Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacının kendi defterlerinde alacak bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacının müvekkiline ürün teslim ettiğini ve ödeme yapılmadığını ileri sürmesine karşın, dosyaya sunulan deliller ve mali müşavir bilirkişi raporu sonucunda, davalının düzenlediği iade faturasının davacı tarafından kendi ticari defterlerine kaydedilerek kabul edildiği ve bu durumun davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığını gösteren kesin delil teşkil etmesi nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/882 Esas - 2026/366

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/882 Esas
KARAR NO : 2026/366
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21.11.2025
KARAR TARİHİ : 09.06.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ile arasındaki sürekli ticari ilişki kapsamında davalı tarafından satın alınan ürünleri davalıya eksiksiz teslim ettiğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, ancak ödeme de yapılmadığını, cari hesap ekstresine göre davalının müvekkiline 292.800,00-TL borcu bulunduğunu, ..... sayılı dosyasından yapılan icra takibine de itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usul ve yasaya uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası dosya kapsamına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; 30.04.2025 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak 292.800,00-TL asıl alacak, 22.124,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 314.924,45-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede ikame edildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 30.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 04.03.2025 tarihinde düzenlenen satış faturasının muhasebe kayıtlarına alındığı, 30.04.2025 tarihinde davalı tarafından davacı adına aynı tutarda iade faturasının düzenlendiğinin anlaşıldığı ve bu iade faturasının muhasebe kayıtlarına alındığı, dava konusu faturanın davacı ticari defter kayıtlarına alındığı, davalı tarafından aynı tutarda iade faturası düzenlendiği ve bu faturanın da davacı ticari defter kayıtlarına alındığı, alıcılar cari hesap muavin dökümüne göre 04.03.2025 tarihi itibariyle davacının alacak bakiyesinin 292.800,00-TL olduğu, satıcılar cari hesap muavin dökümüne göre 30.04.2025 tarihi itibariyle davacının borç bakiyesinin 292.800,00-TL olduğu, alıcılar – satıcılar hesaplarının mahsuplaşması durumunda 30.04.2025 tarihi itibariyle borç ve/veya alacak bakiyesinin 0,00-TL olması gerektiği ..." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıdan 292.800,00-TL cari hesap alacağının bulunduğundan bahisle davalı aleyhine ..... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış ise de, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenen davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından davalının tanzim ettiği 292.800,00-TL miktarlı iade faturasının kabul edilerek ticari defter kayıtlarına işlendiği ve davacının davalıdan alacak bakiyesinin olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının ticari defter kayıtlarından, 292.800,00-TL miktarlı faturaya konu malın iadesine ilişkin bir niza bulunmadığı görülmüştür. Davacının kendi ticari defterlerindeki bu kayıtlar, davacı aleyhine kesin delil oluşturur ve bu kayıtlara göre artık, davacının davalıdan alacaklı olmadığının kabulü gerekir. Davacı, kesin delil mahiyetindeki ticari defter kayıtlarının aksini aynı mahiyetteki kesin delillerle kanıtlayabilir ise de, davacı tarafından bu mahiyette bir yazılı delil sunulmamış olup yemin deliline de dayanılmamıştır. Hal böyle olunca; davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiş ve bu bağlamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli harç 732,00-TL olmakla davacı tarafından peşin yatırılan 3.425,68-TL harcın düşümü ile bakiye 2.693,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09.06.2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır