Danıştay 13. Daire, EPDKnın madeni yağ lisansı iptal kararının, ilk derece mahkemesince yetersiz rapor gerekçesiyle kaldırılmasına karşı temyiz incelemesi.
Özet: Madeni yağ lisansının kanuna karşı hile/yalan beyan iddiasıyla iptaline ilişkin kararın iptali talepli davada, ilk derece mahkemesi, davacı hakkında hazırlanan raporların önceki vergi davalarında eksik incelemeye dayalı bulunarak şirketin lehine sonuçlanmasını, yapılan yerinde tespitlerin davacının faal olduğunu ve kapasite raporlarına uygun üretim yaptığını göstermesini, enerji tüketimi ve ihracat/ithalat süreçlerine ilişkin raporun bilimsel ve somut dayanaklarının yetersizliğini, ayrıca sahte belge düzenleme eylemlerinin doğrudan davacı şirkete atfedilemediğini dikkate alarak, lisans iptal kararının hukuka aykırı olduğuna ve rapordaki tespitlerin olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olup davacının organizasyona dahil olduğu sonucuna varmak için yeterli olmadığına hükmederek kararı iptal etmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1500 E.  ,  2025/700 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1500
Karar No:2025/700
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Piyasası Düzenleme Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrokimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ lisansı sahibi davacı tarafından kanuna karşı hile/yalan beyanda bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca madeni yağ lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2017-2018 dönemi hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, hakkında düzenlenen... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporuna istinaden verilen muhtelif vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davalarda, anılan raporun eksik incelemeye dayalı olduğu değerledirilerek davaların kabulüne karar verildiği, davacı şirket hakkında, 01/04/2015 tarihinde Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sarıçam/Adana adresindeki fabrikasında yapılan yoklama sonucunda, davacı şirketin iş yeri olarak 18.000 m2 açık alana, 2.600 m2 kapalı alana sahip olduğu, iş yerinde madeni yağ üretiminin devam ettiği, Adana Sanayi Odası'ndan alınan ... tarih ve ... sayılı kapasite raporunda yer alan makine ekipmanlarının iş yerinde mevcut olduğu, 03/05/2017 tarihinde Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yapılan e-yoklama sonucunda, şirketin "...Mah. ... Cad. No:... Köyü Sarıçam/Adana" adresinde 12/11/2014 tarihinden itibaren madeni yağ imalatı ve toptan satış işine fiilen devam ettiği, ayrıca tahmini 130.000 kg hammadde, mamül ve muhtelif ebatlarda ambalaj malzemesi emtiasının bulunduğu, işyerinde, ... tarih ve ... nolu kapasite raporundaki makina ve teçhizatların kurulu ve çalışır vaziyette olduğu, adına kayıtlı bir adet panelvan ve iki adet otomobil cinsi araç bulunduğu, ayrıca davacının iddialarında 10’dan fazla işçi çalıştığının belirtilmesine rağmen raporda bu hususa değinilmediği, davacı şirketin elektrik tüketiminden yola çıkılarak üretim miktarının tespitine gidildiği ancak; davacı şirketin üretiminin hangi aşamasında ne kadar elektrik tüketmesi gerektiği, hangi ürünün üretiminin doğrudan elektrik sarfiyatı ile bağlantılı olduğunun ve davacının üretimde enerji olarak kullanıldığını belirttiği motorinin üretimde kullanılıp kullanılmayacağının ve fiilen kullanılıp kullanılmadığının açıkça ortaya konulamadığı, davacı şirket tarafından üretilerek ihraç edilen ürünler yönünden gerek GTİP numaralandırmaları açısından ve gerekse yapılan ihracatın safhaları ile teminatlarının yatırılması ve çözülmesi safhalarında eleştirilecek herhangi bir hususa yer verilmediği, davacı şirketin ürettiği malların ihracata konu olması ve ihracata ilişkin hususlarda eleştirilecek bir hususa yer verilmemesine karşılık