturalara da süresinde itiraz etmediğini, dolayısıyla faturalar ve içeriklerini kabul ettiğini belirterek davanın usul ve esas bakımından reddini karar verilmesi talep etmiştir.III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar6. Taraflar aralarında 07.04.2022 ve 15.04.2022 tarihli iki sözleşme akdedildiği ve bu sözleşmeye dayalı olarak teminat amaçlı olarak asıl davada menfi tespit istemine konu edilen bononun davacıya verilmiş olduğu ile yine taraflarca yapılan ödemeler hususunda çekişme bulunmadığı anlaşılmaktadır.B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları7. Asıl davada; Davacının sözleşmelerden kaynaklanan teslim yükümlülüklerini eksiksiz ve ayıpsız olarak süresinde yerine getirip getirmediği, taraflar arasında akdedilen satım sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlaşılan bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı, birleşen davada ise; satım sözleşmesine konu edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ürünlerin geç teslim edilmiş olup olmadığı ile birleşen dava davacısının sözleşmeden dönmüş olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre menfi ve müspet zararlarının ayrı ayrı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER8. Taraflar arasında imzalanan 07.04.2022 tarihli Ürün Satış Sözleşmesi'nin incelenmesinde; alıcının ...; satıcının .... Tic. Ltd. Şti olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 2. Maddesinde, bu sözleşmenin konusunun, uluslararası standartlara uygun ve level 4 platleri taşıyacak ölçülerde, Cordura 500 kumaştan yapılma hücum/taşıyıcı yelek(platesiz) ürünü için toplamda 30.000 adet yelek siparişinin belirtilen tarihlerde belirtilen şekilde alıcının belirttiği yere teslimi edilmesi işi olduğu, bu ürünlerin taraflarca ticaretinin iki aşamalı şekilde gerçekleşeceği, ilk aşamada 8000 adet hücum/taşıyıcı yeleğin alıcıya teslim edildikten ve ödemesi tamamlandıktan sonra ikinci aşamada 22.000 adet hücum/taşıyıcı yeleğin bu sözleşmedeki hükümler çerçevesinde satıcı tarafından alıcıya teslim edileceği ve ödemelerinin yapılarak ticaretinin gerçekleştirileceği; "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 3. Maddesinde, bu sözleşmenin teklif birim fiyat sözleşmesi olduğu, alıcının siparişine göre yer alan iş kaleminin miktarı 30.000 adet ile bu iş kalemleri için tedarikçi tarafından temin edilecek ürünlerin her iki tarafça belirlenecek birim adet fiyatına göre bu sözleşmeye ek protokole göre faturalandırılacağı; "Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler" başlıklı 4. Maddesinde, taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin nakliye, sigorta, yükleme giderleri sözleşme de akdedildiği gibi satıcıya ait olduğu, ürünlerin alıcının belirttiği ülke ve şehirde belirtilen adrese teslim şeklinde olacağı, ilgili mevzuatı uyarınca belirtilen fiyata KDV, yurt içi lojistiğin dahil olduğu, bu şekilde fatura kesileceği; "İşe Başlama, Bitirme Şekil ve Şartları ile Teslim Programı" başlıklı 6. Maddesinde, malın teslim edilme yerinin İstanbul Havalimanı/Çorlu Havalimanı olduğu, sözleşmenin imzalanması akabinde sipariş avansının ödenmesine müteakip işe başlanacağı, ilk olarak avansı ödenen ürünlerin teslim süresinin teslim süre ve adetleri listesinde belirtildiği gibi olduğu, teslimat yapılan ürünlerin kalan bakiyelerinin ürün tesliminde ödeneceği ve ürün tesliminin gerçekleşmiş olacağı, satıcının, alıcı tarafından verilen teslim programına göre teslimat süreleri, ürün nitelikleri konusunda sözleşmede yazan maddeleri kabul ve taahhüt ettiği, bu doğrultuda satıcıdan doğacak her türlü geç teslimat, hatalı ürün teslimatı veya eksik ürün teslimatı için günlük olarak toplam siparişin %5'i kadar ceza ödemeyi kabul ve beyan ettiği, bu gecikmenin 5 iş gününü geçemeyeceği, geçmesi durumunda alıcının ticari ve itibari kaybı ile ilgili açılacak her türlü davada belirlenen maddi tazminatı ödemekle satıcının yükümlü olduğu, ayrıca yaşanan gecikmelerden veya eksik teslimatlar nedeniyle doğacak lojistik ve gümrük ücretlerinin satıcıya yansıtılacağı, satıcının teslim ettiği ürünlerde alıcının istediği niteliklerde olamayan ya da eksik kusurlu bulunan her bir ürünü satıcının 5 iş günü içerisinde istenilen nitelikteki ürünle değiştirmek zorunda olduğu; "Ödeme Koşulları ve Zamanı" başlıklı 7. Maddesinde, sözleşme bedelinin bir kısmını sözleşmenin imzalandığı gün ve ertesi gün içerisinde proforma faturaya istinaden fatura tutarı ödeme olarak satıcının hesabına peşin yatırılacağı, mülkiyet hakkı malın bedelinin tamamen ödenmesi ile birlikte alıcıya geçeceği, ticaret tamamlandıktan sonra sözleşmeyle birliktesatıcının imzalayıp alıcıya verdiği teminat senedinin satıcıya iade edileceği, sözleşmeye bağlı teminat senedinin, sözleşmede belirtilen yükümlülükleri satıcı yerine getirmezse kullanılabileceği, aksi durumlarda sözleşme senedinin 3. Şahıslara devredilemeyeceği ve ciro edilemeyeceği; "Alıcının Yükümlülükleri" başlıklı 11. Maddesinde, satıcının, sözleşme konusu malı, alıcı tarafından belirlenen standartlar dahilinde teste tabi tutacağını ve aksi durumlarda mutlaka alıcıya teslimden önce yazılı bildirmeyi taahhüt edeceği, alıcının, ürünleri teslim aldıktan sonra gerekli testleri yapabileceği ve bunun sonucunda ürünlerde sipariş formunda belirtilen özellikleri taşımayan ürünleri iade edeceği, satıcının, bunu kabul ederek yerine istenilen özellikteki ürünleri belge ve sertifikalarıyla vermeyi kabul ve beyan ettiği; "Malzemelerin Garanti Süresi, Teslimi ve Taşınması" başlıklı 