Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, haksız eylemle kablo hasarına yol açan kazı çalışmaları sonrası başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında davalının sorumluluğuna karar verdi.
Özet: Haksız eylemden kaynaklanan kablo hasarı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında mahkeme, davalının yetki ve husumet itirazlarını reddederek, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki deliller ışığında, davalının kazı çalışmalarından önce yer altı kablolarının yerini tespit ettirmeyerek mevzuata aykırı davrandığı ve zararın kendi eylemleri neticesinde oluştuğu gerekçesiyle, davacının talep ettiği zarardan sorumlu olduğuna karar vermiştir.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/421 Esas - 2025/718

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/421 Esas
KARAR NO : 2025/718
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları neticesinde müvekkiline ait kablolara zarar verildiğini, zararın oluşumunda kusurlu olan davalının ödeme yapmaması üzerine tazminatın tahsili amacıyla başlatılan ... İcra Dairesi'nin 2024/965 esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Çağlayan mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığını, kazı işleminin müvekkilinin alt taşeronu tarafından yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının ağır kusuru bulunması nedeni ile illiyet bağının kesildiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri delilleri toplanmış, hasar tespit formu, fotoğraflar, hasar dosyası, sigortalı ile davalı arasındaki yazışmalar, ... İcra Dairesi'nin 2024/965 esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
İnşaat mühendisi, elektrik elektronik bilirkişisi, nitelikli hesap bilirkişisinden alınan 13/12/2024 tarihli raporda özetle, dosyadaki mevcut delillere göre kusurun kimde olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, zararın faturada belirlenen 16.627,57 TL olduğunu bildirmişlerdir. Delil sunulması için verilen kesin süreden sonra taraf itirazları da gözetilerek alınan 17/06/2025 tarihli ek raporda, davalı tarafın referans dokümanın 5/2-a bendine aykırı davranarak hasara neden olduğu, davacı tarafından referans dokümanın 5/2-ç bendine uygun altyapı çalışmaları yaptığına dair yani boru üst kodu ile zemin arası derinlik en az 30 cm, kazı genişliği en fazla 25 cm olacak şekilde döşediğine ve boru üstüne ikaz bandı döşediğine dair bir tespit yapılamadığı, hasar gören malzemeler, kablolar ile bunlara ait işçilik, kazı ve inşaat tutarları KDV’siz toplam 16.627,57 TL olup KDV'li tutarın 19.953,08 TL olduğu ve rayice uygun olduğu, temerrüte ilişkin dosyada delil bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 15/08/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Kök ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, haksız fiil neticesinde kablo hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının dava ve icra takibindeki yetki itirazının zarar görenin yerleşim yeri gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı husumet itirazında bulunmuş ise de, davalı ile dava dışı Taymak şirketi arasında bila tarihli imzalanan FTTx Altyapı Tesisi Arıza Onarım ve Tamirat İşleri Sözleşmesinin eki niteliğindeki teknik şartnamede; arıza onarım, bakım, yenileme sorumluğu işlerinden yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin genel hususlar başlıklı maddesinde, davalının "üçüncü kişilerin zarar ve ziyanını tazmin etmesi ve bu tutarları yükleniciye rücu etmesi halinde varsa bu iş veya diğer üstlendiği işler nedeniyle hakedişinden kesilmesine muvafakat ettiğini, ...'ten herhangi bir alacağı bulunmadığı takdirde de ...'in ilk talebi üzerine her türlü zarar ve ziyanını nakden ve defaten ödeyeceğini gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt" ettiğine dair hüküm bulunduğu, rücuya ilişkin husus gözetilerek davalının sorumluluğunun ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği ve davalının husumet itirazının bu nedenle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinden, hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere tarafların kazı ve kablo döşeme hususunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanına uyulması gerektiği, davalının referans dökümanının 5/2-a maddesi uyarınca kazı yapılmadan önce yer altı kablolarının yerinin tespit ettirilmemiş olması, bu husustaki belgelerin sunulması için verilen kesin sürede ispata elverişli delil sunulmadığı ve zararın davalının çalışmaları neticesinde meydana geldiği dikkate alındığında davalının zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı yanın savunmasında davacının da referans kurallarına uymadığını savunduğu, davacıya verilen kesin sürede referans metninin 5/2-ç bendindeki şartları haiz döşeme yaptığına ilişkin ispata elverişli delil sunmadığı, bu hali ile davalı savunmasına itibar edilerek davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müterafik kusurlu olduğu, ancak davalının kazıdan önce yeraltı kablolarını tespit ettirmemesinin daha ağır kusur niteliğinde olduğundan davalının kusurunu ortadan kaldırmadığı, davalı yanın takdiren %60 oranında zarardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davalı işçilik bedellerinin düşülmesi gerektiğini savunmuş ise de, dava dışı sigortalının hasara müdahaleyi sunulan hakedişler kapsamında kendi işçileri dışındaki bir firmaya yaptırıldığı anlaşılmakla davalı savunmasına itibar edilmemiş, davacı KDV ödemek zorunda olduğundan KDV'li hesaba itibar edilerek davacının asıl alacağının hükme esas alınan raporda belirlenen miktar üzerinden kısmen sübut bulduğu değerlendirilmiştir.
Davalı haksız fiil tarihi itibari ile temerrüte düştüğünden Mahkememizce resen hesaplanan işlemiş faiz talebinin taleple bağlı kalınarak sübut bulduğu, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
... İcra Dairesi'nin 2024/965 esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 19.953,08 TL asıl alacak ve 4.258,82 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Alınması gereken 1.362,99 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 524,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 838,34 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.338,15 TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 19.953,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 10.768,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 15.147,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 9.837,78 TL'si ile 524,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
¸¸ ¸¸