İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin vana ceketi malzeme tedariki ve montaj hizmetlerinden kaynaklanan bakiye alacağa itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya sağladığı malzeme ve montaj hizmetlerinden kaynaklanan 224.814,81 TLlik alacağının 150.000 TLsini tahsil ettikten sonra kalan bakiye için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile takibin devamına, ticari temerrüt faizi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; bilirkişi raporu, davacının davalıdan 74.814,81 TL alacaklı olduğunu belirlemiştir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/859 Esas - 2025/288
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/859 EsasKARAR NO : 2025/288DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/12/2023KARAR TARİHİ : 16/04/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki borç ilişkisinin, ... Üretim A.Ş' nin ... ...... .... .... /... adresindeki şantiyede mekanik işler taşeronu olan borçlu ... Makina İnşaat Tesisat Elektrik Klima Anonim Şirketinin vana ceketi malzeme tedarikçisi ve montaj işlerinin davacı şirket tarafından yapılması ile doğduğunu, borçlunun ilgili şantiyedeki taşeronluk işleri gereği gerekli malzemeleri davacı şirketten satın aldığını ve malzemelerin montajının davacı şirket tarafından gerçekleştiğini, hatta, montaj işlemini yapacak personeller için davacı şirket tarafından görevlendirme formu dahi düzenlendiğini, davacı şirketin işbu ilişki gereği tüm edim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki bu hukuki ilişkinin yaklaşık 1.5 yıldır düzenli olarak sürdüğünü, cari hesap ekstresinde de tespit edileceği üzere takip konusu fatura alacakları dışında başkaca faturaların da davacı şirket tarafından tanzim edildiğini ve borçlu şirket tarafından sürüncemede bırakılarak da olsa ödendiğini, davacı şirketin, davalı şirket ile aralarındaki borç ilişkisindeki tüm yükümlülüklerini özen ve titizlikle yerine getirmiş olup aralarındaki anlaşma gereği yapılan satış ve montaj faaliyetleri neticesinde taraflar arasında 01.09.2022 tarihinde tarafların ıslak imzalarını içerir hakediş belgesi imzalandığını, söz konusu belge gereği olarak da usulüne uygun faturalar düzenlediğini, davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kaynaklı toplamda 224.814,81 TL'lik borcuna karşılık 27.10.2022 tarihinde 50.000 TL, 25.11.2022 tarihinde de 100.000 TL olmak üzere toplamda 150.000 TL ödeme yaptığını, söz konusu ödemelerin dilekçe ekinde sunmuş oldukları cari hesap ekstresinde ve dekontlarda açıkça görüleceğini, borcuna mahsuben kısmi ödemeler yapan borçlu kendisi ile şifaen defalarca görüşme yapılmasına rağmen bakiye borcunu ödemediğinden işbu davaya dayanak ... 8.Genel İcra Dairesi 2023/110993E. (Kapatılan ... 3.İcra Dairesi 2023/516E.) sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından Ödeme Emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğinden takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla, haklı davanın kabulü ile, borçlunun ... 8.Genel İcra Dairesi 2023/110993E. (Kapatılan ... 3.İcra Dairesi 2023/516E.). sayılı dosyası borcuna, faize, faiz türüne ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmesine, davalı şirket tarafından icra dosyası borcuna haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Davacı şirket vekilince, ... 3. İcra Dairesi 2023/516 esas sayılı icra dosyası ile, 11/01/2023 tarihinde 74.000,00.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 05.09.2022 tarihli IZA20220000223 nolu, IZA20220000222 nolu, IZA20220000221 nolu, IZA20220000220 nolu, IZA20220000219 nolu e faturalardan ödenmeyen bakiye alacağa ilişkin olduğu, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2023 yılına ait ticari defterlerinin ise, E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 5 adet toplam 224.814,81.-TL tutarında ki faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili faturaların davalı şirkete teslim edildiği, (LOG Kayıtları), davacı şirketin davalıdan 2 adet ödeme karşılığında toplam 150.000,00.-TL tutarında ödeme aldığı ve davacının (11/01/2023 takip tarihi ) itibari ile (224.814,81 – 150.000,00)= 74.814,81.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, ancak, davacı şirket ticari defter ve kayıtları ile, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen CARİ HESAP EKSTRESİ / MUAVİN DEFTER dökümlerinde; 41.293,92.-TL tutarında fark / uyuşmazlık olduğu, 20/06/2022 tarihinde davalı şirketten alınan 30/09/2022 vadeli 380188 nolu 41.293,92.-TL tutarında ki çekin davalıya İADE EDİLİP /EDİLMEDİĞİ yönünde tespit yapılamamakla, bunun da bir ödeme olması halinde ise, davacı alacağı (74.814,81 – 41.293,92)= 33.520,89.