Danıştay 8. Daire, Muğla Büyükşehir Belediyesinin su altyapı borcu kaynaklı bütçe payı kesintisinin hukuki geçerliliğini ve istinaf kararını değerlendiriyor.
Özet: Muğla Büyükşehir Belediyesinin genel bütçe payından, içme suyu tesislerine ait bir borç nedeniyle yapılan kesintinin iptali ve iadesi talebine ilişkin ihtilafta, ilk derece mahkemesi, tesislerin işletme sorumluluğunun MUSKİye ait olması gerekçesiyle kesintiyi hukuka aykırı bulurken, bölge idare mahkemesi tesislerin hak, alacak ve borçlarıyla belediyeye devredildiği ve su satış gelirlerinin belediye tarafından tahsil edildiği dikkate alınarak kesintinin hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2022/2635Karar No : 2025/6146 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre kendilerine Ağustos - 2020 (Kararda sehven Temmuz yazılmıştır.) döneminde ayrılan paydan, Hazine ve Maliye Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla Devlet Su İşleri 21'inci Bölge Müdürlüğü adına 3.292.924,42 TL kesinti yapılmasına dair işlemin iptali ile söz konusu tutarın yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu içme suyu tesislerinin halihazırda MUSKİ Genel Müdürlüğünün görev ve yetki alanı kapsamında olduğu, dolayısıyla tesisleri işletme yetkisinin de MUSKİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, bu hususta, tesislerin Muğla Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından davacı Muğla Büyükşehir Belediyesine devredilmesi nedeniyle tesislerin mülkiyetinin MUSKİ Genel Müdürlüğüne ait olmaması hususunun bir çelişki teşkil ettiği ileri sürülebilirse de MUSKİ Genel Müdürlüğünün 31/03/2014 tarihi itibarıyla tüzel kişilik kazandığı, komisyonun devre ilişkin kararının ise 21/03/2014 tarihli olduğu, devir tarihi itibarıyla MUSKİ Genel Müdürlüğünün henüz tüzel kişilik kazanmamış olması nedeniyle taşınmazların mülkiyetinin MUSKİ Genel Müdürlüğüne değil davacı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği, bu nedenle, henüz MUSKİ Genel Müdürlüğü kurulmamışken gerçekleşen ve taşınmazın mülkiyetine ilişkin olan devrin, halihazırda MUSKİ Genel Müdürlüğünün faaliyet alanında ve tasarrufunda bulunan tesislere ait borçların, yalnızca tesislerin mülkiyetine sahip olan davacı büyükşehir belediyesince ödenmesini gerektirmeyeceği, görev, yetki ve sorumluluk itibarıyla MUSKİ Genel Müdürlüğüne ait olan tesise ilişkin borcun, MUSKİ Genel Müdürlüğünün genel bütçe payından kesinti yapılmak suretiyle yahut diğer usullerle tahsili gerekirken, Büyükşehir Belediyesinden kesinti yapılmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu kesinti işleminin iptaline, davacı Büyükşehir Belediyesine ayrılan paydan yapılan 3.292.924,42 TL kesintinin, davalı idarelerce kesinti tarihinden iade tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 1053 sayılı Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun'un 4'üncü maddesinde belirtilen hüküm uyarınca dava konusu borç tutarının talep edildiği, (Güvercinlik İçme Suyu Arıtma Tesisi ve Çamköy Terfi İstasyonunu kapsayan) Bodrum Yarımadası İçme Suyu Projesinin alacak, hak ve borçlarıyla Muğla Büyükşehir Belediyesine devredildiği, ilgili Kanun'un amir hükmü kapsamında kesintinin davacı idareden usulünce yapıldığı, zaten devir tarihinde kamu tüzel kişiliğine sahip olmayan MUSKİ'ye borcun devredilemeyeceğinin davacı idarenin ikrarıyla da sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, davalı idarelerin mülkiyet sahibi idareden borcu talep etmesinin/payından kesinti yapmasının (tesisin işletilmesi yetkisi her ne kadar MUSKİ'de olsa da, elde edilen suyun satışı ile ilgili gelirlerin büyükşehir belediyesi tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından) nimet ve külfet dengesi gözetildiğinde yerinde olduğu, pay kesintisi sonucu eğer davacı belediye ile MUSKİ arasında bir uyuşmazlık çıkarsa bu hususun her iki tüzel kişilik arasında çözüme kavuşturulması gerektiği, alacaklı devlet kurumunun ise iç ilişkiden bağımsız olarak kanunun tanıdığı imkan ve prosedürleri işleterek alacağını tahsil etmesinde hukuken ve hakkaniyet gereği hiçbir engelin bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yapılan kesinti tutarının iade edilmesi talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, içme suyu tesislerinin niteliği gereği MUSKİ Genel Müdürlüğünün görev ve yetki alanı kapsamında olduğu, dolayısıyla bu kapsamda tesislerin işletme yetkisinin de MUSKİ'ye ait olduğu, MUSKİ Genel Müdürlüğünün 31/03/2014 tarihi itibarıyla tüzel kişilik kazandığı, dolayısıyla tesislerin Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu tarafından devredildiği 21/03/2014 tarihi itibarıyla MUSKİ tüzel kişilik kazanmadığı için belediyeye devir işleminin yapıldığı, bu nedenle söz konusu kesintilerin MUSKİ payından yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı DSİ tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.