12. Maddesinde, malzemelerin garanti süresinin 2 yıl olduğu; "Anlaşmazlıkların Çözümü" başlıklı 14. Maddesinde, bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın çözümünde ....Dairelerinin yetkili olduğu hususlarında düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 9. Sözleşmenin eki olan; EK 5.2'de yer alan uyku tulumu sipariş formunun incelenmesinde, Cordura 600-7000 denye kumaştan imal edileceği, 30 cm X 25 cm standart ölçülerde plateler ön ve arka kısımlarda birer adet yer alacak şekilde olacağı, yeleğin ön kısımda 5 adet şarjörlük bulunacağı, göğüs kısmında 1 adet çok amaçlı çanta yer alacağı, yan panelde 1 adet çok amaçlı çanta yer alacağı, her bir taşıyıcı yelek için 40USD+KDV olarak birim fiyatı belirlenmiş olduğu, ürün teslimlerindeki Merkez Bankası USD kuruna göre TL olarak faturalandırılacağı, toplam sipariş sayısının 9000 adet olduğu;Taşıyıcı Yelekler İçin Fiyat, Teslim Süreleri ve Adetleri başlıklı 5.3 nolu ekinde; her bir taşıyıcı yelek için 40,00 USD+KDV olarak birim fiyatı belirlenmiş olduğu, ürün teslimlerindeki Merkez Bankası USD kuruna göre TL olarak faturalandırılacağı, toplam sipariş sayısının 9000 adet olduğu, 07.04.2022 tarihinde alıcı tarafından yapılacak ön ödeme sonrasında; 15 Nisan ilk teslimatta -1.125 adet taşıyıcı yelek; 21 Nisan ikinci teslimat 1.125 adet taşıyıcı yelek; 26 Nisan üçüncü teslimat 1.125 adet taşıyıcı yelek; 3 Mayıs dördüncü teslimat -1.125 adet taşıyıcı yelek; 10 Mavıs beşinci teslimat 21125 adet taşıyıcı yelek, 17 Mayıs altıncı teslimat -1.125 adet taşıyıcı yelek; 24 Mayıs yedinci teslimat -1.125 adet taşıyıcı yelek; 27 Mayıs son teslimat -1.125 adet taşıyıcı yelek olmak üzere toplam 9.000 adet uyku tulumunun satıcı tarafından alıcıya yukarıdaki tarihlerde ve sayılarda teslim edileceği hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 10. Taraflar arasında imzalanan 15.04.2022 tarihli Ürün Satış Sözleşmesinin incelenmesinde; alıcının ...; satıcının .... Tic. Ltd. Şti olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 2. Maddesinde, bu sözleşmenin konusunun, uluslararası standartlara uygun -20 C dereceye dayanıklı, fermuar dahil su geçirmez Uyku Tulumu için toplamda 50.000 (ellibin) adet uyku tulumu siparişinin belirtilen tarihlerde belirtilen şekilde alıcının belirttiği yere teslimi edilmesi işi olduğu; "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 3. Maddesinde, bu sözleşmenin teklif birim fiyat sözleşmesi olduğu, alıcının siparişine göre yer alan iş kaleminin miktarı 50.000 adet ile bu iş kalemleri için tedarikçi tarafından temin edilecek ürünlerin her iki tarafça belirlenecek birim adet fiyatına göre bu sözleşmeye ek protokole göre faturalandırılacağı şeklinde düzenlemelere yer verilmiş olup; sözleşmenin diğer maddelerinin 07.04.2022 tarihli sözleşme ile aynı mahiyette olduğu görülmüştür. 11. Sözleşmenin eki olan; EK 5.2'de yer alan uyku tulumu sipariş formunun incelenmesinde; dış tarafı %100 Polyester minumum 130 gr m2 kumaştan imal edileceği, fermuar dahil su geçirmez özellikte olacağı, iç tarafı m2'de minumum 150 gr elyaf kullanılarak yapılacağı, -20 C derece soğuya dayanıklı ürün olacağı, toplam ağırlığının minimum 1500 gr olacağı, uyku tulumlarının her birinin kendisine ait kılıf/çantası olacağı, tulumların ölçülerinin minimum boy 215 cm, en genişliği minimum 75cmx2- 150cm olacağı, her bir uyku tulumu için 32,50USD+KDV olarak birim fiyatı belirlenmiş olduğu, ürün teslimlerindeki Merkez Bankası USD kuruna göre TL olarak faturalandırılacağı, toplam sipariş sayısının 50.000 adet olduğu; Sözleşmenin "Uyku Tulumları İçin Fiyat, Teslim Süreleri ve Adetleri" başlıklı 5.3 nolu ekinin incelenmesinde; her bir uyku tulumları için 32,S0USD+KDV olarak birim fiyatı belirlenmiş olduğu, ürün teslimlerindeki Merkez Bankası USD kuruna göre TL olarak faturalandırılacağı, toplam sipariş sayısının 50.000 adet olduğu, 15.04.2022 tarihinde alıcı tarafından yapılacak ön ödeme sonrasında; 25 Nisan ilk teslimatta, 2 Mayıs ikinci teslimatta, 9 Mayıs üçüncü teslimatta, 16 Mayıs dördüncü teslimatta, 6 Haziran yedinci teslimatta, 13 Haziran sekizinci teslimatta, 20 Haziran dokuzuncu teslimatta, 24 Haziran son teslimatta 5000'er olmak üzere toplam 50.000 adet uyku tulumunun satıcı tarafından alıcıya yukarıdaki tarihlerde ve sayılarda teslim edileceği şeklinde düzenlemelere yer verildiği görülmüştür. 12. Asıl Davaya Konu Teminat Senedinin incelenmesinde; düzenleyen/ senedi ödeyecek kişinin davacı .... Tic. Ltd. Şti ve ..., alacaklının davalı ...Ş olduğu, 12.383.000,00 TL tutarlı senedin, düzenleme tarihinin 15.04.2022, ödeme tarihinin ise 24.06.2022 olduğu, senet bedelinin nakden alındığının belirtildiği, senedin arkasında "Bu senet 15.04.2022 tarihli tulum sözleşmesine istinaden teminat amaçlıdır" şerhinin yazılarak, .... Tic. Ltd. Şti. kaşesi ile kaşelenip, yetkili imzası ile imzalanmış olduğu görülmüştür.13. Asıl davada davacı/birleşen davada davalı .... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerin, e-defter ortamında tutulduğu ve dönem beratlarının zamanında alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle; davacı şirketin 2022 takvim yılına ait kanuni defterlerinin; HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre 14.10.2022 tarihinden itibaren, davacı şirketin, davalı şirketten 3.996.731,94 TL alacağının olduğu, davacı şirket yetkilileri tarafından davalı şirkete verilen 15.04.2022 tanzim, 24.06.2022 ödeme tarihli, 12.383.000,00 TL bedelli teminat senedinin, davacı şirket ticari defterlerinde yer almadığı, dava tarihi itibariyle ... Limited Şirketi'nin ...'den 3.996.731,94 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. 