Danıştay 13. Daireden, sermaye piyasasında piyasa bozucu eylemleri gerçekleştirenlerin kişisel menfaat elde etmemesi halinde idari para cezası sorumluluğunun hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bir hisse senedi piyasasında piyasa bozucu eylemler gerçekleştiren davacıya, Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca elde edilen menfaatin iki katı tutarında idari para cezası verilmesi üzerine açılan davada; ilk derece mahkemesi, eylemlerin başkaları adına yapıldığını ve davacının şahsi menfaat elde etmediğini belirterek cezanın iptaline karar vermişken, bölge idare mahkemesi, piyasa bozucu eylemlerde menfaat elde etmenin bir ön şart olmadığını, menfaatin kim tarafından elde edildiğinin ceza miktarını etkilese de eylemi gerçekleştiren davacının bu fiillerinden sorumlu olduğunu vurgulayarak ilk derece mahkemesinin iptal kararını bozmuştur.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/644 E.  ,  2025/620 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/644
Karar No:2025/620
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 07/01/2020-20/01/2020 döneminde ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğundan bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde edilen net realize menfaat tutarının iki katı olan 11.333.698,28-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ... ile ... tarafından davacıya, aracı kurumlardaki yatırım hesapları üzerinden borsa ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem yapma yetkisinin verildiği, davacının verilen bu yetki kapsamında inceleme döneminde ... pay piyasasında anılan yatırımcıların adına ve hesabına işlemler gerçekleştirdiği, inceleme döneminde ... pay piyasasında olağandışı fiyat ve miktar hareketlerin yaşandığı, konuyla ilgili yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından piyasa bozucu faaliyetler gerçekleştirilmek suretiyle 5.124.061,00-TL'si ...'ye, 541.788,04-TL'si ...'ye ait olmak üzere toplam 5.666.849,14-TL net menfaat elde edildiğinin tespit edildiği, anılan yatırımcılardan alınan savunmalarda, söz konusu işlemlerin bilgileri dışında davacı tarafından gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, yatırımcıların beyanı üzerine davacıdan alınan savunmada ise söz konusu işlemleri yaptığını kabul ettiği, bunun üzerine davacıya 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca elde edilen net menfaat tutarının iki katı tutarında 11.333.698,28-TL idari para cezasının verildiği, bu durumda, davacının söz konusu işlemleri gerçekleştirdiği sabit olsa da, belirtilen işlemleri ... ve ...'nin adı ve hesabına gerçekleştirdiği, bu işlemler neticesinde elde edilen menfaati kendi adına değil, anılan yatırımcılar tarafından verilen vekaletname kapsamında bu kişilerin adı ve hesabına elde ettiği, dolayısıyla davacının gerçekleştirdiği fiiller sonucunda kendisinin elde etmediği bir menfaatin iki katı tutarında idari para cezasından sorumlu tutulmasının 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesine ve hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davalı idarece yapılacak araştırma neticesinde davacının söz konusu işlemler sonucunda kendisinin bir menfaat elde ettiğinin ortaya konulması halinde bu menfaat dikkate alınarak, menfaat elde ettiğinin ortaya konulamaması durumunda ise anılan Kanun'da para cezası için belirlenen limitler dikkate alınarak davacı hakkında işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, davacının ... tarih ve ... sayılı denetleme raporunda belirtilen işlemleri gerçekleştirdiği sabit olsa da, belirtilen işlemleri ... ve ...'nin adı ve hesabına gerçekleştirdiği, söz konusu işlemler neticesinde elde edilen menfaati kendi adına değil, anılan yatırımcılar tarafından verilen vekaletname kapsamında bu kişilerin adı ve hesabına elde ettiği, dolayısıyla davacının gerçekleştirdiği fiiller sonucunda kendisinin elde etmediği bir menfaat dikkate alınarak idari para cezasından sorumlu tutulmasının 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesine ve hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, 6362 sayılı Kanun uyarınca, eylemlerin piyasa bozucu olarak nitelendirilmesi için menfaat elde edilmesi şartının aranmadığı, menfaat elde edilip edilmemesi durumunun, piyasa bozucu eylemleri nedeniyle ilgiliye verilecek idari para cezasının miktarının belirlenmesinde ve/veya artırılmasında dikkate alınacağı, ancak menfaatin kim tarafından elde edildiği noktasında anılan Kanun'da herhangi bir ayrımın yapılmadığı, somut olayda da davacı tarafından gerçekleştirilen piyasa bozucu eylemler sonucunda elde edildiği tespit edilen menfaati kimin temin ettiği belirlenememekle birlikte piyasa bozucu eylemi söz konusu pay piyasasında kendi işlemleriyle gerçekleştiren davacının bu eyleminden sorumlu tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, bu durumda, inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğunun davalı idarenin denetleme raporuyla ortaya konulduğu, söz konusu işlemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin davacının kendi beyanıyla sabit olduğu hususları gözetildiğinde, bu işlemler sonucu elde edilen menfaat dikkat alınmak suretiyle davacı hakkında tesis edilen idari para cezasında hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, konuyla ilgili olarak savunmasının alınmadığı, herhangi bir savunma istenilmeden verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, dava konusu işleme esas alınan fiillerin piyasa bozucu nitelikte olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.