Yargıtay 11. Ceza Dairesi, çekle nitelikli dolandırıcılıkta zarar görmeyen katılan vekilinin temyizini reddetmiş, resmi belgede sahtecilik davasını ise zamanaşımından düşürmüştür.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararına karşı katılan vekilinin temyizini incelerken, katılanın dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle temyiz hakkı olmadığına hükmederek bu yöndeki talebi reddetmiştir; resmi belgede sahtecilik suçunda ise, sorgu tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar olağan dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek, yerel mahkemenin beraat kararını bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34400 E.  ,  2026/5965 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/273 E., 2016/128 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, katılan ...'den rızası ile aldığı katılan ...'e ait gerçek çeki, keşideci imzasını atarak ... tekstil yetkilisi ... alışveriş karşılığında verdiği, katılan ...'in bankaya ibrazında keşideci imzasının sahte olduğunun anlaşıldığı olayda, katılan ...'ün atılı suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz verilen katılma kararının da bu hakları kazandırmayacağı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 15.07.2015 olan sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.