14. Mahkememizce dosya üzerinde Mali Müşavir, Tekstil Mühendisi ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmiş olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 07.04.2022 tarihli birim fiyat Ürün Satış sözleşmesinde; davacı yüklenicinin 30.000 adet uluslararası standartlara uygun ve level 4 platleri taşıyacak ölçülerde, Cordura 500 kumaştan yapılma hücum'taşıyıcı yeleğini(platesiz) davacı ... şirketine telim etmeyi taahhüt ettiği, fakat sözleşmenin eki sipariş formunda sipariş edilen taşıyıcı yelek sayısının 9000 adet olduğunun belirlendiği; Sözleşmede yeleklerin 15.04.2022 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde 1.125 adet olarak parça parça teslim edileceği ve en son teslim tarihinin 27.05.2022 olduğunun kabul edildiği, buna karşılık davalı iş sahibinin her bir taşıyıcı yelek için 40 USD +KDV ödeme yapacağı, tarafların birbiri ile uyumlu ticari defterlerine kaydedilen faturalara göre davacının, 9532 adet taşıyıcı yeleği davalı iş sahibine teslim ettiği, buna göre davacının Sözleşmeye göre davalıya eksik ürün teslim etmediği aksine fazla ürün teslim ettiğinin tespit edildiği; davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 15.04.2022 tarihli birim fiyat Ürün Satış sözleşmesinde ise; davacı yüklenici ... şirketinin, 50.000 adet uluslararası standartlara uygun -20 C dereceye dayanıklı, fermuar dahil su geçirmez Uyku Tulumunu davacı şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiği; davacının da her bir uyku tulumu için 32,50-USD +KDV üzerinden davalıya ödeme yapacağını kabul edildiği, ancak tarafların ticari defterlerine kaydedilen faturalara göre sözleşmeye göre 5000 adet uyku tutulumu teslim edilmesi gerekirken toplam 45432 uyku tulumunun davalıya teslim edildiğinin, dolayısıyla sözleşmeye göre davalı iş sahibine 4568 adet ürünün eksik teslim edildiğinin belirlendiği, ancak sözleşmelerde ürün başına ödeme yapılacağı kararlaştırıldığından ve davacı iş sahibine teslim edilen ürün adeti kadar fatura düzenlendiğinden davacı iş sahibinin, davalı yükleniciye eksik teslim edilen ürünler nedeni ile fazla ödeme yapmadığının tespit edildiği, dosyada davacı iş sahibi tarafından, davalı yükleniciye yapılmış ayıp bildirimi ve/veya ihtarı bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki Sözleşmelerin 12 maddesinde ürünlerin garanti süresinin 2 yıl olduğu kabul edildiği, 07.04.2022 tarihli Sözleşmede yeleklerin 15.04.2022 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde 1.125 adet olarak parça parça teslim edileceği, en son teslim tarihinin 27.05.2022 olduğunun kabul edildiği ancak, faturalardan en son yelek teslimatının davacı iş sahibine 20.09.2022 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, 15.04.2022 tarihli Sözleşmede ise uyku tutumlarının 25.04.2022 tarihinden başlayarak 24.06.2022 tarihine kadar 5000 adet olarak parça parça teslim edileceği kabul edildiği, faturalardan ise davacı iş sahibine en son uyku tulumu teslimatının 02.09.2022 tarihinde yapıldığının belirlendiği, bu durumda yerleşik uygulama gereğince Sözleşmelerdeki 2 yıllık garanti süresi içerisinde davalı iş sahibinin ürünlerdeki iddia ettiği ayıplarla ilgili ihbar zorunluluğu olmadan davacı yükleniciden talepte bulunabileceğinin değerlendirildiği, davalı iş sahibinin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğini iddia etmişse de; davalının bu iddiasını ispat edecek dosyaya ürünlerin ayıp nedeni ile iade edildiğine ilişkin belge, tespit raporu vb somut herhangi bir belge sunmadığı, bu nedenle mevcut dosya kapsamından ürünlerde ayıp olup olmadığı, kaç adet üründe ayıp olduğu, bu ayıpların onarımla giderilip giderilmeyeceği, bu ayıpların davacı iş sahibinin ürünleri kabulüne engel olup olmayacağı kesin olarak tespit edilemediği, asıl davada; davacı/ birleşen davanın davalısı yüklenici tarafından dava konusu 15.04.2022 düzenleme, 24.06.2022 vadeli 12.383.000,00-TL bedelli senedin 15.04.2022 tarihli Sözleşmesinin teminatı olarak davalı/birleşen davanın davacısına verildiği, birleşen davada, davalı iş sahibinin Sözleşmelere konu edimlerin ifa edilmesinden dolayı davacı yükleniciden sadece kur farkından kaynaklı olarak 148.397,51-TL alacağı olduğu, buna karşılık tarafların birbirleri ile uyumlu ticari defter kayıtlarından davalı yüklenici iş sahibinden bakiye 3.996.731,94 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacı yüklenicinin davalı iş sahibine 15.04.2022 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat senedinden dolayı borcu olmadığı tespit edilmiş olup, senedin davacıya iadesinin gerektiğinin değerlendirildiği; Birleşen Davada; dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; davacı iş sahibinin, davalı yükleniciden sözleşmeye konu ürünlerin geç, eksik ve ayıplı olarak teslim edilmesinden dolayı müspet zarar talebinde bulunamayacağı, ticari itibarının zarara uğradığından zarar talep edemeyeceği, sözleşmeye göre ürünler geç teslim edilmişse de; dosyada davacı iş sahibin, davalı yükleniciden parça parça teslim edilen ürünlerin ihtirazı kayıtla teslim alındığını gösterir bilgi ve belgenin veya teslimden önce ceza şart talep etme hakkının saklı tutulduğuna ilişkin yaptığı bildirim ve/veya ihtarın bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen faturalara karşı ayıp nedeni ile iade faturası da düzenlenmediği, davacının bu faturalar kabul edilerek ticari defterlerine