Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin akaryakıt bayilik sözleşmesi feshinden kaynaklanan cezai şartlar ve teminat mektubunun haksız tahvili iddialarına yönelik itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir akaryakıt bayilik sözleşmesinin erken feshi üzerine ortaya çıkan ihtilafı konu almakta olup, davacı bayinin sözleşmeyi haksız feshettiği gerekçesiyle davalı şirket tarafından asgari ürün alım taahhüdü ve erken fesih cezai şartlarından kaynaklanan alacaklar için düzenlenen faturalara dayanarak banka teminat mektubunu nakde çevirmesi ve bu işleme bayinin itirazı sonrası teminat mektubunun haksız çevrildiği iddiasıyla 100.000 TLnin iadesi talebi ile davalı şirketin bayinin icra takibine itirazının iptali ve takibin devamı taleplerinin incelenmesidir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/363 - 2026/945
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/363 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESASKARAR NO : 2026/945 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ )T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 06/11/2025ESAS NO : 2025/278 E 2025/801 KDAVA : İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 26/06/2026YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin 02.05.2013 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile ... bayilik sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin sözleşmelerin süresi sonu olan 02.05.2018 tarihi itibariyle davalı şirket ile bayilik ilişkisinin devam etmeme kararı aldığını, Milas 2. Noterliği'nin 24.04.2018 tarih ... yev nolu ihtarname gönderilerek sözleşmenin 02.05.2018'de ilgili kanun ve yönetmelikler gereğince sona ereceği hususunun ihtar edildiğini, davalının ...'nın 170.05.20163 tarihli banka teminat mektubunun nakde tahvil ettiğini, ancak müvekkilinin davalıya ödenmemiş bir borcu bulunmadığını, davalının 30.04.2018 tarihli akaryakıt cezai şart bedeli altında 62.123,94 TL ve 30.04.2018 tarihli madeni yağ cezai şart bedeli adı altında 32.865,78 TL bedelli iki adet fatura keşide ederek gönderdiğini, davalının teminat mektubunun bu faturalara istinaden nakde çevirdiğini haricen öğrendiğini, müvekkilinin davalıya cezai şart veya eksik ürün alımından dolayı bir borcu bulunmadığını, faturaların yasal süresinde Beyoğlu 13. Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, müvekkilinin beyaz ürün satış taahhüdünü yerine getirdiğini, madeni yağ satış taahhüdünün ise davalı taraf nedeniyle yerine getirilemediğini, davalının 4 yıl 9 ay süresince müvekkilinin madeni yağ alım yapılmasını talep etmediğini, buna yönelik bir uyarı dahi göndermediğini, tüm sözleşme dönemi boyuncu alım yapmayan müvekkiline sözleşme sonunda cezai şart faturası göndermesinin dürüstlük kuralı ve güven ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, teminat mektubunun haksız çevrilmesi nedeniyle müvekkilinin zararının doğduğunu belirterek 100.000,00 TL'nin tahsil tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 02.05.2013 tarihli istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde 02.05.2013 tarihli protokol ile 02.05.2013 tarihli ariyet sözleşmesi ve 31.08.2016 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi akdedilerek akaryakıt bayiliği hakkı ve işletmeciliğinin verildiğini, sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir eki olan protokolün 8. maddesinde asgari ürün taahhüdünün, 9. maddesinde asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartın belirlendiğini, protokolün 10. maddesinde cezai şartın belirtildiğini, 23. maddede feshin, 24. maddede feshin sonuçlarının belirtildiğini, davalı bayinin sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı davranarak bayilik sözleşmesinin haksız olarak ve süresinden önce feshettiğini bu nedenle cezai şart borcunun bulunduğunu, bayinin sözleşme süresi bitmeden Milas 2. Noterliği’nin 17.04.