Sigorta aracılık şirketine verilen yüklü idari para cezası ve uygunluk belgesi iptaline karşı açılan davada Danıştay, dilekçedeki usul eksiklikleri nedeniyle reddine karar verdi.
Özet: Bir sigorta aracılık hizmetleri şirketi tarafından aleyhinde verilen idari para cezası ve uygunluk belgesinin iptali kararının, ayrıca dayanağı olduğu iddia edilen yönetmelik maddesinin iptali ve bir kanun maddesinin Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılan davada, hukuki değerlendirme neticesinde, dava dilekçesinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesindeki usul şartlarını taşımadığı, özellikle iptali talep edilen yönetmelik hükmü ile davacının hukuki menfaati arasındaki bağlantının yeterince açık ve somut biçimde belirtilmediği tespit edilerek, eksikliklerin otuz gün içinde tamamlanması kaydıyla dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/1988 E.  ,  2025/2655 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/1988
Karar No : 2025/2655
DAVACI : ... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı şirket tarafından, toplam 8.044.207,00 TL idari para cezası verilmesine ve uygunluk belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararının ve bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinin iptaline, 5684 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 2. fıkrasının (j) bendinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacı şirket hakkında uygulanan toplam 8.044.207,00 TL idari para cezası verilmesine ve uygunluk belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararının ve bu Kararın dayanağı olduğu ileri sürülen Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinin iptali ile birlikte 5684 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 2. fıkrasının (j) bendinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemine yer verilmiş olmakla birlikte, Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde acentelerin uyarılmasının, ikinci cümlesinde ise acentelerin uygunluk belgesinin iptal edilmesinin düzenlendiği görülmektedir.
Bu haliyle; dava konusu edilen bireysel işlemle davacı şirketin uygunluk belgesinin iptal edildiği anlaşıldığından, Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinin iptali istemi yönünden davacının menfaatinin ne şekilde etkilendiği hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda, dava konusu edilen Kurul Kararının dayanağının anılan Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi olmadığı görüldüğünden, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, Sigorta Acenteleri Yönetmeliği'nin hangi kısım veya kısımlarının dava konusu edildiğinin madde, fıkra ve bent olarak belirtilmek suretiyle açıkça gösterilmesi ve hukuka aykırılık sebepleri ile bu düzenleme veya düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan kısmın davacıya iadesine, 21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.