Davacının 2006-2015 arası kesintisiz çalışma tespiti davasının, yeterli ispat olmaması nedeniyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilip Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının 2006-2015 yılları arasında davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığına yönelik hizmet tespiti talebi, ilk derece mahkemesince davacının çalışmasını somutlaştıramaması, tanık beyanlarının yeterli bilgi içermemesi, çalışmanın sürekli ve kesintisiz olmadığının tespiti ile eksik bildirimin ispatlanamaması gerekçeleriyle reddedilmiş; bu karar, istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi ve ardından temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/17869 E.  ,  2026/3895 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2083 E., 2025/1801 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/843 E., 2023/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Haziran 2006 - 27.04.2015 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının 2006-2015 yılları arasında kesintisiz çalıştığı iddialarının doğru olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının iddiasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosya kapsamında davacı tarafça davalı Şirketin hangi iş yerinde hangi tarihler arasındaki çalışmasının eksik bildirildiğini somutlaştırılamaması, gerekse davacı gibi davalı iş yerinden adlarına girdi-çıktı yapılarak dönemsel olarak sigorta bildirimi yapıldığı anlaşılan tanıkların beyanlarının da, davalı Şirketin Türkiye geneli çok fazla sayıda iş yeri olması nedeniyle davacının adına bildirim yapılmayan dönemlerde, davacının hangi tarihler arasında davalı Şirkete ait hangi şantiyede çalışmasının bulunduğuna dair somut bilgiler içermediği, bu kapsamda gerek tanıkların beyanları gerekse davacının kendi beyanı dikkate alındığında, davacının davalı iş yerindeki çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmadığı, bir inşaattaki demir iş bitiminden sonra bazı dönemlerde çalışmaya ara verdiği, bazı dönemlerde de davacının davalı Şirketle aralarında fiili ve organik bağ bulunmayan dava dışı şirketlerde çalışmasının bulunduğu, hizmet cetvelinde görünen davalı Şirket tarafından yapılan bildirimlerin gerek tanık beyanları gerekse davacının kendi beyanlarıyla uyumlu olduğu, davacının davalı Şirket tarafından Kuruma bildirilenler dışında Kuruma eksik bildirimde bulunduğunun ortaya konulamadığı, ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 2006 yılından 27.04.2015 tarihine kadar davalı nezdinde sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığını, sayıca fazla tanık dinlendiğini, sadece sigorta bildirgeleri karşılaştırıldığında bile çalışma dönemleri ve yaptıkları iş birebir aynı olmasına rağmen tanıkların farklı dönemlerde farklı iş yerlerinden sigortalı olarak gösterildiklerinin apaçık ortada olduğunu, dinlenen tanıkların, davacının çalışmasının varlığını ortaya koyduklarını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.