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile akaryakıt bayilik sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, süre bitmeden sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle davacının tüm hak ve alacakları ve doğan cezai şartların muaccel hale geldiğini, sözleşme ve protokol gereğince bayinin standart satış fiyatından beyaz ürün almaması nedeniyle 15.326 USD, madeni yağ almaması nedeniyle 8.108 USD cezai şarttan kaynaklanan borcu olduğunu, sözleşme süresi sona ermeden davalı tarafından erken fesih sebebiyle bayilik sözleşmesinin 24. maddesi protokolün 23. ve 10. maddelerine göre 69.500 USD akaryakıt erken fesih cezai şart borcu, otogaz bayilik protokolünün 5.5 maddesine göre 60.000 USD cezai şart borcu bulunduğunu, erken fesih nedeniyle madeni yağ taahhüdünden 8.108 USD ve akaryakıt taahhüdünden 15.326 USD akaryakıt cezai şart alacağı doğduğunu, bu alacaklar için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, ariyet söküm bedellerinin de fatura edildiğini, davalının bu bedelleri de ödemediğini belirterek Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2018/7783 esas sayılı takibe davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl davada davalı vekili, davacının sözleşmesinin toplam süresi boyunca asgari ürün alım taahhüdünde bulunduğunu, sözleşmenin bayinin tek taraflı beyanı ile sona erdirilmesinin eksik tonaj taahhütlerinin talep edilebilir hale getirdiğini, tarafların 02.05.2013 tarihinde akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli bayilik protokolü imzalayarak bayilik ilişkisinin kurulduğunu, davacının 24.04.2018 tarihli ihtarname ile yeni dönem için davalı şirket ile bayilik ilişkisini devam ettirmek istemediği ve sözleşmeyi feshettiğinin açıkça anlaşıldığını, akaryakıt bayilik protokolünün 24. maddesine göre sözleşmenin bayi tarafında tek taraflı feshi halinde asgari ürün alım taahhüdünden doğan cezai şartın davalıya ödemesi gerektiğini, alım taahhüdünün yıllık veya dönemsel taahhütler olmayıp 5 yıllık zaman dilimini kapsadığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin protokol ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, bayinin sözleşme süresi boyunca almayı taahhüt ettiği ancak yerine getiremediği madeni yağ alım taahhüdünden doğan 8.108 USD karşılığı 32.865,78 TL bedelli fatura akaryakıt alım taahhüdünden doğan 15.326 USD karşılığı 62.123,94 TL bedelli fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, bu faturaların haksız gerekçelerle iade edildiğini, bayilik sözleşmesinin 10.1 ile protokolün 16. maddesi hükmüne göre asgari ürün taahhütlerinden doğan cezai şart alacakları dahil borçların karşılığında banka teminatı alınacağının kararlaştırıldığını, davacıya eksi tonaj nedeniyle cezai şart faturası düzenlenerek teminat mektubunun tazmin edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafından akaryakıt cezai şart bedeli altında 15.326 USD ve madeni yağ cezai şart bedeli altında 8.108 USD bedelli iki adet fatura düzenlediğini, tebliğ edilen faturaların yasal süresi içinde noterden iade edildiğini, ancak davacının bu faturalara istinaden davalının teminat mektubunu nakde tahvil ettiğini, banka teminat mektubu ile haksız şekilde tahsil edilen faturalar karşılığının aynı zamanda başka bir icra takibine de konu edildiğini, sözleşmenin davalı tarafından süresi sonunda feshedildiğini, cezai şarta konu olabilecek herhangi bir sözleşmeye aykırılığın bulunmadığını, 17.04.2018 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin süresi sonunda sona erdirilmesi amacıyla feshi ihbar ettiklerini, ancak içeriğini sehven 02.05.2018 tarihi yazılmaması nedeniyle bu ihtarnamenin sehven gönderildiğinin bildirilerek Milas 2. Noterliği'nin 24.04.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin 02.05.2018'de ilgili kanun ve yönetmelikler gereğince sona ereceği hususunun ihtar edildiğini, sözleşmenin süresi sonunda sona erdiğini, 5 yıl süresi bir sözleşmenin süresinin bitmesine 1 hafta kala tek yanlı feshedilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının 5 yıl boyunca yükümlülüğünü tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, taahhüt ettikleri beyaz ürün alımının fazlasıyla gerçekleştiğini, madeni yağ taleplerinin davacı tarafından madeni yağ tedariki yapılmayacağı gerekçesi ile reddedildiğini, haksız talep edilen cezai şartın davalının mahvına sebep olabileceğini, genel işlem niteliğindeki cezai şart hükümlerinin yazılmamış sayılması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davacı birleşen davada davalı bayi tarafından verilen 100.000,00 TL değerindeki banka teminat mektubunun davalı birleşen davada davacı bayilik veren tarafından bayinin madeni yağ alım taahhüdünden kaynaklanan 8.108 USD karşılığı 32.865,78 TL cezai şart, akaryakıt alım taahhüdünden kaynaklanan 15.326 USD karşılığı 62.123,94 TL cezai şart alacaklarına ilişkin düzenlenen faturalar nedeniyle 07.05.2018 tarihi itibariyle nakde çevrildiği, 02.05.2013 tarihli protokolün