Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, akçaağaç yaprağı sembollü ayakkabı markasının taklidi ve haklara tecavüz iddialarının incelendiği dava.
Özet: Bu dava, davacının "....." markasının ayakkabı ürünlerinde davalı tarafından akçaağaç yaprağı ve altıgen logo tasarımının birebir taklit edildiği, bu durumun piyasada ve dijital sistemlerde karıştırmaya yol açtığı iddiasıyla marka tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve meni davası açmıştır; davalı ise markalar arasında iltibas olmadığını, akçaağaç yaprağının evrensel bir sembol olduğunu ve tartışmalı logoyu kullanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece davalının tecavüze konu tescil başvurusunun geçersiz olduğu tespit edilirken, bilirkişi davalının markasal kullanımını kesin olarak ortaya koyan veri bulamamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/130 EsasKARAR NO : 2026/115DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Men'iDAVA TARİHİ : 12/06/2024KARAR TARİHİ : 03/06/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Men'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, ..... markası 1940'lı yıllarda İtalya'da ..... ailesi tarafından kurulduğunu ve .... ayakkabıları ve klasik sarı botları ile bej süet çöl botları markanın en başarılı modelleri olduğunu, müvekkil markasının taklidinin yapıldığı yönündeki piyasadan gelen şikayetler üzerine davalıya ait ayakkabılardan numuneler alındığını ve iş bu numunelerin incelenmesi üzerine davalı ürünlerinde kullanılan markanın müvekkil markası ile birebir aynısı olduğunun görüldüğünü, davalı tarafça ...... şeklinde müvekkil markasında kullanılan akçaağaç yaprağı şekli ile dışında yer alan altıgen şekil birebir kullanılmak suretiyle ..... başvuru numarası ile marka başvurusunda bulunulduğunu, davalının bu başvurusuna yönelik olarak yapılan itirazlarının henüz TPMK nezdinde incelendiğini, ancak davalı müvekkile ait markanın taklidi niteliğindeki bu markası ile birçok ürün ürettiğini ve piyasaya arz ettiğini, davalının marka logosu kullanılarak yapılan ..... aramasında çıkan sonuçlarda direkt olarak müvekkil markasına ait ürünler göründüğünü, bu haliyle markaların yalnızca tüketici nezdinde değil, bilgisayar sistemlerinde dahi birbirleri ile karıştırılabileceği açıkça ortada olduğunu, bu haliyle de davalının müvekkil markasına tecavüz eylemlerini gerçekleştirdiği açıkça ortaya konduğunu, bu nedenlerle, neticeten davanın kabulü ile davalının müvekkiline ait tasarıma tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, iş bu yargılamanın sonucunun da karar tarihinde Türkiye'de en çok tiraja sahip 5 farklı gazetede tam sayfa olacak şekilde masrafları davalıdan alınarak yayınlanmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından, resmi bir kurum veya mahkeme tarafından atanmış bir bilirkişi harici herkesin başvurup alabileceği şekilde fikri ve sınai haklar hukuku alanında çalışan bir öğretim üyesinden alınan raporu resmi bilirkişi raporuymuş gibi dosyaya ibraz ederek ve dayanak göstererek iddiada bulunulduğunu, alınan rapor dayanak gösterilerek dava açıldığını ve neticesinde de haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, davacı ile müvekkili şirkete ait marka arasında görsel olarak ayırt etmeyi engelleyecek derecede benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkili şirkete ait markanın sembolünün akçaağaç yaprağı olduğunu, akçaağaç yaprağı evrensel bir sembol olup tek bir markaya özgülenemeyeceğini, marka arasında tecavüzden bahsedebilmek için öncelikle markalar arasında iltibastan ve karıştırma ihtimalinden bahsedebiliyor olunması gerektiğini, ancak somut olarak davaya konu iki markanın kullanmış olduğu semboller karşılaştırıldığında tüketici nezdinde karıştırma ve bir iltibasın doğma ihtimalinden dahi bahsedilemeyeceğini, iki marka arasında tecavüzden bahsedilebilmesi için öncelikle SMK kapsamında belirlenmiş olan şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini, iki marka ve logosu karşılaştırıldığında taraflar arasında marka tecavüzünün oluşmasının hukuken mümkün olmadığını, aynı zamanda müvekkilinin markayı ve logoyu kullanmadığı nazara alındığında işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davanın konusunun olmadığı ve işbu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava konusu davacıya ait ..... tescil numaralı "....." ibareli marka ve davalıya ait ..... başvuru numaralı marka evrakları celp olunmuş, tetkikinde; davalı başvurusunun geçersiz olduğunun bildirildiği görülmüştür.Dosya, davalının davacıya ait "....." