Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasında, taşınmaz alım satımında teminat olarak verilen kambiyo senedinin borç ödenmesine rağmen icraya konulması.
Özet: Davacı, bir taşınmaz alım satımında davalıya teminat olarak verilen 100.000 TLlik kambiyo senedinin, taşınmaz bedelinin tamamının ödendiği iddiasına rağmen kötü niyetle icraya konulması üzerine, borçlu olmadığının tespiti, icra nedeniyle ödenen paranın iadesi ve kötü niyet tazminatı talebiyle menfi tespit davası açmıştır; davalı ise taşınmaz bedelinin eksik ödendiğini, senedin kalan borcu temsil ettiğini, davacının ödeme iddialarının ve sunduğu dekontların alakasız olduğunu savunarak davanın reddini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/358 EsasKARAR NO : 2026/182 Karar HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. .....DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... ...DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/05/2025KARAR TARİHİ : 27/02/2026YAZIM TARİHİ : 27/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından ...'ın yetkilisi olduğu ....bağımsız bölüm nolu taşınmazın satın alındığını, işbu taşınmazın satın alınırken davalı tarafından müvekkilinden 100.000,00-TL bedelli bir teminat senedi istendiğini, müvekkilininde lehtarı davalı ... olan senedi imzalayarak teslim ettiğini, davalı tarafından müvekkiline satışı yapılan taşınmazın bedelinin tamamen ödendikten sonra söz konusu senedin kendisine verileceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin Emlakçısı .... tarafından taşınmazın bedeli olan 1.000.000,00-TL'nin tamamının davalıya verildiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak işbu senedi icra takibine konu ettiğini, müvekkili tarafından aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin olarak borca itiraz davası açılmış olsa da yalnızca şekli inceleme yapan .... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın usule ve hukuka aykırılık barındırdığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği ve senedin karşılığının tamamen ödenmiş olmasına rağmen dayanak edilen .... esas sayılı icra takibinde haciz işlemlerinin devam etmesi sebebiyle takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise İİK 72/3. Maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini, yargılama sonucunda müvekkilinin ... esas sayılı takibi sebebiyle davalı alacaklıya karşı borçlu olmadığının tespitini, yargılama sonucunda müvekkili tarafından icra Müdürlüğüne haciz baskısı ile ödenen 45.000,00-TL'nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına, kötü niyetli takip sebebiyle davalı aleyhine %20'sinden aşağı olamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : .... esas sayılı dosyasında borçlu ... hakkında girişilen senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, sonrasında borçlu tarafından 14/01/2025 tarihinde .... esas sayılı dosyasında açılan dava ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, .... karar 06/03/2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı taraf dava dilekçesinde yerleşim yerinin ... olduğunu ve bu nedenle .... yetkili olduğunu iddia ettiğini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine yerleşim yeri ve daimi kalma yeri ....olan davacıya karşı başlatılan huzurdaki davaya konu icra takibinde yetkili mahkemenin .... olduğunu, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanmadığını ve tarafların tacir olmadığını, tüketicinin yapmış olduğu sözleşmenin diğer tarafında ticari ve mesleki amaçla hareket eden bir gerçek veya tüzel kişinin bulması gerektiği, aksi taktirde yapılan işlem tüketici işlemi sayılmayacağını, taraflar arasında meydana gelen ev alım-satımı adi iş vasfı taşıdığını, davacının iddia ettiği gibi taşınmaz bedelinin tamamının ödenmediğini, davacı yan taşınmaz bedelinin 900.000,00-TL'sini ödemiş kalan 100.000,00-TL'lik kısmı ise davalı müvekkiline senet olarak verdiğini, taraflarınca teslim edilen taşınmazın bedeline mahsuben alınan senedin halen ödenmediğini, davacının sunmuş olduğu dekontlar incelendiğinde; ... tarafından 20.000,00TL ve 30.000,00TL bedelli dekontların müvekkili ...'a gönderildiğini, davaya konu senette senetin kefili ... değil Nisa Laçin olduğunu, ...'in göndermiş olduğu ödemeler işbu davanın konusu olmadığı gibi taşınmazın satışıyla da bir ilgisi bulunmadığını, açıklama kısmında ise bu şekilde bir bilgiye yer verilmediğini, ... ne işbu davanın tarafı ne de davaya konu senetin alacaklısı, borçlusu yada kefili konumunda bulunmadığını, davacı yanın sunmuş olduğu diğer senet incelendiğinde ise davacı ... tarafından dava dışı ...'a 50.000,00 TL gönderildiğini, ... ne işbu davanın tarafı ne de davaya konu senetin alacaklısı, borçlusu yada kefili konumunda bulunmadığını, ilgili dekontun açıklama kısmı incelendiğinde ise elden alınan borç ödemesi yazıldığını ve işbu davanın konusu olmadığını dava konusu senedin "nama yazılı" olarak düzenlendiğini, senedin nama yazılı evraktan sayılabilmesi için ilk şart belirli bir kişi adına yazılması şartı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini, itiraz edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava ; ... esas sayılı icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına yapılan ödemelerin istirdadın davasına ilişkindir..... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır..... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen ve kambiyo senedi vasfı taşıyan bononun illetten mücerret olması nedeniyle, alacaklı hamilin, söz konusu bonoyu hangi hukuki ilişki çerçevesinde edindiğini ispatlaması yükümlülüğü bulunmayıp, aksinin ispat yükü, davacı yana düşmektedir. Somut olayda, davacı ile davalının yetkilisi olduğu dava dışı ....şirketi arasında gerçekleşen 1.000.000-TL bedelli taşınmaz devrine ilişkin teminat senedi olarak uyuşmazlığa konu, 23.10.2024 keşide tarihli, 100.000-TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan bononun verildiğini, taşınmaz bedelinin tamamının dava dışı şirkete verildiğini, senedin iade edilmediğini, takibe koyulduğu iddia edilmiş ise de anılan senedin devir bedeline ilişkin olduğunun iddia edildiği, senedin illet mücerret olduğu dikkate alındığında, senedin teminat senedi olarak davalıya verildiğini ispat yükünün davacı tarafta olduğu, taşınmaz devrinde devredenin dava dışı şirket olduğu, davacının yazı delillerle senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Davanın REDDİNE;2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.707,75 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2026Katip ... e-imza Hakim ...e-imza