Kambiyo senedi teminatı olan araç kredisi borcunun sözleşme şartlarına aykırı olarak vadesinde ödenmemesi üzerine açılan menfi tespit davası istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların, araç kredisi için teminat olarak verilen ancak kredi ödendikten sonra kötü niyetli şekilde icra takibine konulan ve usulüne uygun ciro edilmediğini iddia ettikleri bir senede dayalı icra takibinin iptali talepli menfi tespit davasını konu almaktadır; davalı ise senedi iyi niyetli hamili olarak borcuna karşılık aldığını savunurken, ilk derece mahkemesi, davacıların kredi ödemesini sözleşmede belirtilen süreden sonra yapması nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığını ve bu durumun senedin icra takibine konu edilmesinde engel teşkil etmediğini değerlendirmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2011
KARAR NO : 2026/987
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2023
NUMARASI : 2021/718 Esas - 2023/473 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2021/718 Esas - 2023/473 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacılar aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü' nün 2021/10200 esas numaralı takip dosyası ile haksız olarak icra takibinin başlatıldığını, takibin dayanağının 30/08/2021 vade tarihli ve 200.000,00.-TL bedelli senet olduğunu, senedin 27/04/2021 tarihli sözleşme sebebiyle .... plakalı aracın kredi borcunun teminatı amacıyla düzenlendiğini ve taraflarının ..... Şirketi, ... Şirketi,.. Şirketi,.., ... ... ve ...olduğunu, senedin dava dışı ....'a teslim edildiğini, bahsi geçen sözleşmede bahse konu araç kredisinin tamamı ödendiği takdirde takip dayanağı senedin ve diğer senedin iptal edileceğinin ve ...... Şti'ne iade edileceğinin kararlaştırıldığını, araç kredisinin tamamının icra takibinden önce ödendiğini ancak takip konusu senedin iptal ve iade edilmediğini ve kötü niyetli olarak alacaklı adına icra takibine konu edildiğini, takip alacaklısı ....'in takip dayanağı senedin üzerinde cirosu olmadığını ayrıca senet üzerinde adı ve soyadının da yazılı olmadığını, takip dayanağı senet üzerinde takip alacaklısına yapılmış bir ciro bulunmadığından alacaklının yetkili hamil olmadığı açıkça ortada olduğunu, bu nedenle, dava dışı son ciranta .... ile davalı ...'in belirtilen sözleşme nedeniyle keşide edilen takip dayanağı senedi el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini bu nedenle bedelsiz senedi kullanma suçundan İzmir CBS tarafından 2021/125206 numaralı soruşturmanın başlatıldığını, senedin bedelsiz olduğunun ve davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, senedin ve takibin iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senette davalıdan önce ki cirantanın dava dışı ... . olduğu, davalının ise senedin hamili ve iyi niyetli 3. kişi olduğunu, davacı ile diğer borçlular arasında ki iç ilişkiyi bilmeyeceğinden davanın reddinin gerektiğini, takibe konu senette "teminattır" veya "protokol içindir, kredi içindir" şeklinde bir ibarenin bulunmadığını, davalının ....'dan alacağına karşılık takibe dayanak senedi aldığını ve vadesi gelince ödenmediği için takibe konu ettiğini, davalının davacıların zararına hareket ettiğini ispata yarar hiçbir delilin bulunmadığını, takibe konu senedin muaccel hale geldiğini, elde ki davanın açılmasından sonra davalının dava dışı ....ile görüştüğünü, davacıların kredi borçlarını zamanında ödememesi üzerine ...'