Danıştay 7. Dairesi, gümrük beyannamesindeki eşya kıymetinin eksik beyan edildiği gerekçesiyle uygulanan ek vergi ve cezanın iptaline dair kararı onadı; satış bedeli yönteminin terkinde idarenin somut gerekçe sunma yükümlülüğünü pekiştirdi.
Özet: Gümrük beyannamesinde eksik kıymet beyanı iddiasıyla tahakkuk ettirilen ek vergi ve para cezasına karşı açılan davada, idarenin eşyanın satış bedeli yönteminden sapma nedenlerini somut biçimde ortaya koyamaması ve beyan edilen kıymetin gerçeği yansıtmadığına dair kesin tespit yapamaması hukuka aykırı bulunarak, söz konusu ek tahakkuk ve ceza kararının iptaline hükmedilmiştir; bu iptal kararı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından onanmış ve Danıştay tarafından temyiz başvurusu reddedilerek nihai olarak kesinleşmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2936Karar No : 2025/1115 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin eksik beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre, eşyanın gümrük kıymetinin, öncelikle, eşyanın satış bedeli olduğu, satış bedelinin tespit edilememesi halinde, sırasıyla, Kanun'da sayılan diğer yöntemlere geçileceği, davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu eşyaya ait faturalarda yazılı kıymetlerin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde, gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi yönde bir tespitin yapılmadığı, bu haliyle davalı idarece satış bedeli yönteminin terk edilme nedenleri somut olarak ortaya konulmadığı gibi, eşyanın satış bedeli hakkında şüphe oluşmasının da satış bedeli yönteminin terki için tek başına yeterli olmadığı, davacı tarafından beyan edilen satış bedelinin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin herhangi bir saptama yapılmaksızın ve satış bedeli yönteminin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığı hususu somut bir biçimde ortaya konulmaksızın, satış bedeli yönteminin terk edilmesi sonucu alınan ek tahakkuk ve ceza kararında ve bu kararlara yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu kararda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde sayılan nedenlerin bulunmadığı ve istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da kararın esas yönünden kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, dolayısıyla davalı idare talebinin bu yönüyle reddinin gerektiği, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararında, davacı taraf avukat ile temsil edilmemesine rağmen, davalı idare tarafından davacıya 10.500,00 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiği anlaşıldığından, kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulüyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya hakkında kıymet araştırmasına gidildiği, benzer eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek kıymet tespitinin yapıldığı, saptanan tutar üzerinden tahakkuk ve para cezasının karara bağlandığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.