asgari ürün alım taahhüdünü düzenleyen 8. maddesinde bayinin protokol süresince 3250 m³ beyaz ürün ve 5 ton madeni yağ satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şartı düzenleyen 9. maddesinde sözleşmenin süresinin sonunda veya fesih tarihinde asgari mal alım taahhüdü maddesinde taahhüt edildiği halde satın alınmayan beher m³ beyaz ürün için 97 USD beher ton madeni yağ için 2.000 USD cezai şartın ...'ye ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, asıl davada davalı tarafından madeni yağ alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan cezai şart tutarı 8.108 USD kabul edilerek bu tutarın karşılığı 32.865,78 TL fatura düzenlendiği tespit edildiğinden protokolün 8. ve 9. maddeleri kapsamında asıl davada davalının kabulünde olan ve sözleşme süresinin sonunda bayi tarafından madeni yağ alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan 8.108 USD karşılığı 32.865,78 TL ifaya ekli cezai şartın varlığı ve miktarı kanıtlanmış olmakla asıl davada davalı bayilik verenin protokolün 16. maddesi kapsamında 100.000,00 TL teminat mektubundan 32.865,78 TL cezai şart alacağının tahsili haklı ve yerinde olduğu, beyaz ürün yönünden davacı bayinin asgari alım taahhüdünü ihlalinin bulunmadığı, birleşen dava yönünden bayilik sözleşmesi, protokol ve otogaz bayilik protokolünün birleşen davada davalı bayi tarafından sözleşme süresinden önce haksız feshi nedeniyle sözleşme ve protokolün ilgili hükümleri kapsamında toplam 129.500 USD (69.500 USD+60.000 USD) cezai şart alacağının gerçekleştiği, birleşen davada davacının takibe konu 03.05.2018 fatura tarihi itibariyle 129.500 USD cezai şartın Türk Lirası karşılığının 520.650,86 TL olduğu, davalı yanın mahvına sebebiyet vereceğinden %70 oranında indirim yapıldığı, birleşen davaya esas icra takibine konu etmiş olduğu bir diğer alacak kalemleri 8.108 USD madeni yağ alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart ile 15.326 USD akaryakıt alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacakları olup birleşen davada davacının davalıdan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol hükümleri kapsamında madeni yağ alım taahhüdünü ihlal nedeniyle 8.108 USD ifaya ekli cezai şart alacağının bulunduğu ve cezai şart alacağı nedeniyle düzenlenen 32.865,78 TL tutarındaki fatura bedelinin bayi tarafından verilen teminat mektubu 07.05.2018 tarihinde nakde çevrilerek tahsil edilmiş olduğu anlaşılmakla teminat mektubu nakde çevrildikten sonra 03.07.2018 tarihinde başlatılan ilamsız takip ile mükerrer olarak aynı cezai şart talep edilmiş olduğundan 8.108 USD cezai şarta ilişkin birleşen davanın yerinde olmadığı, 15.326 USD akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan akaryakıt asgari alım taahhüdünü ihlal nedeniyle ifaya ekli cezai şart alacak talebi yönünden bayi tarafından açılan istirdat talebine ilişkin asıl dava kapsamında tartışıldığı üzere birleşen davada davalının sözleşme ve protokol hükümleri kapsamında akaryakıt asgari alım taahhüdünü ihlalinin söz konusu olmadığı bu alacak kaleminin de teminat mektubu nakde çevrilerek tahsil edilmiş olduğu ve asıl dava kapsamında haksız tahsil edildiğinden istirdadına karar verildiği bu kapsamda birleşen davada davacının takibe konu 15.326 USD ifaya ekli cezai şart alacağının bulunmadığı, ariyet sözleşmesinin 5. maddesi gereğince ariyet malzemelerin yerlerinden sökülmesine ilişkin giderlerin bayiye ait olduğu taraflarca kabul edildiğinden bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda davacı tarafından bayiye ariyet olarak verilen malzemeler yönünden 5.074,00 TL kurumsal kimlik söküm bedeli, 1.852,52 TL akaryakıt pompa söküm bedeli, 6.608,00 TL ... ariyet söküm bedeli olmak üzere toplam 13.534,52 TL davacı alacağının istenebilir olduğu belirtilerek asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİİstinaf eden-asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından;Davalı şirketin madeni yağ tedariki yapılmayacağı, madeni yağ alımında müvekkilinin serbest bırakıldığını, bu sebeple mahkemece bu cezai şart kalemi yönünden davanın reddi kararının doğru olmadığını, ayrıca bu hususa dair tanık dinletme taleplerinin mahkemece karşılanmadığını, ayrıca uzunca bir süre madeni yağ alınmamasına karşın hiçbir uyarıda bulunmayan davalının bu kalem talebinin doğru olduğunun kabul edilemez olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedilmediğini, sözleşmenin süre sonunda kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle herhangi bir cezai şart ödemesinin söz konusu olamayacağını, birleşen davada lehe hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, karar tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, yine belirlenen faiz miktarının fahiş olduğunu, birleşen dava yönünden de kabul edilen miktarın yerinde olmadığını, zira ariyetlerin müvekkili tarafından söküldüğünü, ayrıca ariyetlerin kurulum ve söküm bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, mahkemece aleyhe icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmadığı gibi müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin de hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında hak ve alacakların kapsamı kötüniyet tazminatı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmeleri ve protokol kapsamında bayilik veren tarafından nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin haksız çevrildiği iddiasına dayalı alacak, birleşen dava ise sözleşmelerin haksız feshi nedeniyle cezai şart alacakları ile ariyet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Taraflar arasında 02.05.2013 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde 02.05.2013 tarihli protokol ile 02.05.2013 tarihli ariyet sözleşmesi ve 31.08.2016 tarihli otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin 5 yıllık sürenin sonu olan 02.05.2018 tarihinde sona ereceği anlaşılmıştır. Asıl davada davalı birleşen davada davacı tarafından bayilik sözleşmesinin süresinden önce bayi tarafından keşide edilen ihtarname ile haksız olarak feshedildiği iddiasında bulunulmuştur.İki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olan bayilik sözleşmesinin süresinin 02/05/2018 tarihinde sözleşme süresinin sona ermesinden önce asıl davada davacı birleşen davada davalı yanca 17/04/2018 tarihli ihtarname ile fesholunduğunun davalı birleşen davada davacı yana bildirildiği, her ne kadar ihtarnameye ilişkin 24/04/2018 tarihinde açıklama ile birlikte yeni bir ihtarname keşide edilmiş ise de 17/04/2018 tarihli fesih ihtarnamesinin davalı birleşen dosya davacısına tebliğ edildiği, 24/04/2018 tarihli ihtarnamenin ise 17/04/2018 tarihli ihtarnamenin tebliğinden sonraki tarihte tebliğ edildiği, fesih beyanının varması ile sonuç doğuran hukuki işlem olması nedeniyle davacı birleşen dosya davalısı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiği anlaşılmıştır. 02.05.2013 tarihli protokolün asgari ürün alım taahhüdünü düzenleyen 8. maddesinde bayinin protokol süresince 3250 m³ beyaz ürün ve 5 ton madeni yağ satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart düzenleyen 9. maddesinde sözleşmenin süresinin sonunda veya fesih tarihinde asgari mal alım taahhüdü maddesinde taahhüt edildiği halde satın alınmayan beher m³ beyaz ürün için 97 USD beher ton madeni yağ için 2.000 USD cezai şartın ...'ye ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının 5 yıllık sözleşme süresi içerinde toplam 132 kg (0,132 ton) madeni yağ aldığı, protokol kapsamında taahhüt edilen miktar 5000 ton olduğundan taahhüdü yerine getirilmeyen 4868 ton yönünden sözleşmenin 9. maddesine göre yapılan hesaplamada beher ton için 2.000 USD dikkate alınarak madeni yağ asgari alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan ifaya ekli cezai şart tutarının 9.736 USD olarak hesap edildiği bu tutarın fatura tarihindeki TCMB döviz kuruna göre karşılığının 39.464,88 TL olduğu, ancak asıl davada davalı tarafından madeni yağ alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan cezai şart tutarı 8.108 USD kabul edilerek bu tutarın karşılığı 32.865,78 TL fatura düzenlendiği tespit edildiğinden protokolün 8. ve 9. maddeleri kapsamında asıl davada davalının kabulünde olan ve sözleşme süresinin sonunda bayi tarafından madeni yağ alım taahhüdünü ihlalden kaynaklanan 8.108 USD karşılığı 32.865,78 TL ifaya ekli cezai şartın varlığı ve miktarı kanıtlanmış olduğu, ancak beyaz ürün yönünden davacı bayinin asgari alım taahhüdünü ihlalinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Birleşen davaya esas olan takibe konu edilen 13.534,60 TL fatura bedeline ilişkin taraflar arasındaki ariyet sözleşmesinin 5. maddesi gereğince ariyet malzemelerin yerlerinden sökülmesine ilişkin giderlerin bayiye ait olduğu taraflarca kabul edildiğinden bayi tarafından bu işlerin bizzat kendisi tarafından yerine getirildiği hususu usulüne uygun delillerle dosya