Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, sigorta şirketi tarafından ödenen iş yeri hasar bedelinin kusurlu davalıdan rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasında istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ödediği su baskını hasar bedelini, hasara yol açan inşaat faaliyetlerini gerçekleştiren yükleniciden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır; davalı yüklenicinin sorumluluğu reddetmesine ve tanık beyanlarına rağmen, mahkemece alınan bilirkişi raporu davalının hasardan sorumlu olduğunu ve sigortacının ödediği miktarı halefiyet prensibi uyarınca talep edebileceğini tespit etmiş, bu karar üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusu ise esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi hükmü onanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2361 - 2026/1309

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/2361
KARAR NO : 2026/1309
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/752E., 2022/639K.
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
YAZIM TARİHİ : 16/06/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin sigorta şirketinde iş yeri sigorta poliçesi ile dava dışı ... 'un sigortalı olduğunu, sigortalı kagir ofisin yağışlar sonrası suların sızması ile maddi hasara uğradığını, yaptırılan ekspertiz sonucu müvekkili şirkette sigortalı mahalde 18.816,95 TL tutarında hasar tespit edilmiş olduğunu, hasar bedelinin 25.02.2019 tarihinde sigortalıya tamamen ödendiğini, hasara kusuru ile sebep olan davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4909 E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve kusur ve hasara ilişkin fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 18.816,95 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren de asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan rücuen tahsili hususunda takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin davacı yana hiçbir nam ve hesap altında borcu bulunmadığını, davalı tarafından gerçekleştirilen inşai faaliyetin ...nden alınan izinler doğrultusunda yapıldığını, davacı yanın sunmuş olduğu raporun davacı yan tarafından hazırlandığını, yine iş bu rapordan önce mecurun ne şekilde olduğu ya da nasıl olduğu hususunun hiçbir şekilde belirtilmediğini, davacı yanın iddiasını destekleyen veya ispatlayan hiçbir resmi kurum raporu ya da mahkeme tespiti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının alacağının %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Davalı tanıklarının dinlenilmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır.
Tanık ...'in 26/04/2022 tarihli beyanında; "... ben ... inşaatta çalışırım, dava dışı ... un iş yeri yerin altındadır yani bodrum kattadır, davalının iş yeri ise onun üstündedir ancak hemen üstünde değildir, davalı taraf çalışma yapmadan önce ... dan ve belediyeden izinlerini almıştır, ... dan izin alma nedenimiz çalışma yaparken herhangi bir harfiyat kalıntısının veya döküntüsünün dökülmesi halinde onu temizlememiz içindir, biz sadece dış cephenin sıvasını ve boyasını yaptık, herhangi bir kırıp dökme olmadı, kendisinin iş yerine zarar vermedik, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemem..." beyanında bulunmuştur.
Tanık ... 26/04/2022 tarihli beyanında; "...ben hasarın meydana geldiği mahalde çalışma yapan davalı şirkette çalışmaktaydım, ben ... u ismen bilirim, yapılan şikayet üzerine ben dava dışı sigortalının evini ... yetkilileriyle ve ... un çalışanı olan hanımefendi ile birlikte gezdim ancak hiçbir hasar söz konusu değildir, davalı, otelin dış cephesinin sıvasını ve boyasını üstlenmişti ve bunu da taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yapmıştır, yapmış olduğumuz yapının, dava dışı ... un yapısı ile hiçbir ortak bağlantısı yoktur..." beyanında bulunmuştur.
Tarafların sorumlulukları, olaydaki kusur durumu ve takip tarihi itibari ile var ise zarar miktarının tespiti amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 28/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davanın acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, dava değerinin 19.021,10-TL olduğu, takdir mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamında yapılan incelemede dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının sorumlu bulunduğu, davacının sigortaladığı ofiste meydana gelen hasarın, malzeme ve işçilik dahil maliyeti olan 18.816,95-TL'nin hadise tarihindeki piyasa rayiçleri dikkate alındığında uygun olduğu, halefiyet prensibi gereğince, davacının ödemiş olduğu 18.816,95-TL tazminat tutarını davalıdan talep edebileceği, ödeme tarihi olan 25.02.2019 ile takip tarihi olan 11.04.2019 tarihi arasında toplam 208,79-TL faiz işlediği, ancak davacı tarafından icra takibinde 204,15-TL faiz talep edildiği, bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talep edebileceği toplam alacağın 19.021,10-TL olduğu, mahkeme tarafından hükmolunması durumunda icra inkar tazminatının 19.021,10-TL X %20 = 3.804,22-TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
...
Dava, 21/11/2018 tarihinde... parselde yer alan 30 kapı numaralı otelin renovasyon işlerini yapan davalı ... inşaatın yürüttüğü tadilat sonucunda yaşanan sızıntı ve kusurlu imalatlar neticesinde davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ofisinde meydana gelen maddi zarar için ödediği tazminat bedelinin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde; yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını ve kendi işlemleri dolayısı ile davacının sigortalısının zarara uğramasının söz konusu olmadığını savunmuş ve bu savunmasını ispat zımmında iki tanık ismi bildirmiştir. Tanıklar talimat yoluyla alınan beyanlarında özetle; davacı nezdinde sigortalı iş yerinin tadilat nedeniyle herhangi bir hasara uğramadığını beyan etmiş iseler de; beyanların çalışma anına ait olması, hasarın büyük bölümünün tadilattan sonraki zamanda gerçekleşen yağışlar sonrası suların sızması ile meydana gelmiş olması ve dosyaya sunulan fotoğraflar ile ekspertiz raporlarında hasarın açıkça görülüyor olması karşısında tanık beyanlarına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Sunulan doküman, fotoğraflar ve yukarıda ayrıntıları yazılı bilirkişi raporundan, dava konusu hadisenin/hasarın davacının sigortalısının bulunduğu ofisin bitişik nizamında bulunan binada yapılan renovasyon işleri sırasında yalıtımdaki eksik veya kusurlu imalatlar sonucu sızan suların sirayet etmesi neticesinde ofisin tavan ve duvar yüzeylerinde hasara sebebiyet vermesi ve beton dökümü sırasında sıçrayan betonların klima dış ünitelerine, korkuluk demirlerine ve pleksi kaplamalarına gelmesi neticesinde oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından kendi sigortalısına ödenen tutar 18.816,95 TL olup zarar miktarının piyasa rayicine uygun olup olmadığının değerlendirmesi bakımından bilirkişilerce yapılan tespitte; eksper tarafından belirlenen hasar tutarının piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirlenmiştir. Davalı şirketin, davacı sigortalısının iş yerinde meydana gelen hasarın oluşumunda tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davalının dava dışı ...'a ödenen miktardan sorumlu tutulması ve davacının yaptığı ödeme ile dava dışı ...'a halef olması sebebiyle söz konusu miktarı davalıdan isteyebileceği gözetilerek davanın 18.816,95 TL asıl alacak miktarı üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının, dava tarihinden önce davalının temerrüdü adına herhangi bir hukuki işlemde bulunduğu sabit olmadığından işlemiş faiz ve alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine ..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişilerce müvekkilin eylemleri ile zarar arasında hiç bir illiyet bağı kurulmaksızın hesap raporu hazırlandığı, rapora yapılan itirazlarının değerlendirilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, İş yeri sigorta poliçesi gereğince dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 1.285,39 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 341,35 TL harcın düşümü ile kalan 944,04 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11/06/2026
Başkan Üye Üye Katip