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 10/01/2025 tarihli raporunda; "Dosya münderecatından markasal kullanımların davalı yan tarafından gerçekleştirdiğini kati olarak ortaya koyabilecek bir veri tespit olunamadığı, bu halde dosya münderecatından davalı yanın davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder kullanımları tespit olunamadığı, ancak konu hakkında nihai değerlendirme yalnızca Mahkemeye ait olduğundan; davacının iddiaları veçhile davalı yanın ilgili kullanımları gerçekleştirdiği yönünde Mahkeme nezdinde kanaat oluşması ihtimaline binaen incelemelerimize devam olunduğu, Mahkeme tarafından iddialara konu kullanımların davalı yan tarafından gerçekleştirildiği kanaatinin oluşması halinde; davacı yanın davalı yan tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği kullanımların “.....” figüründen ibaret olduğu” ilgili unsurun kısmen farklılık arz etse de davacı yana ait markalarda kelime unsuru olan “.....” unsurunun yanında yine “.....” şeklini ihtiva eder biçimde tescile bağlandığı, davalı yan tarafından yapıldığı iddia olunan markasal kullanımların davacı yana ait markanın şekil unsurunu birebir / ayırt edilemeyecek derecede benzer mahiyette ihtiva ediyor olduğu, davalı yan tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan markasal kullanımların gerçekleştirildiği ayakkabı emtiası bakımından davacı yanın markalarının tescilli olduğu, ilgili emtialar bakımından ortalama tüketicinin ürün tercihi bakımından ayıracağı zamanın az olacağı da göz önünde bulundurulduğunda davacı yanın davalı yan tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği ( ancak ilgili kullanımların davalı yan tarafından gerçekleştirildiği dosya münderecatından tevsik edilememektedir. ) kullanımların davacı yana ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği " hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Heyete bir grafik-tasarım bilirkişisi eklenmek suretiyle ürün örnekleri de incelenmek suretiyle taraf itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişiye ayrıca münhasıran ayrı bir başlık altında davalı yanın cevap ve rapora beyan dilekçesinde ikrar kapsamında olan kullanımlarının tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunun değerlendirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler 15/07/2025 tarihli raporlarında; "Davacı yanın kök raporun arz edilmesinin ardından dosyaya sunulmuş olan ürün örneklerinin incelenmesi neticesinde; incelenen ilgili ürünlerin davalı yanın güncel kullanımında olduğunu beyan ettiği görselini ihtiva eden marka ile birlikte davalı yanın reddedilen markası ile birlikte piyasada var olması hususu ilgili ürünlerin davalı yanın kullanımında olan ürünler olduğunu karine teşkil edebileceği, ancak ilgili ürünlerin kati olarak davalı yan tarafından kamuya arz edilen ürünler olup olmadığının teyit edilemediği, konu hakkında nihai takdir Mahkemeye ait olmak ile birlikte ilgili ürünlerin tedarik zincirlerinin incelenmesi gayesi ile yapılacak mali inceleme ile kati bir neticeye erişilebileceği, bahse konu incelemeler ile de kök raporda arz edildiği üzere ilgili ürünlerde yer alan, “....” logosu kullanımların davacı yana ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğu değerlendirilebileceği, davalı yanın kullanım ikrarında bulunduğu logosu ile birlikte, ilgili logonun davacı yana ait herhangi bir hakkı ihlal etmediği, davalı yanın markayı ya da münferiden unsurunu markasal kullanım konusu ettiğine ilişkin ikrarı tespit ve teyit edilemediği, ancak eksik ya da hatalı yorum yapılmış olma ihtimaline binaen tekraren dosya konusu kullanımların davalı yan tarafından yapıldığı yönünde Mahkeme nezdinde kanaat oluşması halinde ilgili kullanımların davacı yana ait davaya mesnet markalar ile iltibasa sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, yine davalı yanın ve şeklinde markasal kullanımlar gerçekleştirdiği yönünde Mahkeme nezdinde görüş ve kanaat oluşması halinde; her ne kadar ilgili görsel davacı yana ait markadan farklı olarak “....” unsurunu ihtiva etmekte ise de davacı yana ait davaya mesnet markası ile şekil unsuru olarak ihtiva edilen yüksek derecedeki