işlediği, taraflarca sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından davacının TBK 179/ II maddesi uyarınca işi itirazı kayıtla teslim alması halinde davalıdan bu cezai şartı talep edebileceği, bu nedenle hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere davacı iş sahibinin ürünlerin geç teslim edilmesi veya eksik teslim edilmesi nedeniyle davacının, davalı yükleniciden cezai şart talep edemeyeceğinin değerlendirildiği; davacı iş sahibinin, faturalardaki kur farkından kaynaklı olarak davalıdan alacağının 148.397,51-TL olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 15. Asıl Dava, ticari satış sözleşmesine dayalı olarak teminat amacı ile verilen kambiyo senedinden ötürü borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yine taraflar arasındaki satış sözleşmesine dayalı olarak satışa konu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına bağlı olarak uğranılan menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkindir. 16. Davacı /birleşen davanın davalısı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (...) asıl davada; davalı alıcı ...Savunma A.Ş. (...) ile 30.000 adet hücum taşıyıcı yelek (platesiz) üretimi için 07.04.2022 tarihinde Ürün Satış Sözleşmesi, 50.000 (ellibin) adet uyku tulumu üretimi içinde 15.04.2022 tarihinde Ürün Satış Sözleşmesi düzenlendiğini, 15.04.2022 tarihli Sözleşme gereğince davalının yapacağı avans ödemelerine karşılık 15.04.2022 tanzim ve 24.06.2022 vade tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli teminat senedinin davalıya teslim edildiğini, ürünlerin sözleşmelere uygun olarak eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim edildiğini, tarafların ticari kayıtlarına göre davalıdan 3.996.731,94.-TL alacaklı olduğunu, ancak davalının borçlu olmasına rağmen bedelsiz kalan teminat senedini iade etmediğini belirterek 15.04.2022 tanzim ve 24.06.2022 ödeme tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli teminat senedinden dolayı davalıya borcu olmadığının tespitini, bononun iptali ile davacıya iadesine karar verilmesi talep etmiştir.17. Davalı/birleşen davanın davacısı ...ise, davacıdan dava konusu senedin 15.04.2022 tarihli sözleşme gereğince teminat senedi olarak alındığını, fakat davacının edimli sözleşmelere uygun olarak süresinde ifa etmediğini, teslim edilen ürünlerin sözleşmede belirtilen özellik ve kalitede olmadığını, davacının ürünleri uyarı ve ikazlara rağmen eksik ve ayıplı olarak teslim ettiğini, bu nedenle davacının ürettiği ürünlerin müvekkilin satışını yaptığı Ukrayna devletinin yetkili makamları ve FDI şirketi tarafından kabul edilmediğini, yeleklerin savaş nedeni ile iadesi mümkün olmadığından ürünlerdeki ayıpların Ukrayna'da atölye tutularak parası ödenerek giderildiğini, ayıplı olan 3315 adet uyku tulumunun ise savaş nedeniyle henüz iadesinin yapılmadığını, ayıplı ve eksik ürünler nedeni ile ticari itibarının sarsıldığını ve maddi zarara uğradığını, zararın tespitinin ürünler iade edilmediği için henüz mümkün olmadığından taraflar arasındaki ticari ilişkinin henüz sona ermediğini ve tasfiyenin yapılamadığını belirterek davacının bu aşamada teminat senedinin iadesini talep edemeyeceğinden asıl davanın reddini talep etmiştir.18. Birleşen davanın davacısı GRUP birleşen davada; 07.04.2022 tarihli 15.04.2022 tarihli Ürün Satış Sözleşmeleri gereğince eksik ve ayıplı teslim edilen ürünler nedeni depo ve lojistik masraflarının kendisi tarafından ödendiğini, eksik ve ayıplı ürünler nedeni ile kâr mahrumiyeti zararı da dahil olmak üzere fazlaya ve sair her türlü hakları saklı kalması kaydıyla müspet zarar karşılığı olarak şimdilik 400,00.-TL; ihracata dayalı olarak gerçekleştirilen bu ticarette ürünlerin birim fiyatı USD cinsinden belirlenip, kararlaştırıldığını fakat davalının teslim edilen ürünlere dair faturaların TTK'ya göre TCMB'nın bir önceki gün USD alış kuruna göre düzenlenmesi gerekirken o günkü serbest piyasa kuruna göre kestiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalıya fazla ödeme yapıldığından oluşan müspet zararlarına karşılık şimdilik 200,00.-TL; Ukrayna' ya gönderdiği emtiaların istenilen özellik, kalite ve nitelikte olmaması, sözleşmede kararlaştırılan teslimat sürelerine ve sayılarına uyulmaması nedeniyle uğradığı itibar kaybına karşılık şimdilik 200,00.-TL ve Sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca ifaya eklenen cezai şart niteliğindeki müspet zararına karşılık şimdilik 200,00.-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL zararının ticari avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.19. Buna karşılık davalı ...; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından maddi zarar talep edemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ürünlerin sözleşmelere uygun olarak süresinde, eksiksiz ve ayıpsız olarak davacıya teslim edildiğini, ürünlerin davacıya iade edilmediğinden davanın bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.20. Öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirmenin yapılması gerekmekte olup taraflar arasında akdedilen 07.04.2022 ve 15.04.2022 tarihli sözleşmeler standart kalıplarda seri üretimi yapılacak olan tekstil ürünlerinin (yelek ve uyku tulumu) satımını konu almaktadır. Bu itibarla taraflar arasındaki hukuki ilişki, 6102 sayılı TTK m. 4 ve 6098 sayılı TBK m. 207 vd. hükümleri uyarınca "Ticari Satım Sözleşmesi" niteliğinde olup; davacı/birleşen davada davalı satıcı, davalı/birleşen davada davacı ise alıcı konumundadır. 21. Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmelerin 2. maddelerinde sözleşmenin konusunun, uluslararası standartlara uygun ve level 4 platleri taşıyacak ölçülerde, Cordura 500 kumaştan yapılma hücum/taşıyıcı yelek (platesiz) ürünü için toplamda 30.000 adet yelek ile uluslararası standartlara uygun -20 C dereceye dayanıklı, fermuar dahil su geçirmez Uyku Tulumu için toplamda 50.000 (ellibin) adet uyku tulumu siparişlerinin belirtilen tarihlerde belirtilen şekilde alıcının belirttiği yere teslimi edilmesi işi olduğu; "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 3. maddelerinde, sözleşmelerin teklif birim fiyat sözleşmesi olduğu, alıcının siparişine göre yer alan iş kaleminin miktarı 30.000/50.000 adet ile bu iş kalemleri için tedarikçi tarafından temin edilecek ürünlerin her iki tarafça belirlenecek birim adet fiyatına göre bu sözleşmeye ek protokole göre faturalandırılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. 22. Davacı yan taraflar arasında bir satım sözleşmesi bulunduğu ve bu satım sözleşmesinin teminatı olarak dava konusu edilen bononun davalı yana verildiğini, bu satım sözleşmesinin sonunda halen müvekkilinin davalıdan alacağının bulunduğunu ancak ilişkinin sona ermesine karşın davalının teminat senedini iade etmediğini iddia etmekte ve bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. 23. Davalı yan davacının teminat senedi iddiasını kabul etmekte, ancak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiye edilmediğini zira davacının ayıplı ve geç teslimden ötürü müvekkiline karşı sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmektedir. 24. Uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır.25. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir.26. Öğretide ayıp, satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.27. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. 28. Ancak TTK m. 23 hükmünde malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya bildirmeye ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” Bununla birlikte ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanunun 223/2. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır.29. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde TBK'nın 227. maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir.30. Bununla birlikte satıcının ağır kusurlu olduğu halde, diğer bir ifade ile eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim TBK'nın 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır. 31. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. 32. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.33. Ayrıca alıcı TBK’nın 230. maddesi uyarınca birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir.34. Asıl davada davacı satıcının, 15.04.2022 tarihli sözleşme kapsamında verdiği teminat senedinden dolayı davalıya borcu olup olmadığının, davalı/karşı davacının, karşı davadaki her iki sözleşme yönünden talepleri birlikte değerlendirilerek tespit edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 35. Birleşen davada davacı ..., dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00.-TL talep etmiş, 05/10/2023 tarihli dilekçesinde ise bu taleplerini şu şekilde somutlaştırmıştır; a. Eksik ve Ayıplı Teslim Sebebiyle Kar Mahrumiyeti (Müspet Zarar): Davalı tarafın ürünleri eksik ve ayıplı teslim ettiği, ...'dan satın alınan eksik ve ayıplı olduğu için teslim edilemeyen veya kabul edilmeyen her bir ürün başına elde etmeyi beklediği net kazançtan mahrum kaldığını, uğranılan kar mahrumiyeti zararları olduğundan bahisle, bu zarar kalemi için şimdilik 400,00.-TL talep edilmiştir. b. Kur Farkından Kaynaklı Zarar (Müspet Zarar): Faturaların, TTK uyarınca TCMB'nin bir önceki günkü USD alış kuru üzerinden düzenlenmesi gerekirken, serbest piyasa kuru üzerinden kesilmesi nedeniyle fazladan yapılan ödemelerden kaynaklanan zararları olduğundan bahisle, bu zarar kalemi için şimdilik 200,00.-TL talep edilmiştir. c. Ticari İtibar Kaybı (Müspet Zarar): Ürünlerin istenilen kalite ve özelliklerde olmaması, teslimat sürelerine uyulmaması ve kararlaştırılan nitelikteki ürünlerin (özellikle 3315 adet uyku tulumunun) Ukrayna makamlarınca kabul edilmemesi nedeniyle uğranılan ticari itibar kaybı zararlarının bulunduğundan bahisle, bu zarar kalemi için şimdilik 200,00.-TL talep edilmiştir. d. İfaya Eklenen Cezai Şart (Müspet Zarar): Sözleşmelerin 6.3 ve 6.4 maddelerinde yer alan; geç teslimat, hatalı veya eksik ürün teslimatı durumlarında ödeneceği belirtilen (günlük %5) ve teslimat gecikmelerinden doğacak lojistik/gümrük ücretlerini kapsayan ifaya eklenen cezai şart niteliğindeki zararlarının mevcut olduğundan bahisle, bu zarar kalemi için de şimdilik 200,00.-TL talep edilmiştir.36. Yukarıdaki taleplerin incelenmesinde, davalı karşı davacı ...'un zarar kalemlerinin tamamını "müspet zarar" olarak nitelendirdiği, menfi zarar niteliğinde açıkça tasnif edilmiş ayrı bir talep kalemi beyan edilmediği görülmüştür. 37. Yukarıda da değinildiği üzere asıl davada sözleşmenin teminatı olarak sunulan teminat senedinin iadesi koşullarının değerlendirilmesi bakımından öncelikle Davacı/ birleşen davada davalı ...'ın, edimlerini sözleşmelere uygun olarak eksik ve ayıpsız olarak ifa edip etmediği, iade edilen ürün olup olmadığı ve ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir. 38. Bu bakımdan birleşen davada davacı ...ayıp iddiası bakımından süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığının değerlendirildiğinde, sunulan beyanlar ve deliller incelendiğinde; davacı (satıcı) ..., teslimatların üzerinden 1 yıla yakın süre geçmesine rağmen TTK m. 18/3 kapsamında (noter, iadeli taahhütlü mektup, telgraf veya KEP aracılığıyla) kendisine yapılmış hiçbir geçerli ayıp ihbarı bulunmadığını açıkça savunmuştur. Buna karşılık davalı (alıcı) ..., ayıp ihbarını sözlü olarak ve WhatsApp yazışmaları üzerinden gerçekleştirdiğini iddia etmiştir. 