Danıştay 7. Daire, gözetim kıymetinin gümrük kıymeti olamayacağı ve bu nedenle ihtirazi kayıtla ödenen vergilerin iadesi talebinin kabulü.
Özet: Serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyada gözetim uygulaması nedeniyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin iadesi istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının beyanının gözetim-referans kıymet uygulaması nedeniyle yapıldığını ve bağlayıcı olmadığını, gözetim kıymetinin gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyeceğini ve idarece eşyanın gerçek satış bedelinin düşük olduğuna dair tespit yapılmadığını belirterek, fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/1732 E.  ,  2025/1223 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1732
Karar No : 2025/1223
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Havalimanı Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyada gözetim uygulaması bulunduğundan bahisle ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin ihtirazi kayda konu kısmına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; beyannameye konu eşyanın davalı idarece gözetim uygulamasına tabi olduğundan bahisle İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğle belirlenen tutarlar uyarınca kıymetinin belirlendiği ve davacı tarafından gözetim uygulamasına isabet eden vergilere karşı itiraz yoluna başvurulduğunun görüldüğü, beyannamenin tescil tarihinin 28/07/2021 tarihinden sonraki bir tarih olması sebebiyle, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde yapılan "ticaret politikası önlemlerine tâbi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse," şeklindeki değişikliğin gözetim-referans kıymet uygulaması sebebiyle bu kıymet esas alınarak yapılan kıymet artırımlarına bir etkisinin olup olmayacağı, başka bir deyişle gözetim-referans kıymet uygulamasının ticaret politikası önlemi olup olmadığının değerlendirilmesi ve değerlendirme yapılırken "ticaret politikası önlemlerinin" ne olduğu, var olan önlemlerin mevzuatla düzenlenmesine gerek olup olmadığı ve varsa bu düzenleme kapsamının ortaya konulması gerektiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesindeki değişikliğin gözetim-referans kıymet uygulamasından kaynaklı itiraz/geri verme taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin bir değişiklik getirmediği dikkate alındığında, serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin yükseltilmesi amacıyla yurt dışı gider olarak girilen kıymet farkının, yükümlünün tamamen kendi iradesi ve isteği doğrultusunda yapıldığı, dolayısıyla kıymet farkı beyanının taahhüt niteliğinde olduğu ve eşyanın satış bedeli hususunda davacıyı bağladığı ileri sürülmüş ise de ithale konu eşyaya ilişkin faturadaki düşük birim fiyatın yükseltilerek beyanda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, beyannamenin tescil edildiği gün yurt dışı giderler kalemine yapılan ek kıymet beyanının gözetim-referans kıymet uygulaması nedeniyle beyan edildiği görüldüğünden, davacının beyanının bağlayıcı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, eşyanın satış bedelinin faturada gösterilen kıymet olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği, davalı idarece, davacı tarafından beyan edilen uyuşmazlık konusu beyanname eki faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunun ihracatçı firma piyasasında ve ihracatçı ülke yetkili makamları nezdinde yapılan araştırmalarla saptanmadığı anlaşıldığından, fazladan tahakkuk eden vergilere karşı yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği; fazla tahsil edilen ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen verginin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tahsil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazla ödenen tutarın hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece, davacının başvurusunun 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında geri verme başvurusu olarak değerlendirilerek davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de; uyuşmazlıkta bu madde kapsamında bir başvurunun söz konusu olmadığı, davacı tarafından ihtirazi kayıt dilekçesi ile beyannamenin gerçek iradeyi yansıtmadığının ortaya konulduğu, bu yönüyle 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi hükmüne göre itiraza tabi bir tahakkukun varlığından bahsedilebileceği, nitekim davacının itirazının da bu madde hükmüne göre yapıldığı; gözetim kıymetinin, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değer olduğu, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan kıymetin tamamlanması amacıyla yurtdışı gider olarak ihtirazi kayıtla beyan edilerek gerçekleştirilen tahakkuk üzerine fazladan ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle, tahsil tarihinden itibaren kanuni faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendi beyanı üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin 448 sayılı Kanun'un 211. maddesine göre iadesinin mümkün olmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.