-TL olacağı, davalı firma ticari defter ve kayıtlarına göre ise detayı Bilirkişi Raporunun ‘’6. Maddesi’’ nde arz edildiği üzere, davalı firmaya yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı kanaatine varılmıştır.Dosya farklı bir bilirkişiye tevdi olunmuş 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda: İncelemede dava dosyasına kazandırılan 13.10.2022 tarihli T.İş Bankasına ait dekontta davalı tarafın düzenleyerek davacıya vermiş olduğu 30.09.2022 vadeli 3680188 seri numaralı YKB Yıldız şubesine ait 41.293,92 TL tutarlı çekin davalı tarafından "YKB YILDIZ ŞB. 3680188 NOLU ÇEKİMİZ BEDELİ OLARAK ÖDENEN" açıklamalı olarak davacı hesabına yatırılmış olduğu, davacı kayıtlarında bu çeke ait davalı tarafa iade edildiğine dair kaydın yer almadığı, muhasebeye bununla ilgili belge ibraz edilmediğinden kayda alınmadığı ancak yapılan bu ödemenin çek karşılığı bir ödeme olduğu görülmekte olup, bu çek tutarı kadar bankaya veya kasaya bir girişin olmadığından muhasebesel bir hatadan kaynaklı olarak çek iade girişinin yapılmadığı takdir sayın mahkemede olmak üzere 31.12.2022 tarihli davacı Ticari defter ve kayıtlarında 33.520,89 TL davalıdan alacaklı olduğu görülmekte ise de yukarıda izah edildiği üzere çek iadesinin kabul edilmesi durumunda davacının davalıdan alacak tutarının 74.817,62 TL olacağı, davalı firma ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden karşılaştırma yapılamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı taraf taraflar arasında faturadan kaynaklı bakiye alacaklarının ödenmediğini iddia etmektedir. Davacı defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil vasfı taşıyan davacı yasal defter kayıtlarına göre davacının davalıya konaklama hizmeti verdiği bedeli faturalandırdığı, davalının bir kısım ödeme yaptığı, davacının davalıdan takip miktarınca alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Davalının usulüne uygun olarak defterlerini ibraz emri tebliğine rağmen defterlerini ibraz etmediğinden incelemesi yapılamamıştır. Taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve bu ticari ilişkiran kaynaklı cari hesap ilişkileri olduğu, davalının cari hesaptan kaynaklı bir kısım alacağı ödemiş ise de icra takip talebine konu bakiye alacığını ödemediği davacı defterlerinden anlaşılmaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 13.06.2017 tarih 2016/2310 E ve 2017/2537 K sayılı ilamında ticari defterlerin sunulmaması hususunu şu saptamalarla değerlendirmiştir ; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.06.2017 tarih 2016/9523 E ve 2017/5233 K sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.01.2018 tarih 2016/6668 E ve 2018/635 K sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 08.01.2018 tarih 2016/12814 E ve 2018/50 K sayılı ilamı) Somut olaya gelince davacının defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz emrine rağmen ibraz etmediği, fakat davalı yanın aynı ilişkinden kaynaklı bir kısım borcunu ödediği anlaşılmıştır. Yukarıda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi ilamında ayrıntılı izahı yapılmış olduğu üzere tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, davacı defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkememizce kabul edildiğinden bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere toplam beş adet fatura nedeniyle 224.814,81 TL alacağın doğduğu, davalı tarafça 150.000,00 TL'nin ödendiği, 74.814,81 TL alacağın kaldığı, yine davalı tarafça 13/05/2022 tarihli 41.293,92 TL bedelli çekin davacıya verildiği ve davacının cari hesaba alacak olarak kaydının yapıldığı, bu haliyle takip tarihi itibariyle davacının 33.520,89 TL alacaklı olduğu görüldüğünden davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;Davalı borçlunun ... 3 İcra Dairesi'nin 2023/516 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 33.520,89 TL alacak üzerinden takibin devamına,-33.520,89 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Fazlaya ilişkin istemin reddine,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.289,81 TL harçtan peşin alınan 1.670,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 618,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 1.670,96 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 115,00 TL posta masrafı, 269,85 TL başvurma harcı ve 6.500,00 TL bilirkişi masrafı toplamı olan 6.884,85 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.354,62 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre 2.052,96 TL'sinin davacıdan, 1.067,04 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,9-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025