ın bizzat kendi cebinden bahse konu hesabına toplam 24.000,00 TL ödeme yaptığının öğrendiğini, davacıların halen bu krediden dolayı dava dışı kişiye borçlu olduklarını belirterek; açıklanan nedenlerle ispat gücünden yoksun kalma davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Dava konusu icra takibine dayanak senedin davalı haricinde protokolde ki taraflar arasında imzalandığı ve davalının protokolde herhangi bir sıfatla adının veya imzasının olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar sözleşmeye konu araç kredisinin icra takibinden önce ödendiği beyan edilmiş ise de, sözleşmede belirlenen sürenin araç kredisi yönünden 30/08/2021 tarihine kadar kapatılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede gösterilen .... plakalı araca ilişkin kullanılan kredi borcunun 14/09/2021 tarihinde ödendiği görülmüştür. Yine sözleşmenin 9. bendinde her iki edimin birlikte gerçekleştirilmiş olması şartının kabul edildiği görülmekle, ... A.Ş.'nin bağlı olduğu vergi dairesine olan borcun 30/09/2021 tarihine kadar kapatılması gerektiği kabul edilmiş olmakla birlikte araca ilişkin kredinin belirlenen tarihten sonra ödenerek kapatıldığı, böylece protokole aykırı olarak hareket edildiği, protokolde belirlenen tarihten sonra ödemenin yapıldığı anlaşılmış, 9. bendin son cümlesi dikkate alındığında 30/09/2021 tarihine kadar borçların kapatılmaması halinde senetler nedeniyle işlem yapılması hakkının olduğu kabul edilmekle dava dışı senedi elinde bulunduran ciranta tarafından davalıya senedin ciro edilmesinde herhangi bir engel durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında davalının dava konusu senette doğrudan lehtar olmadığı ve ciro yolu ile senedi elinde bulundurduğu dikkate alındığında senedi kötü niyetle elde ettiği ve elinde bulundurduğu hususunun da davacı tarafça kambiyo senedi niteliğinde ve değerde delil ile ispatlaması gerektiği, kötü niyet hususunun da ispatlanmasına yarar herhangi bir delilin dosyada tespit edilemediği..." gerekçesiyle "...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflar arasında imzalanan 27/04/2021 tarihli hak ve sorumlulukları, borç ve alacak ödemelerinin hangi şartlara bağlandığını gösterir ibra ve sulh protokolüne aykırı hareket edildiği, söz konusu ibra ve sulh protokolünün 9 numaralı bendinin son paragrafında kredi ve vergi borçları ödendikten sonra söz konusu iki senedin iptal edilerek müvekkillerden .... Şti.'ne iade edileceği, 30.09.2021 tarihine kadar (borçlar) kapatılmaz ise senetler nedeni ile işlem başlatma hakkının mevcut olduğunun kararlaştırıldığını, protokole göre 30.09.2021 tarihinden önce söz konusu senetler ile ilgili yapılacak her türlü işlem protokole aykırılık teşkil etmediğini ve tarafların bu tarihten önce senetler nedeni ile işlem başlatma haklarının bulunmadığını, bahsi geçen protokolün 8. maddesinde belirtilen ..... plakalı aracın kredisine ilişkin olarak düzenlenmiş olan; dava konusu teminat senedinin iadesi için protokolde belirlenen şartlara uygun olarak kredi borcunun ödendiğini, bu şekilde yükümlülüğün yerine getirildiğini, ancak aynı gün içerisinde dava dışı .....'ın elinde emaneten bulundurmuş olduğu ve iade etmesi gereken senedi kötüniyetli olarak cirolayıp davalı vekili Av... .'ye teslim ederek davalı .... adına teminat senedinin icra takibine konulduğunu, icra takibine konulan senede ilişkin takip alacaklısı ....'in avukatı aynı zamanda dava dışı ....'ın da vekili olan Av. .... olduğunu, bu protokolün de kendisi tarafından hazırlanıdğını ve teminat senedi olduğunu bildiği senedi ... ... adına cirosuz olarak icra takibine koyduğunu, Av..... tarafından hazırlanan ve bizzat imzalanan protokol neticesinde düzenlenen senedin, teminat senedi olduğunun davalı tarafından bilinmemesinin ve takip tarihinde eskiden beri süregelen vekalet ilişkisine karşın yeni bir vekaletname çıkarılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, ödeme tarihi ve saati ile davalı tarafın açmış olduğu icra takibinin açılış saati birlikte göz önünde bulundurulduğunda borç ödendikten sadece 3 saat sonra icra takibinin açıldığını, davalı tarafın kredi borcunun ödenmesini beklediği ve borç ödendikten sonra bedelsiz kalan senet ile icra takibini başlattığını, ayrıca ciranta ....'