İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, plakası meçhul araç çarpmasıyla yaralanan küçük çocuğun sigorta şirketinden tazminat talebini istinafen inceledi.
Özet: Bu dava, kimliği belirsiz bir aracın çarpması sonucu yaralanan küçük bir çocuğun iş göremezlik ve sürekli maluliyet tazminatı talebiyle bir sigorta şirketine karşı açılmış olup, davalı tarafın maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı yönündeki itirazlarına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından kazada yayanın %80, meçhul sürücünün ise %20 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1995
KARAR NO : 2026/1110
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/09/2020 (Dava) - 23/06/2023 (Karar)
NUMARASI : 2020/498 Esas - 2023/572 Karar
DAVA : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 11/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarihli 2020/498 Esas ve 2023/572 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2017 tarihinde, yaşı küçük müvekkil ...'nın Güneşli Mahallesi Şelale Parkından evine doğru gitmek için abisi ile birlikte cadde üzerinden karşıya geçtiği esnada Halide Edivar Caddesi üzeri Üçyol istikametinde kimliği belirlenemeyen bir sürücünün kullandığı plakası bilinmeyen beyaz renkli bir otomobil tarafından kendisine çarpılıp kaçılması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, bu kazanın oluşumunda plakası ve araç sürücüsü belli olmayan şahsın kusurlu olduğunu, ilgili yönetmelikler ve kanunlar uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için ... ..ına başvurunun zorunluluğu hâsıl olduğunu açıklanan nedenlerle şimdilik 100-TL Geçici İş göremezlik tazminatı, 5.900-TL Sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00-TL tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, dava masrafları ve vekâlet ücretlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davaya ilişkin HMK uyarınca dava dilekçesi ekinde belgelerin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, işbu dosyada davacı tarafından bu hususa uyulmadığını, taraflarına dava dilekçesinde belirtilen herhangi bir delillin tebliğ edilmediğini, bu bakımdan öncelikle, delillerin taraflarına tebliğine karar verilmesini, delillerin taraflarına tebliğine dek esasa ilişkin sair cevap haklarını saklı tutulmasını ve yargılama aşamasında ibraz edilen ve dosyaya giren tüm yazılı delil, dosya ve belgelerin birer örneklerinin taraflarına tebliğine karar verilmesini talep ettiği, bu konuda gerekli görülürse yargılama aşamasında uygun görülecek posta masraflarını karşılamaya amade olduğunu, bu nedenle, bu eksikliğin giderilmesini ve giderilmezse dava şartı yoksunluğundan davanın reddedilmesini talep ettiğini, davacının müvekkili kuruma başvuru dilekçesinde uğradığı maluliyete ilişkin yasa ve yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporunu sunmadığına müvekkil kurumca 19/08/2019 tarihinde verilen cevabi yazıda davacının maluliyetiyle başvurularının değerlendirilebilmesi için, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi gerektiğini, bu kapsamda müvekkil kurum tarafından Yönetmeliğin 9. Maddesine istinaden, davacı ....'nın söz konusu kazadan kaynaklanan kesin ve kalıcı vücut fonksiyon kaybı oranının belirlenmesi hususunda mezkur Yönetmeliğin 9. Maddesine istinaden T.C. SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne aynı tarihli yazı ile başvurulduğu ve davacının adı geçen hastanenin Sağlık Kurulu Birimine başvurması gerektiğini ancak davacı tarafından gönderilen sağlık kurulu raporunun T.C. Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlendiğini yönetmelikte açıklanan Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş bir rapor olmadığını, bu nedenle söz konusu raporun mevzuat gereği değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usul yönünden yapmış oldukları itirazları doğrultusunda davanın usulden reddini, usul yönünden yapmış oldukları itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''......'ya çarpan beyaz otomobilin plakası ve sürücüsü tespit olunamadığı, davanın bu nedenle ...'na yöneltilmiş olduğu, sürücünün olay yerini terk etmiş firari olduğu ve olay yerini gören kamera kaydının bulunmadığı, bu nedenlerle kaza tespit tutanağının tutulamadığı, trafik bilirkişisi ve ATK'dan