İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, davacının ticari dava olmadığını ileri sürdüğü menfi tespit davasında, asliye ticaret mahkemesinin görevini tartışmadan arabuluculuk şartı eksikliğinden usulden ret kararının istinafını değerlendiriyor.
Özet: Davacı tarafından ticari bir araç satışından kaynaklanan icra takibine yönelik açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, davacının dava şartı olan arabuluculuk sürecini tamamlamadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir; davacı ise istinaf dilekçesinde, davanın kendisi açısından ticari nitelikte olmadığını ve yanlış borçluya yöneltildiğini belirterek, mahkemenin öncelikle görevli olup olmadığını belirlemeden arabuluculuk gibi ikincil bir dava şartı hakkında karar vermesinin usul hukukuna aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/549 KARAR NO: 2026/1247T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 18/12/2025NUMARASI: 2025/848 Esas - 2025/1076 KararDAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;ARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi’nin... E. sayılı icra takibinde, ödeme emrine konu borca ve tüm fer’ilerine itirazlarımızın sunulması ile söz konusu takibe dayalı davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ve öncelikle tedbiren icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesi (İİK. m.72/f.3), nihai hükümle icra takibinin iptal edilmesi, ilamın kesinleşmesine kadar takibin durdurulması (İİK m.72/f.5) ve davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusu itibariyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davalı şirket Sinan Kaçmaz'dan ...plaka sayılı 2007 model Renault çekiciyi 21/05/2025 tarihinde satın aldığını, aracı satım sırasında aracın motorunun yeni yapıldığını, motorunda bir sıkıntısı olmadığını beyan ettiğini, Gemlik ilçesinde aracın arıza yaptığını, aracın motorunda sorun olduğu ortaya çıktığını, Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/30 esas sayılı dosyasında delil tespiti yaptığını, tespitte satılan araçta ağır hasar çıktığını, davacıdan davalı şirketin yetkili zararının giderilmesini, istediğini, zararı gideremediğini, bunun üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın reddini, davanın görevsizliğine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı vekiline, dava konusu arabuluculuğa tabi davada İstanbul Anadolu 49. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen Görevsizlik kararının kesinleşmesi sonrası arabuluculuğa başvurulduğuna ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere süre verilmiş, verilen süre içerisinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair belge ibraz edilmemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik sonucu bu fıkraya menfi tespit davalarının da dava şartı arabuluculuğa tabi olduklarına ilişkin hüküm eklendiği, mezkur maddenin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, menfi tespit konulu davada verilen görevsizlik kararı sonrası davacı tarafça arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karar, usul hukukunun emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, kararın hukuki denetiminin mümkün olmadığını, mahkeme, uyuşmazlıkta öncelikle ve re’sen değerlendirilmesi zorunlu olan görev meselesini ele almadan, görev hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapmaksızın, doğrudan dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden ret kararı tesis ettiğini, uyuşmazlık, davacı yönünden ticari dava niteliği taşımadığını, davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan araç satım ilişkisi, davacı ile davalı şirket arasında değil Korkmaz 4E Yapı Malzemeleri İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında kurulduğunu, davacı, satış sözleşmesinin tarafı olmadığını ve yalnızca bir dönem kayıt maliki sıfatıyla göründüğünü, huzurdaki dava, davacı yönünden ticari bir alacak veya ticari uyuşmazlık değil yanlış borçluya yöneltilmiş icra takibine karşı açılmış bir menfi tespit davası olduğunu, mahkeme, açık ve ciddi nitelikteki görev itirazını hiç tartışmadığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına girip girmediğini değerlendirmeden karar verdiğini, karar gerekçesinde, mahkemenin kendisini hangi hukuki sebeple görevli kabul ettiğine dair tek bir açıklama dahi bulunmadığını, bu durum, kararın gerekçesiz kalmasına yol açtığı gibi mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenmeden uyuşmazlığın diğer usuli yönlerine geçildiğini de açıkça ortaya koyduğunu, usul hukukunun yerleşik ilkelerine göre; görevli olmayan bir mahkemenin, dava şartı arabuluculuk gibi ikincil nitelikteki usuli meseleleri incelemesi ve bu gerekçeyle hüküm kurmasının mümkün olmadığını, mahkeme, görev hususunu bertaraf ederek kendisini zımnen görevli kabul ettiğini ancak bu kabulün dayanağını ve gerekçesini kararında ortaya koymadığını, bu haliyle karar, usuli sıralama hatası ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, mahkeme görev hususunu değerlendirmeksizin doğrudan TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk incelemesi yaptığını ancak bu inceleme de hukuken hatalı olduğunu, mahkemenin kararında en ağır hukuka aykırılıklardan birinin HMK m.115/2 hükmünün açıkça ihlal edilmiş olmasının olduğunu, mahkeme, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olduğu kabul edilmesine rağmen, taraflarına eksikliği fiilen ve hukuken tamamlayabilecek nitelikte gerçek ve etkili bir imkan tanımadan, davayı doğrudan usulden reddettiğini, mahkeme, uyuşmazlığın hukuki mahiyetini yanlış değerlendirerek davacı yönünden ticari dava niteliği bulunup bulunmadığını ve bu çerçevede görevli olup olmadığını tartışmadan, öncelikle ve re’sen ele alması zorunlu olan görev meselesini karara bağlamaksızın, TTK m.5/A hükmünü genişletici ve hatalı biçimde uyguladığını, HMK m.115/2 hükmünde öngörülen usuli güvenceleri de gözetmeksizin davayı dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddettiğini, davaya bakmaya görevli olmadığı halde karar tesis eden mahkeme, hem yetkisiz bir mahkeme tarafından hüküm kurulması sonucunu doğurmuş hem de davacı bakımından telafisi güç bir hak kaybına yol açtığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, araç satış sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasındadır.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında, "...plakalı araçta meydana gelen gizli ayıp nedeniyle Gemlik Sulh HUkuk Mahkemesinin 2024-30 d.iş sayılı dosyası bilirkişi raporu 757.825,00 TL" sebebine dayalı olarak 757.825,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 20.07.2024 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Somut dava, ticari nitelikli bir menfi tespit davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir.6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.Somut olayda davanın arabuluculuğa tabi olduğu, görevsiz İstanbul Anadolu 49. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 20.09.2024 tarihinden önce arabulucuya başvurulmadığı sabit olup, davacı tarafından, menfi tespit davalarında arabulucuğun dava şartı olmadığı ileri sürülmüş ise de, 6502 Sayılı Kanunun 73/a bendinde tüketici uyuşmazlıklarında menfi tespit istemlerinin bu dava şartından istisna tutulmadıkları, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekili davada Mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın arabuluculuğa tabi olmadığını ileri sürmüşse de, davacının gerçek kişi tacir olduğu, tür değiştirdikten sonra ticari şirket olduğu, ticari işletme kaydı olduğu dönemde söz konusu çekiciyi davalı şirkete sattığı, aracın da çekici olduğu görülerek, bu hali ile uyuşmazlığın tacirler arası ticari satıma konu olduğundan Mahkemenin görevine ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.Somut olayda görevsiz mahkemede dava açılmadan arabulucuya başvurulmadığı sabit olup, davacının davanın arabuluculuğa tabii olmadığını ileri sürmesine göre ,görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanagın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarihten önce sunulduğu iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.(Y11H.D'nin 27/09/2022 tarih ve E:2022/4240-K:2022/6367) HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026