İş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat davasında, hesaplama yöntemleri, asgari ücret güncellemeleri ve usuli kazanılmış hakka dair temyiz uyuşmazlığı.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan bir işçinin maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur oranları, maluliyet oranı tespiti, aktüerya hesaplamaları ve faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ayrıca davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir; bunun üzerine davacı güncel asgari ücretin hesaplamalara yansıtılması gerektiğini, davalı ise bakiye ömrün belirlenmesi, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti, kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi ve hesaplama yöntemlerine dair çeşitli itirazlarla temyize başvurmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/13802 E.  ,  2026/3872 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1466 E., 2025/1844 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/133 E., 2024/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.09.2017 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 495.215,32TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteğin reddine,
Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporunda belirlenen kusur aidiyet ve oranlarının, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin konuyla ilgili içtihatlarında belirtilen şekilde, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için şartların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, tespit edilen ihlaller ve bunun sorumluluları itibariyle isabetli olduğu; davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitine ilişkin ... sağlık kurulu raporu taraflara tebliğ edilmesine rağmen buna karşı somut ve açık bir itirazda bulunulmaması nedeniyle kabul edilen ve hesaplamaya esas alınan oranda bir hata olmadığı; hükme esas alınan aktüer hesap raporundaki hesaplama verilerinde (kusur durumu, davacının ücreti, davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, bakiye ömür süresi, aktif-pasif hesaplama dönemleri gibi) ve yönteminde bir hata görülmediği; Mahkemenin önceki hükmünün davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hak gereği bilinen dönem sonunun o hükme esas alınan hesap raporunda belirlenen 31.12.2022 tarihi olarak dikkate alınmasının isabetli olduğu; hükmedilen tazminatlara işletilecek faiz türü ve başlangıç tarihlerinin doğru olduğu; davanın kabul ve ret durumuna göre taraflar lehine/aleyhine hükmedilen yargılama giderinde (ve bu kapsamda vekalet ücretinde) hata olmadığı; olay tarihi, paranın o tarihteki alım gücü ve özellikle ekonomik şartlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat tutarının makul ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığını, İlk Derece Mahkemesi kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada güncel asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücret değişikliklerinin gözetilmesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, davacının uğradığı maddi zararın en yakın tarihli asgari ücret gözetilerek hesap edilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bakiye ömrün belirlenmesinde davacının rapor tarihindeki yaşının esas alınması gerekirken kaza tarihindeki yaşının esas alınmasının hatalı olduğunu, Mahkemece davacının re'sen Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek iş göremezlik oranı belirlenmesi gerekirken ... tarafından belirlenen %17 oranına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu ,gerekçeli kararda maluliyete somut ve açık itirazda bulunmadığının belirtildiğini, ancak tüm dosya kapsamı incelendiğinde yargılama safahatında itiraz ettiğini, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığını, prosedür işletilerek iş göremezlik oranının tespit edilmesini, kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusuru olmadığını, pasif dönemde esas alınacak ücretin asgari ücretten vergi istisnası düşülmüş tutar olması gerektiğini, ... tarafından açılan rücu davası olup olmadığı sorularak rücuya tabi miktarın buna göre tenzil edilmesi, PMF tablosu uygulanması gerektiğini, hesaplama tablolarının denetime elverişli olmadığını, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi, faize talep arttırım tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.