39. ...tarafından TTK m. 18/3'te öngörülen resmi yollarla yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmamaktadır. Her ne kadar dosyadaki bilirkişi heyeti, sözleşmede yer alan "2 yıllık garanti süresi" nedeniyle alıcının ayıp ihbarı külfetinden muaf olduğunu değerlendirmişse de, garanti süresi, kanundan doğan muayene ve ihbar külfetini ortadan kaldırmamaktadır. 40. Davalı (alıcı) ..., ayıp ihbarını ispatlamak amacıyla dosyaya; ... yetkilisi ... ile yapılan WhatsApp yazışmalarını, mesajlaşmaları, videoları ve fotoğrafları delil olarak sunmuştur. Bu yazışmalarda alıcı tarafın; "Tulumda çok yavaşsınız", "Kışlıklar yok, söylenecek söz yok", "Batman da iade, hepsi iade, beni hemen ara", "şunlara bi geçemediniz mi dikiş" şeklinde serzeniş ve şikayetlerde bulunduğu görülmektedir. 41. HMK m. 199 gereğince WhatsApp yazışmaları "belge" niteliğinde olup, inkar edilmedikçe delil olarak kabul edilebilir. Ancak TTK m. 23/1-c gereği açık ayıpların 2 gün, gizli ayıpların ise ortaya çıkar çıkmaz (8 gün içinde) satıcıya ihbar edilmesi zorunludur. Sunulan WhatsApp yazışmaları incelendiğinde; bu beyanların süresinde (derhal) yapıldığını ve hangi partideki, hangi faturaya konu edilen, kaç adet ürünün ne tür bir ayıp taşıdığını şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte somutlaştırdığını söylemek hukuken mümkün değildir. Öte yandan, davalı alıcının ürünleri peyderpey teslim alması, bu ürünlere ilişkin faturaları herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kendi ticari defterlerine kaydetmesi ve "ayıp nedeniyle iade faturası" düzenlememiş olması da ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını gösteren diğer vakıalardır. Bu nedenle, sunulan deliller nazara alındığında, ayıp ihbarının süresinde, usulüne uygun ve ticari teamüllere yaraşır bir kesinlikte yapıldığı ispat edilememiştir.42. Satıma konu malların ayıplı olduğu iddiasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede ise; asıl davada davalı ..., malların ayıplı olduğunu ispatlamak için WhatsApp üzerinden gönderilen videolar ile Ukrayna'da depoda çuvallar içinde tutulduğu iddia edilen ayıplı ürünlerin fotoğraflarını sunmuştur. Ayrıca, ürünlerin Ukrayna Savunma Bakanlığı tarafından reddedildiğini iddia etmiş ve .... Devleti ilgili makam kayıtları/belgelerinin uluslararası istinabe yoluyla getirtilmesini talep etmiş, ancak savaş koşulları nedeniyle resmi tespit yaptırmanın fiili imkansızlık (mücbir sebep) oluşturduğunu savunmuştur. 43. Ancak bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; video ve fotoğraflarda dikiş hataları ve ölçü farklılıkları görülmekte ise de, bu iddialarını ispat edecek herhangi bir bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, kayda alınan bu ürünlerin bizzat davacı ... tarafından üretilip teslim edilen ürünler olup olmadığı, ayıpların niteliği ve kaç adet üründe bu hatanın bulunduğu kesin olarak tespit edilememektedir. Yine malların reddedildiğine dair alıcı ... veya Ukrayna makamlarından alınmış bir e-posta, red tutanağı veya teslim tesellüm belgesi gibi ürünlerin ayıp nedeniyle iade edildiğine dair hiçbir somut tespit raporu veya belge sunulmamıştır. 44. Ayrıca HMK m. 190 uyarınca ispat yükü, malın ayıplı olduğunu iddia eden davalı (alıcı) ...'un üzerindedir. Ancak Mahkememiz ve bilirkişi incelemesinde sabit olduğu üzere; davalı iş sahibi, teslim edilen ürünlere ilişkin faturaları itirazsız kabul etmiş, eksik teslimat iddiasına rağmen fatura edilen ürün adedi üzerinden eksiksiz ödemeler yapmış ve ticari defterlerinde davacıya karşı (teminat senedini haklı kılacak) bir alacak kaydı oluşturmamıştır; aksine defterler davacı ...'in 3.996.731,94.-TL alacaklı olduğunu göstermektedir. 45. Açıklanan nedenlerle davalı ...tarafından satıma konu malların ayıplı olduğu ispat edilemediği gibi ayıplı olduğunun varsayımında ise ayıp ihbarının yapıldığı ve süresinde olduğu da ispat edilemediği kabul edilmiştir. 46. Taraflar arasında imzalanan 07.04.2022 tarihli sözleşme, 30.000 adet taşıyıcı yelek için yapılmışsa da, bu sözleşmenin eki Sipariş Formunda ve Teslim Süresi başlıklı belgede toplam 9000 adet taşıyıcı yeleğin teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, buna karşı düzenlenen faturalardan teslim edilen yelek sayısının toplam 9532 adet olduğu, dolayısıyla bu sözleşmeye konu ürünlerin eksik değil, fazla sayıda davalı/birleşen davanın davacısı iş sahibine teslim edildiği görülmüştür. 47. 15.04.2022 tarihli Sözleşmede ve eki Sipariş Formunda toplam 50.000 adet uyku tulumunun tesliminin taraflarca kabul edildiği ancak, düzenlenen faturalardan sözleşmeye göre 50.000 adet uyku tulumu teslim edilmesi gerekirken toplam 45.432 uyku tulumunun teslim edildiği ancak, davacı karşı davalı ... Şirketi tarafından, davalı karşı davacı ...'a teslim edilen ürün adedi kadar fatura düzenlendiği, kadar fatura düzenlenmiş ve bu faturaların, tarafların kayıtlarına işlendiği, sözleşmeye göre davalı karşı davacı ... tarafından, davacı karşı davalı ... Şirketi'ne eksik teslim edilen ürünler nedeni ile fazla ödeme yapılmadığı, teslim edilen ürün sayısına göre belirlenen birim fiyata göre ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. 