ın davalıya borçlu olması sebebiyle dava konusu senedin cirolanarak davalıya teslim edildiği iddia edilmişse de taraflar arasındaki borç ilişkisine ve/veya para transferine ilişkin hiçbir delil sunulamadığını, tarafların avukatları aracılığıyla bedelsiz kalan teminat senedinden hukuka aykırı olarak fayda sağlamak için birlikte hareket ettiklerini açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu teminat senedinin müvekkillerden .... tarafından kefil sıfatıyla imzalanmışsa da müvekkilinin kefilliğinin TBK m. 584 uyarınca geçersiz olduğunu, en azından bu müvekkil yönünden davanın kabulünün gerektiği hususun değerlendirilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme karanının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibine konu bononun teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; davalının TTK' nun 683/2. maddesi uyarınca, beyaz ciro ile takibe konu senette yetkili ve son hamil, davacı şirketin keşideci, davacı ....'in keşideciye aval veren, davac.... A.Ş.'nin lehtar, davacı ... A.Ş.'nin birinci ciranta ve davacı ....'in 2. ciranta olduğu, dava dışı ..., ..., ..., tüm davacılar ve Av. ... arasında düzenlenen 27.04.2021 tarihli "İbraname ve Sulh Protokolü" başlıklı belgenin 8. maddesinde, .... plakalı araç rehin gösterilerek ... A.Ş.'den çekilen taşıt kredisinin 200.000,00-TL'ye kadar olan kısmının davalı keşideci şirket tarafından 30.08.2021 tarihine kadar ödeneceğinin taahhüt edildiği, dava ve takip konusu bononun da bu borcun teminatı olarak düzenlendiğinin protolün 9. maddesinde açıkça belirtildiği, aynı sözleşmenin 9. maddesinin son bendinde 30.09.2021 tarihine kadar borcun kapatılmaması halinde senetler nedeni ile işlem yapma hakkının mevcut olduğunun öngörüldüğü, senedin protokol tarihinde dava dışı ....'a isim ve imzasına teslim edildiği, davacılar tarafından .... plakalı araca ilişkin kredi borcunun 16.09.2021 tarihinde kapatıldığının .... A.Ş. tarafından gönderilen kayıtlar ile sabit olduğu, senedin kredi borcu ödenmesine rağmen davalı hamil tarafından bonoya dayalı olarak İzimir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10200 esas sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı, eldeki davada senedin lehtarı ve ilk cirantası olan davacı .... Şirketi'ne teminat olarak verildiği, teminat koşulunun gerçekleştiği, geri iade edilmesi gerektiği, ancak kötü niyetle davalı takip alacaklısı tarafından ele geçirildiği iddiasıyla davalı hamile karşı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı, davacı lehtar ciranta ....A.Ş., davacı birinci ciranta ...A.Ş. ye davacı 2. ciranta ....'in açtıkları menfi tespit davasından feragat etmeleri nedeniyle, bu davacılar yönünden açılan davanın tefriki ile mahkemece tefrik edilen davada feragat nedeniyle ret kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı keşideci ve davacı avalist açtığı davada, senet lehtarı diğer davacı.... A.Ş.'ye, dava konusu senedi teminat olarak verdiğini, senedin teminat olarak verildiği taşıt kredisi borcunun ödendiğini ve bedelsiz kaldığını 27.04.2021 tarihli "İbra ve Sulh Protokolü" başlıklı yazılı belge ve banka kayıtları ile ispat etmiştir. Protokolün 8. maddesinde, her ne kadar taşıt kredisi borcunun 31.08.2021 tarihine kadar ödenmesi öngörülmüş ise de, 9. maddenin son bendinde senetler nedeniyle işlem başlatılabilmesi için borcun 30.09.2021 tarihine kadar kapatılmaması şartı getirildiğinden ve kredi borcu bu tarihten önce 14.09.2021 tarihte kapatıldığından, sözleşmenin tarafı olan lehtar cirantanın dava konusu teminat senedine dayanarak işlem başlatma hakkı mevcut olmayıp, ilk derece mahkemesinin taşıt kredisinin 8. maddede öngörülen vadede ödenmediğinden bahisle davacıların protokole aykırı hareket ettikleri ve senede dayanılarak işlem yapma hakkının mevcut olduğu yönündeki gerekçesi isabetsiz olmuştur.
