Danıştay 3. Daire, kurumlar vergisi ve geçici vergi uyuşmazlığında, aktifteki taşınmaz satış kazancı istisnası için YMM raporu ibrazı ile tekerrür hükümlerinin uygulanabilirliğinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı şirketin aktifindeki taşınmaz satışından doğan kazanç için yeminli mali müşavir tasdik raporu sunulmadığı gerekçesiyle kurumlar vergisi istisnası reddedilmesi ve beyannamelerdeki uyumsuzluklar nedeniyle salınan vergi ve cezalara karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi tasdik raporu istenmeden tarhiyat yapılmasını ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasını hukuka aykırı bulurken beyan farklarının bir kısmını uygun görmüş; Bölge İdare Mahkemesi ise, hem davalı idarenin istinafını reddederek ilk derece kararının davacı lehine olan kısımlarını onamış hem de davacının istinafını kabul ederek, iştirak kazancı istisnası nedeniyle matrah farkı oluşmadığı gerekçesiyle matrah farkından kaynaklanan tarhiyatı da kaldırmış olup, davalı idare söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6967Karar No : 2025/5941TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı şirket adına, iki yıldan fazla süreyle aktifte bulunan taşınmazın satışından doğan kazancın yeminli mali müşavir tasdik raporu sunulmadığından bahisle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında istisna olarak değerlendirilemeyeceği ve 2018 yılı için verilen kurumlar vergisi beyannamesi ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi beyannamesi arasında 511.422,60-TL tutarında uyumsuzluk bulunduğu yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca mükelleflere tanınmış olan haktan yararlanabilmelerinin temini için eksik olan yeminli mali müşavir tasdik raporunun ibrazının istenilmesi, rapor ibraz edilmezse haktan yararlanmayacaklarının bildirilmesi gerektiği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendindeki istisnadan yararlanma koşullarını taşıyan mükelleflerin, yasayla kendilerine tanınmış olan haktan yararlanabilmeleri için eksik olan yeminli mali müşavir tasdik raporunun ibrazı istenmeden, ibraz edilmemiş olması neden gösterilerek istisnadan faydalandırılmamak suretiyle tarhiyat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, beyanlar arasındaki farklılığın 431.481,95-TL’sinin ticari bilanço karının eksik dikkate alınmasından, 79.940,65-TL’lik tutarın ise kanunen kabul edilmeyen giderler toplamının eksik dikkate alınmasından kaynaklandığı ve bunun sehven yapıldığının davacı nezdinde kabul edildiği sabit olduğundan tarhiyatın değinilen kısmının hukuka uygun olduğu ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2016 yılı için kesilip 2018 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle tarhiyat bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası azaltılmış, geçici vergi ve vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu tarhiyatın, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında beyan edilen kazançla ilgili kısmı, geçici vergi ve vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.Mahkemesinin iştirak kazancı istisnasına ilişkin iptal kararı sonrasında yeniden düzenlenen geçici vergi beyannamesinde indirim konusu olacak tutar iştirak kazancı istisnası tutarı kadar arttığından herhangi bir matrah farkı ortaya çıkmayıp, bu durum davacının dönem zararı rakamını değiştirmekte olup davacı şirketin beyan dışı bıraktığı bir geçici vergi ve dolayısıyla ziya uğratılan vergi bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek söz konusu hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyatın değinilen kısmı kaldırılmıştır.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstisnadan yararlanma koşullarının ihlal edilmediği, özel kanun maddesinde yer almayan bir şartın gerekçe gösterilerek istisna şartlarının ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Vergi Dava Dairesi kararına ilişkin görüşme tutanağında "İstinaf Başvurusu Kabul, Dava Kabul" yazıldığı ancak kararda, "davalı idare başvurusunun reddine, davalı idare başvurunun kabulüne, ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 23. maddesinde, her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hâkiminin ve tarafların ad ve soyadlarının, incelenen dosya numarasının, kısaca dava konusu ve verilen kararın neticesinin, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği, bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanacağı ve dosyalarda saklanacağı, 49. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunmasının bozma sebeplerinden biri olduğu hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen yasal düzenleme uyarınca, heyetçe varılan ve görüşme tutanağına yazılan karar sonucundan farklı bir hükmün kararda yer alması olanaklı olmadığından, görüşme tutanağında gösterilen karar sonucundan farklı hüküm içeren Vergi Dava Dairesi kararında yargılama usulüne uygunluk görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.