Danıştay Üçüncü Daire, sahte faturalarla kazanç azaltma nedeniyle kanuni temsilciye kesilen vergi ziyaı cezasının, temsilcinin ihtilaflı dönemde sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılması kararını temyiz başvurusunu reddederek onadı.
Özet: Tasfiye halindeki bir şirketin sahte fatura kullanımı nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici verginin kaldırılmasına ilişkin davada, ilk derece mahkemesi, davacının ihtilaflı dönemde kanuni temsilci sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergileri kaldırmış, bu karar bölge idare mahkemesi tarafından onanmış ve davalının temyiz istemi Danıştay tarafından reddedilerek alt mahkeme kararlarının hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/1262 E.  ,  2025/2378 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/1262
Karar No : 2025/2378
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren Tasfiye Halinde ... Turizm Taşımacılık Temizlik ve Güvenlik Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nin, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle kazancını azalttığı yönünde saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla 2016 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 9. fıkra hükmüne dayanılarak şirketin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemine ilişkin vergi borçları için kanuni temsilciler adına tarhiyat yapılabilmesi mümkün ise de davacının 31/07/2018 tarihli genel kurulu kararıyla şirket müdürü olduğu dikkate alındığında, ihtilaflı dönemde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığından adına yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eksik inceleme neticesinde verildiği ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.