Danıştay 7. Daire, ilave gümrük vergisinin yeni bir vergi olmayıp gümrük oranlarında yetkiyle değişiklik olduğu gerekçesiyle iade talebini reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir şirket tarafından ithal edilen eşyalara ilişkin ödenen 1.293.496,67-TL tutarındaki ilave gümrük vergisinin haksız tahsil edildiği ve tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerektiği iddiasıyla açılan davada, yargı mercileri, söz konusu verginin 474 sayılı Kanun ile Cumhurbaşkanlığına verilen yetki kapsamında mevcut gümrük vergisi oranlarında yapılan bir değişiklik niteliğinde olduğunu, yeni bir vergi olmayıp Anayasada belirtilen verginin yasallığı ve belirliliği ilkelerine aykırılık taşımadığını, dolayısıyla tahsilatın hukuka uygun olduğunu ve iade talebinin reddedilmesinin yerinde olduğunu belirterek, davacının tüm taleplerini reddeden alt derece mahkeme kararlarını onamıştır.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/870 E.  ,  2025/1213 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/870
Karar No : 2025/1213
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2021 ve 2022 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 18 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak İthalat Rejim Kararına Ek Karar uyarınca ödenen 1.293.496,67-TL tutarında ilave gümrük vergisinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ilave gümrük vergisinin yeni bir vergi değil, 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığına verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde olduğu, bu bağlamda, T.C. Anayasası'nın 73. maddesinde ifadesini bulan "verginin yasallığı" ilkesine aykırılığı bulunmadığı gibi, Kanun'da belirtilen aşağı ve yukarı sınırlar dahilinde verilen yetki uyarınca "verginin belirliliği ilkesi"ne de aykırılık taşımadığı; öte yandan, Cumhurbaşkanlığının 474 sayılı Kanun'la verilen bu yetkiyi, Kanun ve buna bağlı olarak çıkartılan Karar eki cetvelde yer alan eşyalar için Kanun'la belirlenen gümrük vergisi oranının esas alınması suretiyle kullanma yetkisine sahip bulunduğu, Cumhurbaşkanlığı Kararı'na ekli tabloda yer alan maddelere ilişkin olarak öngörülen toplam vergi oranı, anılan Kanun'da gösterilen hadlerin %50 artırılmış düzeyini de aşmadığından, ilave gümrük vergisi oranlarında ve yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca tahakkuk ettirilerek ödenmesi üzerine sonradan iadeye konu edilen vergilerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlave gümrük vergisinin, gümrük vergisi oranında artırım yapılması değil, yeni bir vergi olduğu, bu nedenle Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulmasının vergilerin yasallığı ilkesine aykırılık teşkil ettiği, hukuka aykırı olarak tahsil edilen vergilerin geri verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.