Danıştay, yeminli mali müşavirin vergi borcu yapılandırma başvurusunu yetkisizce reddeden işlemin iptali kararını onadı.
Özet: Danıştay, yeminli mali müşavirin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu vergi borçlarının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması başvurusunun, yetkili olmayan bir vergi dairesi tarafından reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin yetkisizlik gerekçesiyle ret işlemini iptal eden kararlarını hukuka uygun bularak onamış, davacının yapılandırma talebinin değerlendirilmesi yetkisinin, ödeme emirlerini düzenleyen ve davacının bağlı olduğu Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne ait olduğunu kesinleştirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1296Karar No : 2025/1119 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacının, ... Madde İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlediği üretim tasdik raporunun gerçeği yansıtmadığından bahisle adı geçen şirketin 2008 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçları ve feri'lerinin, müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla bağlı bulunduğu Maltepe Vergi Dairesince düzenlenen ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi kapsamında yapılandırılmasına yönelik Batman Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda davacının talebi, 7326 sayılı Kanun'un 2. maddesinden yararlanabilmelerinin mümkün olduğundan bahisle reddedilmiş ise de, davacının yapılandırma istemiyle yaptığı başvuru dilekçesinin değerlendirilmek üzere tahsile yetkili olan, ödeme emirlerini düzenleyen ve davacının bağlı bulunduğu Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilmesi ve davacının başvurusunun anılan yetkili makam tarafından değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken, bu konuda karar alma yetkisi olmayan davalı ... Vergi Dairesince tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, 7326 sayılı Kanun'un 3. maddesi değil, 2. maddesi kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunabileceği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde, idari dava türleri; iptal, tam yargı ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde, dilekçenin, "ehliyet", yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.Mezkur hükümlerden; davaya konu yapılabilecek işlemlerin, yetkili bir makam tarafından idari bir yetkinin kullanılması suretiyle yapılması ve hukuki sonuç doğuracak kesin ve doğrudan uygulanabilir nitelikte olması gerektiği belirtilmiş, bu anlamda, açılacak bir idari davada, idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasının açılabileceği aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılabileceğini kabul etmenin, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde "menfaat ilişkisi bulunması" şartının ihlali sonucunu doğuracağı sonucunun çıkarılması mümkün olacaktır.Konumuz açısından yukarıda belirtilen anlamda değerlendirme yapacak olursak, vergi dairelerinin, idari işlemleriyle ilgili olarak vergi hukuku alanında tesis ettikleri irade açıklamalarından ancak, ilgili ve yetkili makamlarca tesis edilmek kaydıyla, yükümlünün hukukunu doğrudan etkileyen ve onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik yapan veya yenilik meydana getiren kesin ve yürütülmesi gereken idari işlemlerin, idari davaya konu teşkil edebileceğinin kabulü zorunludur.Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4. maddesinde, mükellefin bağlı olduğu idarenin, hertürlü vergisel hak ve yükümlülükler ile ilgili konularda da yetkili makam olması gerektiği, şu halde, mükellefin vergisel anlamda ve vergilendirmeye ilişkin işlemler yönünden bağlı bulunmadığı dolayısıyla, mükellefe vergisel anlamda yükümlülük getiremeyecek durumda olan yetkisiz makam tarafından ne şekilde olursa olsun tesis edilecek işlemlerin mükellef açısından hukuki sonuç doğurması ve onun hakkında uygulanması gereken kesin işlem olamayacağı, olayda; Ankara (Defterdarlığı) Vergi Dairesi Başkanlığına bağlı Maltepe Vergi Dairesi mükellefi olduğu tartışması olan davacının, hakkında kesinleşmiş amme alacaklarının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması maksatlı olarak, talebine uygun işlem tesis etme konusunda yetkisiz Batman Vergi Dairesine yaptığı başvuru neticesi adı geçen vergi dairesince tesis edilen işlemin, uygulanabilirliği olmadığından "menfaatini ihlal edecek kesin ve yürütülebilir işlem" niteliğini de taşımadığı anlaşılmakla, davacının dava konusu işlemi tesis eden Bartın Vergi Dairesine yaptığı başvuru neticesi adı geçen vergi dairesince tesis edilen "ret" işleminin, davacı hakkında olumlu yada olumsuz sonuçlar doğurmayacağı, bunun sonucu davacının "subjektif anlamda menfaatinin de ihlal edilmiş sayılmayacağının izahtan vareste olduğu, dolayısıyla, iş bu davanın, yukarıda belirtilen İYUK'nun 15/1-b maddesi uyarınca esasının incelenme olanağı bulunmadığından, ilgili maddeye aykırı şekilde, davanın esası incelenerek verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.