Danıştay Üçüncü Daire, kanuni temsilcilik sıfatı sona eren davacının şirketin yapılandırılan vergi borçlarından sorumlu olmadığına dair istinaf kararını onadı.
Özet: Bir şirketin kanuni temsilcilik görevi sona eren davacının, görevinin bitiminden sonra yapılandırılan veya vade tarihi itibarıyla sorumlu olmadığı tespit edilen kamu alacaklarından dolayı düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açtığı davada, Danıştay, vergi dairesinin temyiz başvurusunu reddederek, alt derece mahkemelerinin eski kanuni temsilcinin bu tür borçlardan sorumlu tutulamayacağına dair kararını oybirliğiyle onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10494Karar No : 2025/2330TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına asıl borçlu ... Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi'nden alınamayan 2019 ila 2020 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcilik sıfatının 27/12/2019 tarihinde sona erdiği tarihten sonra şirkete ait borçların yapılandırılmasıyla yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma tarihinde şirketle ilişkisi bulunmadığından söz konusu kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının, beyan üzerine tahakkuk eden vergi borçlarından oluştuğu anlaşıldığından vade tarihi itibarıyla kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının söz konusu kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayda ödeme emrine itiraz sebeplerinin bulunmadığı, ödeme emri içeriği borçların yapılandırılmasının davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.