Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talepli maddi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasına ilişkin olup, davacının aracında oluşan değer kaybı ve ikame araç bedeli taleplerinin ilk derece mahkemesince kabul edilerek 25.225 TL değer kaybı ve 4.275 TL ikame araç bedeli tazminatına hükmedilmesi üzerine, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi kapsamında ikame araç bedelinin teminat dışı olduğu ve dolaylı zararların karşılanmadığı gerekçesiyle karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise zorunlu mali sorumluluk sigortasının işletenin hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığı ve üçüncü şahsın gerçek zararından sorumlu olduğunu değerlendirdiğini özetlemektedir.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 13/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 17/07/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2022 tarihinde davalıya kasko poliçesi ile sigortalı .... plakalı aracın davacıya ait .... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacıya ait araçta ağır hasar oluştuğunu ve davacının aracının perte çıkma ihtimali olduğunu, dava dışı sigorta şirketine değer kaybı talebinde bulunulduğunu, ancak olumsuz cevap alındığını, arabuluculuk görüşmelerinde de davalı ile anlaşma sağlanamadığını, kaza sonucu aracında hasar oluşan müvekkili lehine araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında oluşan değer kaybı, araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 10/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; araç değer kaybı talebini 24.225,00 TL daha arttırarak 25.225,00 TL'ye, ikame araç bedeli talebini 4.175,00 TL arttırarak 4.275,00 TL'ye yükselttiklerini belirterek 25.225,00 TL değer kaybı ile 4.275,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 29.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği soyut değer kaybı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, zarara uğrayan aracın ticari araç olup olmamasına bakılmaksızın kazanç kaybı, gelir kaybı, iş durması ve kar kaybı gibi tüm dolaylı zararların teminat harici olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının teminat limiti dolmadan kasko sigortasından talepte bulunamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin ihbar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER :Kaza tutanağı, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kaza tutanağı, taraf beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile, 25.225,00 TL değer kaybı tazminatının ve 4.275,00 TL ikame araç bedelinin temerrüt tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zarara uğrayan aracın ticari araç olup olmamasına bakılmaksızın kazanç kaybı, gelir kaybı, iş durması ve kar kaybı gibi tüm dolaylı zararların teminat harici olduğunu, müvekkili şirketin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi teminatı kapsamında araç mahrumiyet bedeline ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunda olmayan ikame araç bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.Davacı vekili, çift taraflı trafik kazası sonucu aracından mahrum kaldığını, yine araç hasarından kaynaklı değer kaybı zararı bulunduğunu ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu sigorta limitleri dahilinde teminat altına alır ve zarar gören üçüncü şahsın gerçek zararından sorumludur.Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1. maddesine göre sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. İhtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamının başlangıç noktası, zorunlu trafik sigorta limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası limitidir. Başka bir ifadeyle gerçek zarar miktarı zorunlu trafik sigorta limitini geçtiği anda ihtiyari mali mesuliyet sigortası güvencesi başlamakta ve kendi poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği nokta olmaktadır. Bu nedenle zarar, trafik sigortası kapsamında kalmakta ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğundan bahsedilemez.Somut olayda davalı ... Sigorta Şirketi, zarara neden olan ...plaka sayılı otomobilin genişletilmiş kasko sigortacısı olup poliçe kapsamında ihtiyari mali sorumluluk klozu bulunmaktadır. Davacı vekili, bakiye değer kaybı talebi yanında araç mahrumiyeti (ikame araç bedeli) zararının davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesince ikame araç bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Davacının araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) ilişkin tazminat talebi, genel şartlar ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla, araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) yönelik davacı isteminden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir (aynı yönde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2019 gün ve 2016/3933 esas, 2019/796 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30/05/2017 gün ve 2016/12526 esas, 2017/6104 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2014/24138 esas, 2015/8551 karar sayılı ilamı).Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ikame araç bedelinden sorumlu olmadıklarına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılması nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden hüküm kurulmak suretiyle "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 25.225,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ikame araç bedeline yönelik istemin reddine" dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin ikame araç bedelinden sorumlu olmadıklarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,2-İlk derece mahkemesi olan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas - .... Karar sayılı, 28/12/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 25.225,00 TL değer kaybı tazminatının 02/01/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ikame araç bedeline yönelik istemin reddine,b)Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç ile 485,00 TL tamamlama harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.058,22 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,c)Davacı tarafından yapılan 2.928,25 TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), 179,90 TL peşin harç, 485,00 TL ıslah harcı ve 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.773,05 TL yargılama giderinin 3.226,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,ç)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 25.225,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d)Davalı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ret edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 4.275,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e)Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle dosyada mevcut tutanaklara göre taraflar arasında kısmi anlaşma sağlanmış olup, kamu tarafından yapılan yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,f)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,4-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, (427,60 TL + 76,18 TL) 503,78 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,5-Davalının başvuru sırasında sarf ettiği 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 180,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 13/07/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.