48. Davalı karşı davacı ... tarafından, ayıpların varlığını ispat edecek dosyada yeterli bilgi belge bulunmadığından, ürünlerde ayıp olmadığının kabul edilmesi gerektiği, yine davalı karşı davacı ... tarafından, davacı karşı davalı ... Şirketi'ne eksik teslim edilen ürünler nedeni ile fazla ödeme yapılmadığı tespit edilmekle, davalı karşı davacı ...'un, eksik ve ayıplı teslim edilen ürünler nedeniyle davalı yükleniciden kar mahrumiyeti, zarar ve alacak talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. 49. 07.04.2022 tarihli sözleşmede yeleklerin 15.04.2022 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde 1.125 adet olarak parça parça teslim edileceği, en son teslim tarihinin 27.05.2022 olduğunun kabul edildiği ancak, faturalardan en son yelek teslimatının davacı iş sahibine 20.09.2022 tarihinde yapıldığı; 15.04.2022 tarihli sözleşmede ise uyku tutumlarının 25.04.2022 tarihinden başlayarak 24.06.2022 tarihine kadar 5000 adet olarak parça parça teslim edileceğinin kabul edildiği ancak, faturalardan davacı iş sahibine en son uyku tulumu teslimatının 02.09.2022 tarihinde yapıldığı belirlenmiştir.50. Davalı karşı davacının cezai şart talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 51. Birleşen davada davacı tarafça, sözleşmelerin 6.3. maddesinde kararlaştırılan hükümlere dayanılarak geç ve eksik ifa sebebiyle cezai şart alacağı talep edilmiştir. Sözleşmenin anılan maddesinde düzenlenen gecikilen her gün için % 5 ceza ödeneceği yönündeki kural, niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şarttır. 52. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla satıcı şirketin mal teslimlerini sözleşmede öngörülen tarihlerden daha sonraki tarihlerde yaptığı anlaşılmakta ise de; TBK m. 179/2 amir hükmü gereğince ifaya ekli cezai şartın talep edilebilmesi için, alacaklının ifayı kabul ederken bu hakkını açıkça saklı tutması (ihtirazi kayıt ileri sürmesi) veya bu hakkından zımnen dahi olsa feragat ettiğini gösterir bir davranışta bulunmaması şarttır. 53. Birleşen dava davacısı alıcı şirket, aylar boyunca peyderpey yapılan geç teslimatları kabul etmiş, bu teslimatlara ilişkin düzenlenen faturaları herhangi bir çekince koymaksızın ticari defterlerine kaydetmiş ve ifaya ilişkin bedelleri ödemiştir. Teslim alma veya fatura ödeme süreçlerinin hiçbir aşamasında cezai şarta ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair usulüne uygun (TTK m. 18/3) bir ihtirazi kayıt beyanı dosyaya ibraz edilmemiştir. Alıcının (birleşen dava davacısının) Whatsapp üzerinden gecikmelere ilişkin yaptığı serzeniş ve yakınmalar, ticari satım hukuku anlamında cezai şart hakkını koruyan geçerli bir ihtirazi kayıt beyanı olarak nitelendirilemez. Kanun gereği ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin geç ifanın kabul edilmesiyle cezai şart talep hakkı sâkıt olduğundan (düştüğünden), bu alacak kaleminin de reddine karar vermek gerekmiştir.54. Birleşen davada davacının ticari itibar kaybı talebi yönünden yapıla değerlendirmede; Birleşen davada davacı tarafça, malların ayıplı olduğu ve yurtdışındaki alıcılar tarafından reddedildiği iddialarına dayalı olarak ticari itibar kaybı zararı talep edilmiştir. Medeni hukuk ve ticaret hukuku temel prensipleri (TMK m. 6, HMK m. 190) gereğince iddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir. Bir tacirin ticari itibarının zedelendiğinden bahisle tazminat talep edebilmesi için, salt sözleşmenin ihlal edilmiş olması yeterli olmayıp; itibar kaybına bağlı olarak gerçekleşen fiili ve somut zararların (iptal edilen ihaleler, kaybedilen müşteri portföyü, düşen ciro oranları gibi) inandırıcı ve kesin delillerle ortaya konulması gereklidir. 55. Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda da teyit edildiği üzere, birleşen dava davacısının ticari itibarının sarsıldığına ve buna bağlı somut bir maddi zarar doğduğuna ilişkin dosyaya sunulmuş hiçbir objektif delil, tespit raporu veya belge bulunmamaktadır. Kaldı ki, itibar kaybına dayanak yapılan ayıplı teslim iddiası dahi usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmaması sebebiyle hukuken dinlenebilir durumda değildir. İspat yükü yerine getirilmediğinden ve talep soyut iddialar boyutunda kaldığından itibar kaybı zararının reddine karar vermek gerekmiştir. 56. Davacının, döviz kurundan kaynaklı olarak alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede;57. Birleşen davada davacı tarafça, faturaların sözleşmeye aykırı olarak hatalı kur üzerinden düzenlendiği iddia edilerek kur farkı alacağı talep edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 07.04.2022 ve 15.04.2022 tarihli sözleşmelerin "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 3. maddeleri ile sözleşmelerin EK-5.2 numaralı sipariş formlarında; ürün bedellerinin teslim tarihindeki.... USD kuru esas alınarak TL cinsinden faturalandırılacağı amir hüküm altına alınmıştır. 58. Buna göre esas alınması gereken gösterge niteliğindeki döviz kuru 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu -VUK- ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ilgili Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğleri uyarınca) Fatura düzenleme tarihinde esas alınması gereken yasal kur: Faturanın düzenlendiği günden bir önceki iş günü .... (TCMB) tarafından saat 15:30'da açıklanan "Döviz Alış Kuru"dur.59. Dosyaya mübrez ticari defter ve fatura kayıtları üzerinde bilirkişi heyetince yapılan denetime elverişli incelemede; satıcı şirketin faturaları sözleşmede kararlaştırılan .... kurları yerine piyasa kurları üzerinden düzenlediği, bu durumun sözleşme hükümlerine açık aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu hesaplamaları uyarınca, sözleşmeye uygun kurların uygulanması neticesinde birleşen dava davacısı alıcının 148.397,51.