Senedin, lehtarına teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğu yazılı delil ile ispat edildiğinden, yukarıda bahsi geçen ibra ve sulh protokolünde imzası bulunan, senedi 2. ciranta ....'in verdiği dava dışı ....'dan devralan davalı hamil ....'in senedin teminat senedi ve bedelsiz olduğunu bile bile kötüniyetle senedi iktisap ettiğinin tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/125206 soruşturma sayılı dosyasında, dava konusu bonoya ilişkin olarak davalı hamil .... ile dava dışı .... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yürütülen soruşturma aşamasında davalı hamil .... kollukta verdiği yazılı ve imzalı ifadesinde "....'ı yıllardır tanıdığını, daha önce ortak restoran açma, alacak borç ilişkileri olduğunu, ....'ın icralık olduğunu, kendisine karışık bir işten söz ettiğini, bir şirkette işlerin ters gittiğini, alacak vereceklerin birbirine karıştığını, bankaların sürekli ....'ı aradığını, ailesinde huzursuzluk yaşadığını söyleyip borç istediğini, geçmişten kendisine borç bakiyesi olduğundan güvence istediğini, ...'ın da müşteri senedini kendi adını yazıp cirolayarak kendisine verdiğini, senet vadesinde ödenmeyince avukatına verdiğini, senedi düzenleyenlerin İzmir 5. Asliye Ticaret mahkemesinde dava açtıklarını" beyan ettiği, şüpheli ...'ın kolluktaki yazılı ve imzalı beyanında ".... şirketinde yönetim kurulu başkanı ve şirket yetkilisi olduğunu, ... şirketi,...., ... vs. arasında ticari işlerden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğunu, bu uyuşmazlığın protokol ile çözüldüğünü, kendisine birçok senetle birlikte, şikayete konu senedin de teslim edildiğini,protokole... şirketinin ... plakalı aracının kredisinin 30 Ağustosa kadar kapanırsa, senedi iade edeceğinin öngörüldüğünü, 30 Ağustos'ta kredi kapanmadığı gibi bankanın kendisini arayıp arayıp krediler aksıyor, icralık olacaksın, hesabın kat edilecek dediğini, sicili bozulmasın, icraya düşmesin diye aracın kredisinin bazı taksitlerini onların yerine ödemek zorunda kaldığını, o dönem işlerinin bozuk olduğunu, ....'den borç istediğini, ...'ye önceden de borcu olduğunu, ...'den peyder pey bir hayli borç para alınca kendisinden senet - güvence istediğini, senedi....'ye verdiğini, ...'nin de vadenin üzerine 2 hafta beklediğini kimseden ses çıkmayınca senedi icraya verdiğini" beyan ettiği görülmüştür.
Davalı hamil ....'in, gerek icra takip dosyasında gerekse eldeki davada vekili olan Av. .....'nin 27.04.2021 tarihli "İbraname ve Sulh Protokolü" başlıklı belgede isim ve imzasının bulunduğu, senedin teminatı olan kredi borcunun ödendiği tarih ile icra takibinin başlatıldığı tarihin aynı olduğu, ceza soruşturma dosyasındaki ifadelerden, protokolün taraflarından olan ve protokol gereği senedin teslim edildiği dava dışı .... ile davalı ... uzun yıllardır arkadaş oldukları, aralarında bir dönem iş ortaklığı bulunduğu, 27.04.2021 tarihli protokolün tarafları arasındaki alacak borç ilişkisinden ....'ın davalı hamil ...'e söz ederek borç para istediği, dava konusu senedin de davalı hamile ... tarafından cirolanmadan devredildiği, davacı taraflarca protokolün bizzat Av..... tarafından düzenlendiğinin iddia edildiği, davalı hamil .....'in senedin, teminat senedi ve bedelsiz olduğunu bile bile kötüniyetle senedi iktisap ettiğinin tanık dahil her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek tarafların tüm delilleri toplandıktan ve somut olayın gerçekleşme şekli gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün ortadan kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/718 Esas - 2023/473 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-İstinaf eden davacıların diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden davacı taraflarca yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde ilgili davacılara iadesine,
5-İstinaf aşamasında istinaf eden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2026