benzerlik çerçevesinde ilgili şekil unsurunu ihtiva eden markasal kullanımın davacı yana ait markanın tescilli olduğu emtialar üzerinde gerçekleştirilmesinin davacı yana ait markaya tecavüz teşkile eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Dosya, bilirkişi raporu ve ek raporunda mali müşavir incelemesine işaret edildiğinden heyete mali müşavir bilirkişi eklenerek davacının dosyaya sunduğu ürünlere ait fatura ile birlikte davalının ticari defterlerinin ve ürünlerin tedarik zincirinin incelenerek davalının davaya konu edilen ürünlerin satışını, üretimini yapıp yapmadığı konusunda rapor tanzimi için bilirkişi heyetine mali müşavir eklenmiş, bilirkişiler 15/04/2026 tarihli raporlarında; "Davalı tarafın, dava konusu ürünlerin üretimini yaptığı ve dava dışı ..... Mağazacılık A.Ş.’ ne satışını gerçekleştirdiği, davalı tarafından, ..... adına düzenlenen satış faturalarının üzerinde ürün açıklamalarında ürün kodu ile birlikte “.... Ayakkkabı” ibaresinin kullanıldığı, davalı taraf şirket yetkili tarafından, dava konusu ürünlerden, sadece bir parti üretim yapılarak .... mağazısına gönderildiği, diğer ürünlerin farklı ürünler olduğunun beyan ettiği, ancak inceleme günü sunulan ticari belge ve evraklar üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu ürüne ilişkin ayırt edici bir ibare bulunmadığından, ne kadar üretim yapılıp satışının yapıldığının tespit edilemediği" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Dava, davalının, davacıya ait .... "....." markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve men'i talebine yöneliktir.SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Davacıya ait tescilli markanın "....." ile "....." şeklindeki ..... tescil numaralı markasının yer aldığı, davalı tarafın, .... başvuru numarası ile "....." görselini içeren markasının bulunduğu, şekil içeriğindeki görselin .... şeklinde olduğu ve bu başvurunun yayına çıktığı aşamada davacı yanın itirazı üzerine reddedildiği görülmüş olmakla, davalının, "....." görselini ihtiva eden marka ile birlikte davalı yanca tescil başvurusu yapılan ama reddedilen "....." markasının birlikte piyasada var olduğu birlikte değerlendirildiğinde tecavüze konu ürünlerin de davalı kullanımında olduğuna karine teşkil edeceği kanaatiyle 15/04/2026 tarihli ek rapor incelemesi esnasında hesap uzmanı tarafından ticari defterler incelenmekle, dava konusu ürünlere yönelik ayırt edici bir ibare kullanılmadığı, ürün gruplarına göre alt hesaplar kullanılmadığı, davalı tarafın, üretici olduğu, dışarıdan ürün alışının olmadığı, şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede, dava konusu ürünlerin kendi üretimleri olduğu beyan edildiği dava konusu ürünlerin üretiminin, davalı tarafından yapılarak, .... Mağazacılık A.Ş.’ne faturalandırıldığının beyan edildiği bildirilmiş olup, davalı cevap dilekçesinde de akçaağaç sembolünü davalının markasında kullandığını kabul etmiş bu kullanıma son verdiğini de beyanlarında bildirmiş olduğu görülmekle piyasadaki bu ürünlerin davalı tarafından piyasaya sürüldüğünün kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davacı markası ile davalı ürünleri üzerindeki kullanılan şeklin yapılan incelemesinde şeklin üzerinde davacı yan markasından farklı olarak "....." ibaresine yer verilmiş ise de davacı yana ait davaya dayanak "......" markası ile şekil unsuru olarak yüksek derecede benzerlik arz ettiği, dolayısıyla şekil unsuru ihtiva eden markasal kullanımın davacı yana ait markanın tescilli olduğu emtialar üzerinde gerçekleştirildiği, dolayısıyla bu kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatiyle davacının davasının kabulü ile davalının, davacıya ait .... "....." markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün önlenmesine ve men'ine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait ..... "....." markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün önlenmesine ve men'ine,-Tecavüz teşkil eden bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerin ve bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı katalogların toplatılmasına,-Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 26.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 529,36 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 27.884,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/06/2026Katip ......Hakim .....