Danıştay, 2016 Cizre sokağa çıkma yasağı sürecinde gazetecilik yaparken yaralanan davacının idareden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında tarafların temyiz itirazlarını reddederek bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Şırnakta ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında gazetecilik faaliyeti icra ederken yaralanan davacının, idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine, bölge idare mahkemesinin ise kısmen kabul/kısmen ret yönündeki kararlarına karşı yapılan temyiz başvurularını inceleyen yüksek mahkeme, olayda idarenin tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile davacının yasaklı ve çatışmalı bölgeye kendi inisiyatifiyle girmesi nedeniyle zararın kendi kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı iddialarını değerlendirerek, her iki tarafın temyiz istemlerini reddedip bölge idare mahkemesinin kararını onamıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5621 E.  ,  2025/3211 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5621
Karar No : 2025/3211
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 20/01/2016 tarihinde, Şırnak ili, Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde, gazetecilik faaliyeti icra ettiği sırada yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 118.546,90 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, olay yerine gerekli izinler alınarak heyet halinde intikal edildiği, bu nedenle zararın meydana gelmesinde kendisinin müterafik kusurundan bahsedilmeyeceği, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerekirken 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmasının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu olayla ilgili yürütülen ceza soruşturmasında alınan ifadelerden davacının bölücü terör örgütü mensuplarını kaçırmaya çalışırken yaralandığının anlaşıldığı, zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, olayda idarenin sorumluluğunu gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Danıştay içtihatlarında ve doktrinde zarar görenin kusurunun ve üçüncü kişilerin davranışlarının idarenin tazmin sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan sebepler arasında olduğu kabul edilmektedir.
Kişilerin uğradıkları zararların giderilmesi bağlamında idarelerin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilebilmesi için uğranılan zararın, zarar gören kişinin kusurundan kaynaklanmamış olması gerekir. Uğranılan zararın bütünüyle zarar görenin kusurundan kaynaklanmış olması halinde, yürütülen hizmet ile zarar arasında nedensellik bağı kurulması, hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkesinden hareketle idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.
Uyuşmazlıkta, bölücü terör örgütüyle yaşanmakta olan yoğun çatışmaların gerçekleştiği olay mahallinde, halkın can güvenliği yönünden tehlike arz etmesi sebebiyle davalı idare tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, dosyada bulunan beyan ve ifadelere göre terör örgütü propagandası yapmakta olan bir TV kanalının muhabiri olduğu ileri sürülen davacının çatışmaların yaşandığı bölgeye girilmemesi gerektiğini bilebilecek sosyal seviyede olduğu, bu nedenle davacının bu yasağı ihlal etmesi nedeniyle, olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, adı geçen kişinin kusurunun idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, bu nedenle davacı lehine tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.