alınan kusur raporlarında yaya ... ..'nın ve de firari meçhul sürücünün her ikisinin de kusurlu olduğunun belirtildiği, ATK'dan alınan 27.04.2021 tarihli kusur raporunda yaya ....'nın % 80 Kusurlu olduğu, meçhul sürücünün ise % 20 Kusurlu olduğunun belirtildiği görülmekle; Mahkememizce yapılan değerlendirmede yetkin kurumca hazırlanmış olması ve oransal kusur dağılımı yapmış olması nedeniyle, denetlenebilir ve de dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülen 27.04.2021 tarihli ATK Kusur Raporu hükme esas alınmış ve yaya ....'nın % 80 oranında Asli, meçhul sürücünün ise % 20 oranında Tali Kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Maluliyet oranı ve tıbbi iyileşme süresinin tespiti için alınan raporların ilki olan ve Ege Üniversitesi Hastanesince hazırlanan 03.05.2021 tarihli ASK Raporu'nda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin esas alındığı, halbuki kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğu anlaşılmakla Ege Üniversitesi Hastanesi'nin 03.05.2021 tarihli ASK Raporu nazara alınmamıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 21.09.2022 tarihli ATK RAPORUNDA ise; .... kaza tarihinde her ne kadar 7 yaşında ise de o tarihte Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin henüz yürürlüğe girmediği belirtilerek Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığı ve buna göre Tüm Vücut Engellilik Oranının % 5, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmektedir. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 21.09.2022 tarihli ATK RAPORU'nun doğru yönetmeliğe göre hazırlanmış olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu görülmekle mahkememizce hükme esas alınmış ve ....'nın Tüm Vücut Engellilik Oranının % 5, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği kabul edilmiştir. Aktüerya Bilirkişisinin 13.02.2023 tarihli Raporuna göre geçici iş göremezlik süresi kaza tarihinden itibaren 9 ay olarak belirtilmiş ise de davacı 7 yaşında küçük çocuk olup 18 yaşından sonra kazanç sağlayacağı ve bu nedenle gelir getiren bir işte çalışmadığından Geçici İş Göremezlik tazminat alacağı bulunmadığı, meydana gelen trafik kazasında yaralanarak % 5 oranında kalıcı bedensel zarara uğrayan ....'nın Kalıcı Maluliyet Kazançları toplamının 321.069,65-TL olduğu, Sürekli İş Göremezlik tazminatının plakası belirlenemeyen otomobilin meçhul sürücüsünün % 20 kusur oranına göre 64.213,93-TL hesaplandığı, raporun denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla 100,00-TL'lik Geçici İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine, Dava Dilekçesi ve Değer Artırım Dilekçesi nazara alınarak 64.213,93-TL Sürekli İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur....'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ ile; 64.213,93-TL Sürekli İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarının temerrüt tarihi olan 24/09/2019 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine, Geçici İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava şartı olan müvekkili kuruma başvuru zorunluluğunun usule uygun olarak yerine getirilmediğini, davacıların müvekkili kuruma başvuru dilekçesinde uğradığı maluliyete ilişkin yasa ve yönetmeliğe uygun bir maluliyet raporu sunmadığını, müvekkili kurumca 28.02.2020 tarihinde verilen cevabi yazıda davacıların maluliyetiyle başvurularının değerlendirilebilmesi için, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu kapsamda müvekkili kurum tarafından Yönetmeliğin 9. maddesine istinaden, davacılar ... ve ....'in söz konusu kazadan kaynaklanan kesin ve kalıcı vücut fonksiyon kaybı oranının belirlenmesi hususunda mezkur Yönetmeliğin 9. maddesine istinaden Torbalı Devlet Hastanesi'ne aynı tarihli yazı ile başvurulduğu ve davacının adı geçen hastanenin Sağlık Kurulu Birimine başvurması gerektiğinin belirtildiğini, ancak davacılar tarafından bu işlem yerine getirilmiş olup müvekkili kuruma yönetmelik kapsamında alınmış bir rapor sunulmadığını, müvekkili kurum tarafından maluliyet raporunun aldırılması ve ardından başvurunun değerlendirileceği belirtilmesine rağmen davacı tarafından iş bu davanın açılmasının açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı küçük yabancı uyruklu olup 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca yatırılması gereken teminat yatırılmaksızın açılan bu dava ve gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup teminat yatırılması zorunluluğu yönünden de istinaf ettiklerini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 27/04/2021 tarih ve 7194 sayılı ATK Raporuna ilişkin sundukları itirazlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 21.09.2022 tarihli ATK Raporuna ilişkin sundukları itirazlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, iş bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin hesaplama yönetimi olarak Progresif Rant formulünü kullandığını %10 arttırım %10 eksiltme uygulanan bu formülün de Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları ve 19.06.2021 tarihinde değişikliğe gidilen KTK 90.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, mevcut yasal düzenlemeye aykırı olarak hesaplama yapıldığını, Genel Şartlarda ve KTK 90.maddede açıklanan yöntem dışında, başka yöntemlerle yapılan hesaplamaların kanun gereği geçersiz olduğunu, ayrıca yaptırılacak bilirkişi incelemesinde;tazminat hesabının “aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, bilirkişi aktüerya siciline bağlı bir bilirkişi olmayıp bilirkişinin yetkinliğine de itiraz ettiklerini, dava konusu olayda davacının maluliyetine yol açtığı iddia edilen aracın varlığının davacı tarafça ispat edilemediğini, bu nedenle ispat yokluğu söz konusu olup plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın araza sebep olduğunun ispatlanması gerektiğini, belirsiz aracın hakikatta olup olmadığı kazanın meydana gelip gelmediğinin davacı tarafça kanıtlanamadığını, ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve aile başkanının kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun olduğunu, davacı tarafın reddedilen talepleri yönünden müvekkili kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/498 E - 2023/572 K. sayılı ilamın icrası kapsamında davacılar tarafından müvekkili aleyhine başlatılan İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16947E sayılı icra takibinin temyiz incelemesinin sonuna kadar durdurulması için tehir-i icra kararı alınabilmesi için tehiri icra istemli olarak istinaf edildiğine dair derkenar gönderilmesini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/498E - 2023/572K. sayılı kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılmasına, eksikliklerin giderilmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine; davanın talepleri doğrultusunda öncelikle usulden, bu talebin kabul görmemesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan alınarak davalı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 19/09/2022 tarihli maluliyet raporunun yukarıda belirtildiği özelliklere haiz olacak şekilde, davacıya ait daha önce alınmış sağlık verileri irdelenerek ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden bu raporun aktüer rapora esas alınması doğru olmuş, bu konudaki davalı istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.
2-) Somut olayda mahallinde keşif yapılmış, alınan kusur raporları kazanın davacının anlattığı şekilde meydana geldiğini ispat etmiştir. Aksi durumu ispat yükü davalıda olup davalı bu durumun aksini dosya kapsamına göre ispat edememiş, mahkemece dosyada yer alan dosya kapsamına ve oluşa uygun ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmuştur.
3-) Ayrıntıları Yargıtay 17. HD'sinin 14/01/2021 gün ve 2020/2598 E-2021/34 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, ülke çapında uygulama birliği açısından tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Ayrıca yine Yargıtay 17. HD'sinin 24/02/2021 gün ve 2019/3292 E-2021/1848 K. sayılı kararında bakiye ömür TRH 2010 tablosu uyarınca belirlendikten sonra "...hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması" gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında mahkemece anılan ilkeler uyarınca alınan aktüer raporun hükme esas alınması doğru olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarihli 2020/498 Esas ve 2023/572 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 4.386,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 1.096,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.289,84 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2026