GTİP numaralarının belirlenmesinde bu hususta yetkili resmi kuruluşlar aracılığı ile gerekli araştırmaların yapılmayarak sadece Konya Ticaret Odası Başkanlığı’nca alınan bilgiler bazında değerlendirmeye gidilmiş olması, davacı şirket adına ithal edilen ürünlerin yetkili antrepolardan davacı şirket adresine taşındığı tespit edilen araçların güzergah incelemesinde söz konusu araçların plaka takip sitemi (PTS) verileri yerine alternatif parasız yolları da olan ve sadece paralı otobanlarda yer alan OGS ve HGS kayıt verileri sisteminden alınan bilgilerden hareketle söz konusu araçlardan bazılarının davacı şirket merkezi istikametine gitmemiş olduğu tespitine yer verilmiş olması, PTS kayıtlarından alınan bilgilere ise sınırlı olarak üç araç plakası bilgisine yer verilerek, araçlar hakkında yapılan açıklama ile varılan sonuçların tutarsız oluşu, organizasyon kapsamında sahte belge düzenleme ve kullanma eylemlerine yönelik yapılan tespitlerin tamamının davacı şirket ile ticari ilişki içinde olan karşı firmalara yönelik oluşu, bu duruma rağmen davacı şirketin, 2017 yılında ... ve ... şirketlerinden olan mal alış ve satışının sahte belgelere dayandığı bunun dışında kalan firmalardan yapılan alış ve satışın gerçek olmadığına dair herhangi bir somut tespit yapılamadığının ve 2018 yılı mal alış ve satış işlemlerinin gerçek olmadığına dair herhangi bir somut tespit yapılamadığının ilgili vergi tekniği raporunun 59, 60 ve 61. sayfalarında belirtilmiş olması hususlar birlikte değerlendirildiğinde, raporda yer alan tespitlerin olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olduğu, alış ve satış yapılan mükellefler hakkında yapılan tespitlerin, davacının bu organizasyona dahil olduğu sonuca varılması için yeterli olmadığı, üretildiği ve satışı gerçekleştirildiği beyan edilen ürünlerin hiç üretilmediği veya üretim reçetelerinde belirtilen karışımlar ile belirtilen ürünlerin elde edilemeyeceği iddiasının, somut ve hukuken kanaat oluşturmaya yeterli delillerle desteklenmediği, ihtilaf konusu ürünlerin üretilemeyeceğine ilişkin olarak davacı nezdinde fiili yoklama ve tespit yapılmadan, ihtilaf konusu ürünler herhangi bir kimyasal analize tabi tutulmadan, üretilip piyasaya sürüldüğü beyan edilen ürünlerin gerekirse karşıt incelemelerle niteliği belirlenmeden, yine ticari ilişkinin tarafları arasındaki ilişki her yönüyle incelenmeden, sözü edilen şekilde yapılan belirlemeler ile hukuken sağlıklı ve doğru sonuçlara ulaşılmasının mümkün olmadığı, zira davacı hakkında, ihtilaflı dönemde fiili olarak olumsuz bir tespitte bulunulmadığı, üretim sürecine ilişkin fabrikada yapılan yoklamada faaliyete bilfiil devam ettiği, belli sayıda çalışanının bulunduğu, ürünlerin kimyasal analize sokulduğu ve bir olumsuzluğa rastlanmadığı, işçi sayıları, elektrik sarfiyatı, katık kullanımı ile ilgili ileri sürdüğü hususlar karşısında, davacı nezdinde yaptığı üretim yönünden yapılacak olan fiili ve somut tespitlerin dava konusu olayda önem arz ettiği, buna göre vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, söz konusu üretimleri yapamayacağına ilişkin olarak bir sonuca varılması için yeterli olmadığı, bu anlamda mahiyeti itibariyle üretiminin tespiti bakımından yetersiz kalan vergi tekniği raporundaki bir takım olumsuz tespitlerden yola çıkılarak ve sadece söz konusu tespitler esas alınarak fatura ve benzeri belgelerin sahte olarak düzenlendiği ve ÖTV'li katık kullanarak yapmış göründüğü üretimlerin gerçek olmadığı, olayın gerçek mahiyetinin fiili ve somut tespitlerle açık ve net bir şekilde ortaya konulması gerekirken, eksik inceleme yapıldığı yargı kararlarıyla da ortaya konulan ve dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, vergi tekniği raporu doğrultusunda işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.