Danıştay 13. Dairenin, rekabet hukukunda hakim durumun kötüye kullanıldığı iddialarına yönelik Rekabet Kurulu tarafından ön araştırma yapılmaması kararının hukuka uygunluğuna dair temyiz incelemesi kararı.
Özet: Bir şirketin hakim durumunu kötüye kullanarak rekabeti ihlal ettiği iddiasıyla yapılan başvurunun, somut bilgi ve belgeler içermesi nedeniyle Rekabet Kurulu tarafından ön araştırma yapılmadan doğrudan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilerek iptal edilen işlemin temyiz edildiği bu davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının iddialarının ciddiyetini ve araştırılması gerektiğini vurgularken, temyiz edenler iddiaların soyutluğunu, çelişkili olduğunu ve borç ilişkisinden kaynaklandığını savunmaktadır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1797 E.  ,  2025/665 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1797
Karar No:2025/665
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
2. (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Electronics Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik ve Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Electronics Ticaret Anonim Şirketinin (...) hakim durumunu kötüye kullanarak ... Telekomünikasyon ve Dayanıklı Tüketim Mamulleri Pazarlama Anonim Şirketi (...) ile ... Servis Satış ve Mühedislik Hizmetleri Limited Şirketi (Elmek) lehine rekabeti bozucu davranışlarda bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddesinin ihlal ettiğinden bahisle yapılan şikayet başvurusunun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığından bahisle reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece, "ileri sürülen iddiaların sadece soyut beyanlardan ibaret olduğu, ihlalin gerçekleşmesine ilişkin somut bilgi ve belgeleri içermediği, başvuruda ileri sürülen iddiaların ciddi ve yeterli olarak ortaya konulmadığı ve ileri sürülen iddialarla sunulan belgeler arasında çelişkili ifadeler yer aldığı, başvurunun eklerinden ... ve başvuru sahibi arasında borç ilişkisinin de bulunduğunun anlaşıldığı, bu bakımdan başvurunun 2012/2 sayılı Tebliğ'in 5/4 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" gerekçeleriyle davacı şirket tarafından yapılan başvuru hakkında, 2012/2 sayılı Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ'in 5. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği görülmüşse de davacı şirket tarafından Kurula yapılan başvuruda, somutlaştırılmak suretiyle ciddi iddiaların ileri sürüldüğü, buna rağmen davalı idarece gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğü;
Bu itibarla, davacı tarafından Kurula yapılan başvurunun, iddia olunan ihlale ilişkin olarak, ihlalin gerçekleşme şekli, yeri ve zamanı ile hakkında inceleme yapılması istenen teşebbüslere ilişkin somut bilgi ve/veya belgeleri içermesine karşın, davalı idarece, davacı şirketin iddialarının gerekli araştırma ve inceleme yapılarak değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti bakımından ön araştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın doğrudan herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesinde, 4054 sayılı Kanuna uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, hangi iddiaların somut bilgi ve belgeye dayandığının ortaya koyulmadığı, davacının iddialarını somut delillerle desteklemediği, beyanları ile sunduğu belgeler arasında çelişkiler olduğu, müdahil ile davacı arasında borç ilişkisinin bulunduğu, davacının iddialarının 4054 sayılı Kanun kapsamında yer almadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu;
Davalı yanında müdahil tarafından, davacının iddialarının somut delillerle desteklenmediği, pazarda hakim durumda olmadığı, hakim durumda olsa bile sömürücü veya dışlayıcı bir davranışının bulunmadığı, farklı durumdaki şirketlere farklı bir şekilde davranılmasının eşitliğe aykırı olmadığı, davacı ile arasında bir uyuşmazlık süreci yaşandığı, davacıya karşı adli yargıda alacak davası açtıkları, davacının bunun üzerine kendisine söz konusu iddiaları yönelttiği, ancak adli yargıda yapılan yargılamada alacaklı olduğunun ortaya çıktığı, bilirkişi tarafından davacı ile diğer bir şirkete farklı uygulama yapılmadığının tespit edildiği, Kurul tarafından daha önce verilen kararlara uygun karar verildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, somut iddialarda bulunulduğu, bu iddiaların yeterli delillerle desteklendiği, şikayet edilen müdahil şirketin hakim durumda olduğu, şikayet olunan hususların hakim durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, rakip teşebbüslere göre daha yüksek ücretlendirmelerde bulunulduğu, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek teyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı ve davalı yanında müdahile iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.