kapsamı itibariyle ispat edilememiş olup, bu yönde tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre asıl davada davacı birleşen davada davalı yanın sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Birleşen davada davacı, birleşen davaya esas icra takibine konu etmiş olduğu bir diğer alacak kalemleri 8.108 USD madeni yağ alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart ile 15.326 USD akaryakıt alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacakları olup birleşen davada davacının davalıdan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokol hükümleri kapsamında madeni yağ alım taahhüdünü ihlal nedeniyle 8.108 USD ifaya ekli cezai şart alacağının bulunduğu ve cezai şart alacağı nedeniyle düzenlenen 32.865,78 TL tutarındaki fatura bedelinin bayi tarafından verilen teminat mektubu 07.05.2018 tarihinde nakde çevrilerek tahsil edilmiş olduğu anlaşılmakla teminat mektubu nakde çevrildikten sonra 03.07.2018 tarihinde başlatılan ilamsız takip ile mükerrer olarak aynı cezai şart talep edilmiş olduğundan 8.108 USD cezai şarta ilişkin birleşen davanın yerinde olmadığına mahkemece karar verilmiş ise de bu kalem yönünden de teminat mektubunu paraya çevirdiği halde mükerrer takip başlattığından davacının birleşen dosyada haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından bu kalem talepler yönünden davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği halde reddedilen tüm kalemler yönünden kötüniyet tazminatının reddi doğru değildir.Açıklanan bu nedenlerle davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/278 Esas, 2025/801 Karar ve 06/11/2025 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,3-A-a-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE, 67.134,22 TL'nin 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.585,93 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.878,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,c-Davacı tarafından başlangıçta yaptırılan 1.707,75 TL peşin harç ile 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.743,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.865,78 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-Davacı tarafından yapılan 334,50 TL tebligat, 272,60 TL müzekkere gideri, 16.100,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.707,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 10.808,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,g-Davalı tarafından yapılan 26,90 TL yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 3-B-a-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE, Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7783 E. sayılı takibe davalı itirazının 38.850 USD asıl alacak ve 13.534,60 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren USD asıl alacağa %7 oranını geçmemek üzere devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları azami faiz oranı, TL asıl alacağa ise değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına. Fazlaya ilişkin talebinin reddine, b-Birleşen davada %20 icra inkar tazminatı olan 39.003,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,c-Dava konusu icra takibinde birleşen davada davacı yanın teminat mektubu ile tahsil ettiği bölüme ilişkin mükerrer takip yaptığı takibe konu alacağın 23.437 USD alacak yönünden kötüniyetli olduğu anlaşıldığından bu bedelin takipte talep edilen kur dikkate alınarak 109.469,59TL karşılığı olan %20'si oranında hesaplanan 21.893,92 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalı ...'ye ödenmesine,ç-Alınması gereken 14.932,33 TL harçtan peşin alınan 10.539,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.393,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 96.325,44 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-Davacı tarafından yapılan 140,90 TL tebligat, 29,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 169,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 45,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,g-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, h-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden4-İstinaf kanun yoluna başvuran asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 5-Asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 480,00TL yargılama giderinin asıl davada davalı birleşen davada davalıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 26/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."