-TL kur farkı alacağı bulunduğu sübuta ermiş olup, taleple bağlı kalınarak (HMK m. 26) kur farkı alacağı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 60. Asıl Dava yönünden yapılan değerlendirmede; 61. Davacı karşı davalı tarafından dava konusu 15.04.2022 düzenleme tarihli, 24.06.2022 vadeli 12.383.000,00-TL bedelli senedin 15.04.2022 tarihli Ürün Satış Sözleşmesinin teminatı olarak davalı karşı davacıya verildiği görülmüştür. 62. Taraflarca bu teminat senedinin Sözleşmenin 7.3 maddesinde ticaret tamamlanınca iade edileceği ve davalı iş sahibinin, davacının sözleşmedeki yükümlüklerini yerine getirmezse bu senedi kullanacağının kabul edildiği, bu halde davacı yüklenicinin, teminat senedini davalı iş sahibinden talep edebilmesi için edimlerini sözleşmeye uygun olarak süresinde, eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa etmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 63. Davacı şirketin, sözleşmeye göre davalı iş sahibine 50000 adet uyku tulumu teslim etmesi gerekirken, dosyada mevcut faturalara göre 45532 adet uyku tulumu teslim ettiği, akabinde işbu davaların açıldığı görülmekle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesinin mümkün olmadığı, teminat senedine konu sözleşmenin tasfiye edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 64. Davalı iş sahibi, davacının sözlemeye göre eksik ve ayıplı ürün teslim ettiğini iddia etmiş ise de; bu ürünlerin ayıplı olduğunu ispat edecek herhangi bir bilgi belgeyi dosyasına sunmadığı, bu iddialarını ispat edemediği, davalı karşı davacı ... tarafından, ayıpların varlığını ispat edecek dosyada yeterli bilgi belge bulunmadığından, ürünlerde ayıp olmadığının kabul edilmesi gerektiği, ayrıca davalının, eksik teslim edilen ürünler nedeni ile de ürün başına davacıya ödeme yaptığından fazla ödeme yapmadığınin tespit edildiği, davalı iş sahibinin sözleşmelere konu edimlerin ifa edilmesinden dolayı davacıdan sadece kur farkından kaynaklı olarak 148.397,51-TL alacağı olduğunun belirlendiği, buna karşılık tarafların birbirleri uyumlu ticari defter kayıtlarından davalı yüklenicinin, davacı iş sahibinden bakiye 3.996.731,94.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle, davacının davalıdan, 15.04.2022 tarihli Sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığı tespit edilmiş olup, senedin davacıya iadesinin gerektiği kanaatine varılmıştır. 65. Sonuç olarak, asıl davanın kabulüne, Davacı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ...Savunma A.Ş.'ye 07.04.2022 tarihli ve 15.04.2022 tarihli sözleşmelerden ötürü ve davacı ... tarafından davalı ... lehine keşide edilen 15/04/2022 tanzim, 24/06/2022 ödeme tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli bonodan ötürü borçlu olmadığının tespitine; birleşen davanın kısmen kabulüne, kur farkından kaynaklanan alacak talebinin kabulü ile; 200,00.-TL alacağın dava tarihi olan 21/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...Savunma A.Ş.'ye ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ASIL DAVA 1. Davanın KABULÜNE, 2. Davacı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı ....4.2022 tarihli sözleşmelerden ötürü ve davacı ... tarafından davalı ... lehine keşide edilen 15/04/2022 tanzim, 24/06/2022 ödeme tarihli 12.383.000,00.-TL bedelli bonodan ötürü BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 845.882,73.-TL harçtan, peşin alınan 211.470,69.-TL harcın tahsili ile bakiye 634.412,04.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 211.783,59.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 550,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 14.000,00.-TL olmak üzere toplam 14.550,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,Vekalet Ücreti7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.093.490,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, BİRLEŞEN DAVA (.... E.) 8. Davanın KISMEN KABULÜNE 9. Kur farkından kaynaklanan alacak talebinin kabulü ile; 200,00.-TL alacağın dava tarihi olan 21/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...Savunma A.Ş.'ye ÖDENMESİNE, 10. Fazlaya dair taleplerin REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 11. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 269,85.-TL harcın tahsili ile bakiye 462,15.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı12. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 308,25.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,13. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 324,50.-TL, bilirkişi ücreti olarak 9.000,00.-TL olmak üzere toplam 9.324,50.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.864,90.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 14. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin giderinin red/kabul oranına göre 2.496,00.-TL’sinin davacıdan, 624,00.-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,15. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,Vekalet Ücreti16. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,17. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 800,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2026 Başkan ...E-İmza Üye ... E-İmzaÜye ... E-İmzaKatip ... E-İmzaBU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"