Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı işçilik alacakları rücu talebine yönelik itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Dava, ana işveren olan davacının emekli işçisine ödediği kıdem tazminatı ve arabuluculuk ücretinin, hizmet alım sözleşmeleri uyarınca kendi dönemlerine düşen kısmının rücuen tahsili amacıyla davalı alt işverenlere karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, yükleniciye ait işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olduğunu ve ödediği bedelleri talep etme hakkı bulunduğunu savunurken, davalılar ise sorumluluklarının kendi dönemleri ve devir anındaki ücretle sınırlı olduğunu, son alt işveren dışındaki diğerlerine doğrudan rücu edilemeyeceğini iddia etmiş; mahkeme, bilirkişi raporu ve sözleşmeler ışığında işçilik alacaklarının tahsilini değerlendirirken, yargılama sürecinde 7573 sayılı yeni bir yasanın yürürlüğe girdiğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/577 Esas - 2026/261
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/577 EsasKARAR NO : 2026/261 Karar ....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/08/2025KARAR TARİHİ : 27/03/2026YAZIM TARİHİ : 27/03/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ....nezdinde çalışan işçi .... emeklilik nedeniyle ödediği kıdem tazminatı 384.831,19 TL ve arabuluculuk ücreti 11.544,93 TL toplamından, davalıların kendi çalışma dönemlerine isabet eden kısımlarını rücuen tahsil etmek amacıyla ilamsız icra takibi başlattığını, ....’nin kısmi ödeme yapması sonrası bakiye 101.503,13 TL için takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takip durduğunu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartname hükümleri uyarınca, işçinin işvereni ve işçilik alacaklarından sorumlunun yüklenici olduğunu, ...’nin yaptığı ödemelerin yüklenicilere rücu edileceği açıkça düzenlendiğini, Davacı ... hükümleri ve Yargıtay içtihatlarına dayanarak davalıların itirazının iptalini, takibin devamını, alacağa faiz işletilmesini ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle : Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davanın tefriki gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunu, işçinin kendi nezdinde çalıştığı süre ve devir anındaki ücretle sınırlı olduğunu ve son ücret ve sonradan eklenen yan haklar üzerinden yapılan rücu talebi mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, işçinin, müvekkili nezdinde 01.01.2017–31.07.2020 tarihleri arasında çalıştığını, bu süre ve devir tarihindeki ücret esas alınarak 14.118,80 TL kıdem tazminatı ödendiğini, alacağın likit ve muayyen olmadığından faiz, masraf ve icra inkâr tazminatı talepleri de yerinde olmadığını talep etmiştir . Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle : İşçinin değişen alt işverenler arasında kesintisiz çalışması bulunduğunu, işyeri devri hükümleri uygulanması gerektiğini, asıl işveren, ödediği kıdem tazminatını yalnızca son alt işverene rücu edebileceğini; önceki dönem alt işverenlere doğrudan rücu mümkün olmadığını, aksi kabul edilse dahi müvekkilinin sorumluluğu, kendi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olduğunu, müvekkili bu kapsamda sorumlu olduğu tutarı ödediğini, bu nedenle davada pasif husumet yokluğu ve esastan reddini talep etmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava ; davacının dava dışı işçilere ödemiş olduğu işçilik alacaklarının taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında rucün tahsili davasına ilişkindir.... hizmet dökümü raporu UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalılar arasında bağıtlanan sözleşmeler gereğince taleple bağlılık ilkesi gözetilerek aşağıdaki tablolarda davalılar yönünden ayrı ayrı .... sayılı dosyasından takibin devamına karar verilecek olması halinde hüküm kurulabilecek alacak kalemleri hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Taraflar arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmeleri ve taraf delilleri dosya arasına alınmıştır.Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir(....).Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Hüküm kurulmadan evvel 29.01.2026 tarihinde 7573 sayılı yasa yürürlüğe girmiş ve anılan yasa ile iş kanununa geçici 12.madde eklenmiştir. Anılan geçici 12.madde ile rücuya konu edilemeyecek dönem 11.09.2014 ile 15.10.2019 tarihleri arası olup davalıların sorumlukları dönem yönünden 7573 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Dava hakkında 7573. Sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına, 2)Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 1.733,42-TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.001,42-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,4)Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.733,42TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 120,00 TL tebligat ücreti, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 8.493,82 TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026....